Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç: “Çevreyi korumak bir tercih değil, devlet politikası olmalıdır”

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç: “Çevreyi korumak bir tercih değil, devlet politikası olmalıdır”

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada iklim krizi, çevre tahribatı, vahşi madencilik ve plansız kentleşmeye dikkat çekti. Çevrenin korunmasının dönemsel bir gündem değil, bilimsel ve kalıcı bir devlet politikası olması gerektiğini belirten Ataç, çevre mücadelesinin aynı zamanda sosyal adalet ve yaşam hakkı mücadelesi olduğunu vurguladı.

Haziran 7, 2026 - 01:45

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında yayımladığı açıklamada çevre sorunlarının giderek derinleştiğine dikkat çekerek, çevrenin korunmasının yalnızca yerel yönetimlerin çabalarıyla çözülebilecek bir konu olmadığını ifade etti.

“Çevreyi Savunmak Yaşam Hakkını Savunmaktır”

Çevrenin korunmasının ertelenebilir ya da dönemsel bir gündem olmaktan çıkarılması gerektiğini belirten Başkan Ahmet Ataç, “Türkiye’de çevrenin korunması, ertelenebilir ya da dönemsel bir gündem olmaktan çıkarılmalı; kalıcı, bilimsel, katılımcı ve bağlayıcı bir devlet politikası haline getirilmelidir. Unutulmamalıdır ki doğayı korumak, geleceği korumaktır. Çevreyi savunmak, yaşam hakkını savunmaktır.” dedi.

“Vahşi Madencilik Uygulamalarına İzin Verilmemeli”

Merkezi yönetimin doğal kaynakları ve yaşam alanlarını koruma sorumluluğuna dikkat çeken Başkan Ataç, “Merkezi iktidarın görevi; ormanları, dereleri, meraları, tarım alanlarını, su havzalarını ve doğal yaşam alanlarını korumaktır. Kamuoyunda çevre katliamı olarak nitelendirilen projelere, vahşi madencilik uygulamalarına, ekolojik dengeyi bozan rant odaklı yatırımlara ve bilimsellikten uzak girişimlere izin verilmemelidir.” ifadelerini kullandı.

Doğayı tahrip eden projelerin kalkınma olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Ataç, “Doğayı yok eden hiçbir proje kalkınma olarak sunulamaz. Gerçek kalkınma; toprağı, suyu, havayı, ormanı, canlı yaşamını ve insan sağlığını koruyarak mümkündür.” değerlendirmesinde bulundu.

Başkan Ataç, “Bugün ülkemizin ihtiyacı olan şey, doğayı rantın karşısında savunan güçlü bir çevre politikasıdır. Çocuklarımızın geleceğini korumak istiyorsak, çevreyi yalnızca kriz anlarında hatırlayan değil, her alanda önceleyen bir yönetim anlayışını egemen kılmak zorundayız.” dedi.

“Çevre Sorunu Aynı Zamanda Bir Sosyal Adalet Meselesidir”

Çevresel sorunların toplumun tüm kesimlerini eşit şekilde etkilemediğini belirten Ataç, çevre krizinin en ağır sonuçlarının kırılgan gruplar tarafından yaşandığını ifade etti.

Başkan Ataç, “Çevre krizinin en ağır sonuçlarını çoğu zaman kırılgan kesimler, çocuklar, yaşlılar, engelliler, kadınlar, düşük gelirli yurttaşlar ve sosyo-ekonomik açıdan daha dezavantajlı gruplar yaşamaktadır. Çevre sorunu aynı zamanda bir sosyal adalet meselesidir. Bu nedenle çevre mücadelesi, yalnızca doğayı koruma mücadelesi değil; aynı zamanda eşit, adil ve insanca yaşam hakkı mücadelesidir.” şeklinde konuştu.

Çevreci Projeler Vurgusu

Tepebaşı Belediyesi olarak çevreye duyarlı ve sürdürülebilir projeleri hayata geçirmeyi sürdürdüklerini belirten Ataç, enerji verimliliği projelerinden yenilenebilir enerji uygulamalarına, geri dönüşüm çalışmalarından atık yönetimine kadar birçok alanda çalışmalar yürüttüklerini kaydetti.

Başkan Ataç, “Tepebaşı’nda hayata geçirdiğimiz çevreci uygulamalarla yalnızca bugünün ihtiyaçlarına yanıt vermeyi değil, gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir kent bırakmayı hedefliyoruz. Bizim yerel yönetim anlayışımızda çevre, tali bir başlık değil; kent politikalarının, sosyal politikaların ve yaşam hakkının ayrılmaz bir parçasıdır.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI