YENİ Parti Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya: “Kadınların sigorta primlerini devlet ödeyecek, her köye kreş açacağız”

YENİ Parti Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya: “Kadınların sigorta primlerini devlet ödeyecek, her köye kreş açacağız”

YENİ Parti Kadın Kolları Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Asu Kaya, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kırsalda çalışan kadınların sosyal güvence ve emeklilik haklarına dikkat çekti. Kaya, kadınların sigorta primlerinin devlet tarafından karşılanacağı bir emeklilik sistemi oluşturacaklarını, her köye kreş açacaklarını ve kadın üreticilerin tarımsal desteklerden doğrudan yararlanmasını sağlayacaklarını belirtti. Kaya'nın kadın çiftçilere yönelik sosyal güvenlik, ekonomik bağımsızlık ve tarımsal üretim vaatleri açıklamasında öne çıktı.

Ekim 18, 2026 - 12:00

YENİ Parti Kadın Kolları Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Asu Kaya, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, tarım ve hayvancılık sektöründe çalışan kadınların karşı karşıya kaldığı ekonomik ve sosyal sorunlara dikkat çekti. Kadın çiftçilerin üretimde üstlendikleri sorumluluklara rağmen sosyal güvence ve emeklilik haklarından yeterince yararlanamadığını belirten Kaya, sigorta primlerinin devlet tarafından karşılanacağı bir emeklilik sistemi kurulacağını ve Türkiye'nin her köyünde kreş açılacağını açıkladı.

Kadınların tarımsal üretimin her aşamasında görev aldığını vurgulayan Kaya, kırsalda kadın emeğinin ekonomik ve sosyal haklarla güvence altına alınması gerektiğini ifade etti.

“BU ÜLKENİN EKMEĞİNDE KADINLARIN ALIN TERİ VAR”

Kadın çiftçilerin üretimdeki rolüne dikkat çeken YENİ Parti Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Gün doğmadan hayvanının yemini veren, sütünü sağan, tarlasına giden; ekimden hasada kadar üretimin her aşamasında çalışan kadınlar, bu ülkenin sofrasını kuruyor. Kuraklığın, donun, hastalığın ve borcun kaygısını en yakından onlar yaşıyor.”

Kadınların tarımsal faaliyetlerinin yanı sıra ev içindeki bakım sorumluluklarını da üstlendiğini belirten Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tarladaki mesaileri bittiğinde evdeki işleri başlıyor. Çocukların, yaşlıların, hastaların bakımını üstleniyor; dinlenmeye ayrılması gereken saatlerde de çalışmaya devam ediyorlar. Ancak bunca emeğin karşılığında kendi adlarına düzenli bir gelire, sigortaya ve emeklilik hakkına ulaşamıyorlar.”

Kadın emeğinin sosyal güvenlik sistemi içerisinde tanınması gerektiğini vurgulayan Kaya, “Bir kadının ellerindeki nasır, yıllarca çalıştığının tanığıdır. Devletin görevi, o emeği kayda geçirmek ve hakkını güvence altına almaktır. Kadın çiftçinin çalışmasını ‘ailesine yardım’ sayıp haklarını yok sayan anlayışı kabul etmiyoruz.” dedi.

“ÜRETİMİN YÜKÜNÜ TAŞIYAN KADINLAR, HAKKINI ALACAK”

Tarımsal üretimde artan maliyetlerin kadın çiftçilerin ekonomik koşullarını daha da zorlaştırdığını belirten Kaya, mazot, gübre, yem, elektrik ve sulama giderlerindeki yükselişe dikkat çekti.

Kaya, üreticilerin karşı karşıya kaldığı sorunlara ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Kadın çiftçiler, tarımın ağırlaşan sorunlarıyla birlikte eşitsizliğin yükünü de taşıyor. Mazot, gübre, yem, elektrik ve sulama giderleri yükselirken ürünün para etmemesi, kadınların emeğini daha da karşılıksız bırakıyor. Bir yıl boyunca yetiştirilen ürünün dalında kalması, yalnızca ekonomik kayıp değildir; o ürüne bağlanan umudun ve verilen emeğin de örselenmesidir.”

