Ulusal Güvenlik Uzmanı Umut Metehan Avcı: “ABD–İsrail–İran hattındaki savaş modern güvenlik düzeninin sahadaki yansımasıdır”
Ulusal Güvenlik Uzmanı Umut Metehan Avcı, ABD–İsrail–İran ekseninde yaşanan çatışmaların klasik savaş anlayışını geride bıraktığını belirterek istihbarat, teknoloji ve çok aktörlü yapının belirleyici olduğu yeni bir güvenlik paradigmasına dikkat çekti; analizinde hibrit savaşın unsurlarını ve devletler için yeni zorunlulukları açıkladı.
Ulusal Güvenlik Uzmanı Umut Metehan Avcı, Başkent Postası’nda yayımlanan analizinde ABD–İsrail–İran hattında yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Umut Metehan Avcı, “ABD–İsrail–İran hattındaki savaş, modern güvenlik paradigmasının sahadaki karşılığıdır.” ifadelerini kullanarak mevcut çatışmaların klasik savaş tanımının ötesine geçtiğini belirtti.
“Klasik savaş düzeni çöktü”
Umut Metehan Avcı, devlet merkezli güvenlik anlayışının tek başına yeterli olmadığını vurgulayarak, “ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonları yalnızca askeri güçle sınırlı değildir.” dedi. Avcı, bu sürecin “nokta atışı istihbarat faaliyetleri, siber saldırılar ve ekonomik baskı unsurlarıyla yürütüldüğünü” ifade etti. Bu yapının savaşın görünmeyen alanlara taşındığını ortaya koyduğunu kaydetti.
“İstihbarat savaşın ana belirleyicisi haline geldi”
Modern güvenlik anlayışında askeri kapasitenin tek başına belirleyici olmadığını belirten Avcı, “İstihbarat artık savaşın ana silahıdır.” değerlendirmesinde bulundu. İsrail’in İran içindeki hedeflere yönelik operasyonlarını örnek gösteren Avcı, “Bu durum istihbaratın sahadaki etkisini açıkça göstermektedir.” dedi. Avcı ayrıca İran’ın vekil güçler üzerinden verdiği karşılığın, çatışmanın “bilgi ve ağ savaşı”na dönüştüğünü ortaya koyduğunu ifade etti.
“Devlet dışı aktörler sahayı şekillendiriyor”
Avcı, çok aktörlü güvenlik yapısının özellikle Orta Doğu’da belirginleştiğini belirterek, “Savaş yalnızca devletler arasında değil, geniş bir etki alanında sürdürülmektedir.” dedi. İran destekli unsurlar, İsrail’in operasyonel kapasitesi ve ABD’nin küresel gücünün bu yapıyı şekillendirdiğini ifade eden Avcı, devletlerin doğrudan çatışmaya girmeden dolaylı yöntemlerle mücadele yürüttüğünü söyledi.
“Savaş artık hibrit bir yapıya dönüştü”
Umut Metehan Avcı, modern savaşların çok boyutlu hale geldiğini belirterek, “Enerji hatları üzerindeki baskılar, ticaret yollarının tehdit edilmesi ve dijital operasyonlar savaşın yeni araçlarıdır.” dedi. Avcı, ABD–İsrail–İran hattındaki gerilimin enerji güvenliği ve küresel ticaret dengeleri üzerinde doğrudan etkiler oluşturduğunu vurguladı.
“Kontrolsüz güç yeni riskler doğuruyor”
Analizde, devlet dışı unsurların artan etkisine dikkat çekildi. Avcı, “Denetim mekanizmalarının zayıflaması, hukuki boşlukların artması ve çatışmaların öngörülemez hale gelmesi önemli risklerdir.” ifadelerini kullandı. Modern güvenlik ortamında en büyük tehdidin yalnızca düşman unsurlar değil, kontrol edilemeyen güç yapıları olduğunu belirtti.
“Devletler için yeni zorunluluk koordinasyon”
Yeni güvenlik düzeninde devletlerin rolüne değinen Avcı, “Devletler farklı aktörleri koordine etmek, istihbarat akışını yönetmek ve teknolojik üstünlüğü sağlamak zorundadır.” dedi. Bu unsurların sağlanamaması halinde devletlerin kendi güvenlik mimarilerini kontrol etmekte zorlanabileceğini ifade etti.
Avcı, değerlendirmesini “Modern savaşlar artık ordular arasında değil; istihbarat, teknoloji ve çok katmanlı güç ağları arasında yaşanmaktadır.” sözleriyle tamamladı. Güçlü devlet tanımının da değiştiğini belirten Avcı, “Güçlü devlet yalnızca askeri kapasitesi yüksek olan değil, çok aktörlü sistemi yönetebilen devlettir.” dedi.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI