Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Sekreteri Hilmi Şanlı: “Hak Ertelenmez, Emek Görmezden Gelinemez”
Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Sekreteri Hilmi Şanlı, Antalya'da gerçekleştirilen beş günlük teşkilat programının ardından Diyanet çalışanlarının kariyer, özlük ve sosyal haklarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Görevde 10 yılını tamamlayan personele uzman, 20 yılını tamamlayan personele baş unvanlı kariyer kadrosu verilmesini isteyen Şanlı, 3600 ek gösterge, kadro düzenlemeleri ve kamu personel mevzuatının yenilenmesi çağrısında bulundu.
Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Sekreteri Hilmi Şanlı, Diyanet İşleri Başkanlığı çalışanlarının kariyer ve özlük haklarının iyileştirilmesi gerektiğini belirterek, “Din görevlisinin emeği karşılıksız, tecrübesi değersiz, haklı talepleri cevapsız bırakılamaz. Kariyer kadroları verilmeli, özlük hakları iyileştirilmeli, mevzuat güncellenmelidir.” dedi.
Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Sekreteri Hilmi Şanlı, Genel Başkan Yardımcısı Fatih Şahin, Antalya Şube Başkanı Nuray Kaplan ve şube başkan yardımcılarının katılımıyla 15-19 Ekim 2026 tarihleri arasında Antalya'da gerçekleştirilen beş günlük teşkilat programı tamamlandı.
Program kapsamında teşkilat mensupları ve kurum çalışanlarıyla bir araya gelen sendika yöneticileri, Diyanet personelinin çalışma hayatında karşılaştığı sorunları, kariyer beklentilerini ve özlük haklarına ilişkin taleplerini değerlendirdi.
Ziyaretlerin ardından basın açıklaması yapan Genel Sekreter Hilmi Şanlı, çalışanların taleplerinin karşılanması için gerekli düzenlemelerin gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Diyanet Çalışanlarının Emeği ve İtibarı Korunmalıdır”
Din görevlilerinin toplumun manevi hayatında, dayanışma kültüründe ve sosyal huzurun korunmasında önemli sorumluluklar üstlendiğini belirten Şanlı, yürütülen hizmetlerin değerinin bilinmesi gerektiğini ifade etti.
Şanlı, “Din görevlilerimiz, insanımızın sevincinde ve acısında yanında olan, çocuklarımıza ve gençlerimize inancımızı, ahlakımızı, vatan ve millet sevgisini öğreten gönül insanlarıdır. Gece gündüz demeden yürüttükleri hizmetlerin kıymeti bilinmeli, emekleri küçümsenmemelidir.” açıklamasında bulundu.
Diyanet İşleri Başkanlığına ve din görevlilerine yönelik saldırılara da değinen Şanlı, kurum çalışanlarının itibarının ve çalışma huzurunun korunması gerektiğini söyledi.
Şanlı, “Diyanet İşleri Başkanlığı, Cumhuriyetimizin önemli kurumlarından biridir. Kurumumuza ve din görevlilerimize yönelik sözlü ve fiilî saldırıları kabul etmiyoruz. Eleştiri başka, hakaret ve saldırı başkadır. Din görevlilerimizin itibarı korunmalı, çalışma huzurları güvence altına alınmalıdır.” ifadelerini kullandı.
“10 Yılını Tamamlayana Uzman, 20 Yılını Tamamlayana Baş Unvanı Verilmelidir”
Diyanet çalışanlarının kariyer basamaklarında ilerlemesini sağlayacak düzenlemelerin ertelenmemesi gerektiğini belirten Genel Sekreter Hilmi Şanlı, hizmet süresine dayalı kariyer kadrolarının oluşturulmasını istedi.
Şanlı, “Görevde 10 yılını tamamlayan personele uzman, 20 yılını tamamlayan personele baş unvanlı kariyer kadrosu ivedilikle verilmelidir.” diyerek çalışanların mesleki deneyimlerinin kariyer ve özlük haklarına yansıtılması gerektiğini vurguladı.
3600 ek gösterge düzenlemesinden yararlanamayan personelin de kapsama alınmasını isteyen Şanlı, memur, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, şef ve uzman kadrolarında görev yapan çalışanların bu haktan yararlandırılması çağrısında bulundu.
“Tüm Diyanet Çalışanlarına Din Hizmetleri Tazminatı Verilmelidir”
Personelin mali ve sosyal haklarının güçlendirilmesi gerektiğini kaydeden Şanlı, “Tüm Diyanet çalışanlarına din hizmetleri tazminatı verilmeli, 4/B statüsündeki sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesi sağlanmalıdır.” talebini dile getirdi.
Yardımcı hizmetler sınıfında görev yapan çalışanların eğitim durumlarına uygun kadrolara geçirilmesini isteyen Şanlı, yüksek lisans, doktora ve yüksek ihtisas eğitimini tamamlayan personelin kariyer haklarının da güvence altına alınması gerektiğini belirtti.