İktidarın tarım politikalarını eleştiren Kaya, kadınların üretim araçlarına ve finansman kaynaklarına erişiminde yaşanan eşitsizliklerin giderilmesi gerektiğini kaydetti.

“İktidarın üreticiyi borca ve belirsizliğe mahkûm eden politikaları, kadınların kırsalda kendi yaşamlarını kurma olanaklarını daraltıyor. Krediye, toprağa, ekipmana ve tarımsal desteklere erişimde yaşanan eşitsizlikler bu tabloyu ağırlaştırıyor.”

Kadın çiftçilerin ekonomik bağımsızlığını güçlendirecek düzenlemeleri hayata geçireceklerini açıklayan Kaya, “Kadın çiftçilerin üretici olarak tanınmasını, desteklerden doğrudan yararlanmasını ve kazançları üzerinde söz sahibi olmasını sağlayacak politikaları hayata geçireceğiz. Kadınların emeğiyle yetişen ürünün geliri, onların yaşamına da refah olarak yansıyacak.” ifadelerini kullandı.

“SİGORTA PRİMLERİNİ DEVLET ÖDEYECEK”

Asu Kaya, açıklamasında kadın çiftçilere yönelik sosyal güvenlik ve emeklilik vaatlerine geniş yer verdi.

Tarım ve hayvancılıkta ücretsiz aile işçisi olarak çalışan kadınların sosyal güvenceden yoksun bırakılmaması gerektiğini belirten Kaya, şu ifadeleri kullandı:

“Tarımda ve hayvancılıkta ücretsiz aile işçisi olarak çalışan kadınların sosyal güvencesizliği kader değildir. Bunun çözümü, kadınların emeğini tanıyan ve sorumluluk üstlenen bir sosyal devlettir.”

Kadınların kendi adlarına emeklilik hakkına kavuşmasını hedeflediklerini açıklayan Kaya, sigorta primlerinin devlet tarafından karşılanacağını belirterek şunları kaydetti:

“Kırsalda üreten kadınların, tarım emekçilerinin ve ev kadınlarının sosyal güvenceye kavuşması için sigorta primlerinin devlet tarafından karşılanacağı bir emeklilik sistemi kuracağız. Devletin iş olanağı sağlayamadığı; çocuk, yaşlı veya engelli bakımı nedeniyle ücretli çalışmaya katılamayan kadınları da bu güvenceyle buluşturacağız.”

Kadınların sosyal güvenlik haklarının eşlerinin sigorta durumuna bağlı olmaması gerektiğini vurgulayan Kaya, “Kadınlar, eşlerinin sigorta durumundan bağımsız olarak kendi adlarına emeklilik hakkı kazanacak. Yıllarca çalışan bir kadın, yaşlılığında geçinebilmek için başkasının eline bakmak zorunda kalmayacak.” dedi.

Sosyal güvenlik düzenlemelerini Temel Vatandaşlık Geliri uygulamasıyla birlikte değerlendirdiklerini belirten Kaya, “Bu yaklaşımı Temel Vatandaşlık Geliri ile birlikte, kadınların ekonomik bağımsızlığını güçlendiren bir sosyal devlet anlayışı içinde hayata geçireceğiz. Kadınların yaşam boyu verdiği emeğin karşılığını alması, siyasi sorumluluğumuzdur.” ifadelerini kullandı.

“HER KÖYE BİR KREŞ AÇACAĞIZ”

Kırsalda yaşayan kadınların üretime katılımının önündeki engellerden birinin bakım sorumlulukları olduğunu belirten Kaya, köylerde eğitim ve bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılacağını açıkladı.

Kadınların yalnızca üretime katılmasının değil, dinlenme, sağlık ve sosyal yaşam haklarının da korunması gerektiğini vurgulayan Kaya, “Kadın çiftçilerin üretime katılabilmesi kadar dinlenebilmesi, sağlığına zaman ayırabilmesi ve sosyal yaşama katılabilmesi de önemlidir. Bakım sorumluluğunun tamamını kadınların omuzlarına bırakan düzeni değiştireceğiz.” dedi.