Destek hizmetleri personeli ile din hizmetleri uzmanlarının görev tanımlarının yeniden düzenlenmesini isteyen Şanlı, bu kadroların yetki, sorumluluk ve özlük haklarının açık biçimde belirlenmesi gerektiğini ifade etti.
Vaiz ve murakıpların özlük haklarının iyileştirilmesi, Kur'an kursu öğreticilerinin mesleki statülerinin güçlendirilmesi ve il müftüsü atamalarında objektif, ölçülebilir hizmet kriterlerinin esas alınması gerektiğini bildirdi.
İmam-hatip ve müezzin-kayyımların görev yaptıkları yerlerin şartlarının dikkate alınmasını isteyen Şanlı, tazminat ve özlük haklarına ilişkin düzenlemelerin çalışma koşullarını gözeterek hazırlanması gerektiğini kaydetti.
“Her İlçede Bilişim Uzmanı ve Din Psikoloğu İstihdam Edilmelidir”
Diyanet İşleri Başkanlığının kurumsal yapısına ilişkin talepleri de gündeme getiren Şanlı, büyükşehir müftülüklerinin görev ve yetkilerinin yeniden düzenlenmesini istedi.
Kurumun değişen hizmet ihtiyaçlarına cevap verebilmesi için personel yapısının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Şanlı, her ilçede bilişim uzmanı ve din psikoloğu istihdam edilmesi çağrısında bulundu.
Gençlerin manevi gelişimini destekleyen çalışmaların artırılmasını isteyen Şanlı, dinî rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi ve bu alandaki ihtiyaçlara yönelik yeni düzenlemeler yapılması gerektiğini ifade etti.
“Mevzuat, 21. Yüzyıl Türkiye'sinin İhtiyaçlarına Göre Yenilenmelidir”
Kamu çalışanlarının haklarını ve çalışma hayatını düzenleyen mevzuatın günümüz şartlarına uygun hâle getirilmesi gerektiğini vurgulayan Şanlı, mevcut yasal düzenlemelerin yeniden değerlendirilmesini istedi.
Şanlı, “Çalışma hayatı değişiyor, kamu hizmetlerinin ihtiyaçları dönüşüyor. Ancak çalışanlarımızın karşılaştığı birçok sorun, eskiyen mevzuat ve yetersiz düzenlemeler nedeniyle çözümsüz kalıyor.” dedi.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun yeniden ele alınması gerektiğini belirten Şanlı, kamu personel sisteminde çalışanların haklarını güçlendirecek değişikliklere ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Şanlı, “4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 21. yüzyıl Türkiye'sinin ihtiyaçları doğrultusunda yeniden ele alınmalı ve günün şartlarına uygun biçimde hazırlanmalıdır.” açıklamasında bulundu.
“Değişen Şartlara Eski Anlayışlarla Cevap Verilemez”
Kamu personel mevzuatında liyakat, kariyer gelişimi ve çalışma hayatında adalet ilkelerinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Şanlı, çalışanların beklentilerinin daha fazla ertelenmemesi çağrısında bulundu.
Şanlı, “Çalışanların haklarını daha güçlü koruyan, liyakati esas alan, kariyer gelişimini destekleyen ve adaleti çalışma hayatının merkezine yerleştiren bir mevzuata ihtiyaç vardır. Değişen şartlara eski anlayışlarla cevap verilemez. Kamu çalışanlarının beklentileri ertelenmemeli, çözüm üreten düzenlemeler gecikmeden hayata geçirilmelidir.” ifadelerini kullandı.
“Biz Sahadan Kopuk Sendikacılık Yapmıyoruz”
Antalya'daki beş günlük programın ardından sendikal çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şanlı, çalışanların sorunlarını yerinde tespit etmeye ve taleplerini ilgili mercilere taşımaya devam edeceklerini bildirdi.
Şanlı, “Biz sahadan kopuk sendikacılık yapmıyoruz. Çalışanlarımızı dinliyor, sorunları yerinde görüyor ve çözüm için mücadele ediyoruz. Bizim anlayışımızda sendikacılık, üyelerimizin yanında durmak, emeğine sahip çıkmak ve haklı taleplerini kararlılıkla savunmaktır.” dedi.
Sendikal mücadelenin merkezinde çalışanların haklarının bulunduğunu vurgulayan Şanlı, mesleki deneyimin karşılığının verilmesi, kariyer kadrolarının oluşturulması ve özlük haklarının iyileştirilmesi gerektiğini yineledi.
“Din Görevlisinin Emeği Karşılıksız Bırakılamaz”
Diyanet çalışanlarının taleplerinin karşılanmasının önemine dikkati çeken Genel Sekreter Hilmi Şanlı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Din görevlisinin emeği karşılıksız, tecrübesi değersiz, haklı talepleri cevapsız bırakılamaz. Kariyer kadroları verilmeli, özlük hakları iyileştirilmeli, mevzuat güncellenmelidir.”
Şanlı, “Türk Diyanet Vakıf-Sen olarak çalışanlarımızın sesi olmaya ve hak mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.