Köy okullarının yeniden açılacağını ve kırsal mahallelerin statülerine ilişkin düzenlemeler yapılacağını belirten Kaya, vaatlerini şöyle sıraladı:

“Köy okulları yeniden açılacak. Mahalle statüsüyle yaşam avantajını kaybeden kırsal mahalleler, yeniden köy statüsüne kavuşacak. Her köye bir kreş kampanyasıyla, Türkiye’nin her köyünde bir kreş açacağız. Kreş olanağı sunulamayan veya iş sağlanamayan dönemlerde kadınların sigorta hakkını devreye alacağız. Yaşlı ve engelli bakımına yönelik kamusal hizmetleri güçlendireceğiz.”

Kırsal bölgelerde yaşayan kadınların kamu hizmetlerine erişiminde eşitliğin sağlanması gerektiğini kaydeden Kaya, “Köyde yaşayan bir kadının haklara ve hizmetlere erişimi, yaşadığı yer nedeniyle sınırlanamaz. Genç kadınların köylerinde güvenle yaşayabildiği, üretebildiği ve gelecek kurabildiği koşulları oluşturacağız.” açıklamasında bulundu.

“KADIN ÇİFTÇİYİ GÜÇLENDİRMEDEN TARIMI AYAĞA KALDIRAMAYIZ”

Tarımsal üretimde planlama, destekleme ve alım güvencesinin önemine değinen Kaya, çiftçilerin maliyetlerini azaltmaya yönelik politikalar uygulayacaklarını belirtti.

Kaya, tarımsal üretimde kullanılan mazottan ÖTV ve KDV'nin kaldırılacağını açıklayarak şu ifadeleri kullandı:

“Planlı üretim, zamanında destek ve alım güvencesiyle çiftçinin önünü görmesini sağlayacağız. Tarımsal üretimde kullanılan mazotu ÖTV ve KDV’den arındıracak; uygun koşullu üretim kredileriyle çiftçinin borç baskısını azaltacağız.”

Kadın çiftçilerin kooperatifleşmesini destekleyeceklerini belirten Kaya, üretimden pazarlamaya kadar bütün aşamalarda kadınların ekonomik karar süreçlerine katılımının artırılacağını kaydetti.

“Kadın üreticilerin kooperatifleşmesini destekleyecek; depolama, işleme, markalaşma ve pazarlama olanaklarını büyüteceğiz. Kadınların kendi ürünlerinin fiyatı ve satışı üzerinde söz sahibi olmasını güçlendireceğiz. Tarım politikalarının oluşturulmasında kadın çiftçilerin deneyimini ve taleplerini esas alacağız.”

İklim koşulları ve doğal afetlerin tarımsal üretim üzerindeki etkilerine de değinen Kaya, “Toprağı, suyu ve üreticiyi koruyan bir tarım politikası izleyeceğiz. Afet karşısında kadın çiftçiyi yalnız bırakmayacak, bir sonraki üretim dönemine devam edebilmesi için yanında olacağız.” dedi.

“TOPRAĞI İŞLEYEN KADINLARIN HAKKINI TESLİM EDECEĞİZ”

Açıklamasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün üreticiye verdiği öneme de değinen YENİ Parti Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, Atatürk'ün “Türkiye’nin gerçek sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür.” sözünü hatırlattı.

Kaya, kadın çiftçilerin emeğinin korunmasının ve ekonomik güvencelerinin sağlanmasının tarımsal kalkınmanın temel unsurlarından biri olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Bu anlayışı yaşatmak; toprağı işleyen kadınların emeğini korumayı, gelirini artırmayı ve geleceğini güvence altına almayı gerektirir. Kadın çiftçilerin yıllarca verdikleri emeğin ardından ‘Benim de bir emekli aylığım olacak mı?’ kaygısı taşımadığı bir Türkiye kurmakta kararlıyız.”

15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla üretimde yer alan bütün kadınların gününü kutlayan Kaya, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Ülkemizin her köşesinde toprağa emek veren, üretimi sürdüren bütün kadın çiftçilerimizin 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nü kutluyorum. Bereketini büyüttüğünüz bu ülkenin refahından hak ettiğiniz payı almanız için mücadele edeceğiz. Emeğinizin de geleceğinizin de güvencesi olacak bir düzeni birlikte kuracağız.”


Haber: Fazlı Kamalı