Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç: “20 milyar dolarla en az 1 milyon gence istihdam sağlanabilirdi”

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç: “20 milyar dolarla en az 1 milyon gence istihdam sağlanabilirdi”

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, MYK toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Türkiye’de 5 milyonu aşkın ev genci bulunduğunu belirterek fon kriziyle ilişkilendirdiği 20 milyar dolarla en az 1 milyon gence iş imkânı sağlanabileceğini savundu. Kılıç, 2027 yılı bütçesini “borç, faiz, zam ve vergi bütçesi” olarak nitelendirirken anayasa çalışmaları, genç işsizliği, Azerbaycan’daki başörtüsü tartışmaları ve Mekke Anlaşması hakkında da değerlendirmelerde bulundu.

Ekim 20, 2026 - 16:01

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, Genel Başkan Dr. Fatih Erbakan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından parti genel merkezinde basın açıklaması yaptı. Türkiye’deki ekonomik gelişmeleri, fon krizini ve 2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’ni değerlendiren Kılıç, 20 milyar dolarlık kaynakla en az 1 milyon gence istihdam sağlanabileceğini savundu.

Türkiye’de 5 milyonu aşkın “ev genci” bulunduğunu belirten Kılıç, genç işsizliğinin kaynak yetersizliğiyle açıklanamayacağını ileri sürerek şu ifadeleri kullandı:

“Bu ülke eğer fakirse parası olmadığı için fakir değil, paramız fonlandığı için fakir. İşsiz gençlerimizi iş sahibi yapmak için kaynak bulunamıyorsa, paramız olmadığı için değil, paramız fonlandığı için bulunamıyor.”

MYK toplantısında Türkiye ve dünya gündeminin ele alındığını aktaran Kılıç, yeni anayasa çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerin yanı sıra partinin Konya ve Diyarbakır programlarını da kamuoyuyla paylaştı.

“Yeni Anayasa Çalışmamızın Özünde Adalet ve Hukukun Üstünlüğü Var”

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, MYK toplantısında Hukuk İşleri Başkanı İbrahim Gök tarafından yeni anayasa çalışmalarına ilişkin sunum yapıldığını açıkladı.

Yeni anayasa çalışmalarının temelinde toplumsal barış, çoğulcu demokrasi, katılımcı yönetim, kuvvetler ayrılığı ve hukukun üstünlüğünün korunmasının bulunduğunu belirten Kılıç, ekonomik ve sosyal adaletin de anayasal yaklaşımın önemli unsurları arasında yer aldığını söyledi.

Emeğin hakkının korunduğu, fırsat eşitliğinin sağlandığı ve gelir dağılımında adaletin esas alındığı bir düzen hedeflediklerini kaydeden Kılıç, şöyle konuştu:

“Toplumsal farklılıkları ülkemizin zenginliği ve gücü kabul ederek tüm fertlerin huzur ve mutluluğunu gözetmek, herkesi barış, hoşgörü, sevgi ve saygı içinde toplumun bütün renkleri ve farklılıklarıyla bir arada yaşatmak, Türkiye Cumhuriyeti’ni dünya devletleri arasındaki tarihî ve güçlü konumuna yeniden taşımak ve adaletli bir dünya düzeninin kurulmasına katkı sağlamak. Yeni anayasa çalışmamızın özünü sizlere bu şekilde ifade etmiş oluyorum.”

Necmettin Erbakan Doğumunun 100. Yılında Konya’da Anılacak

Kılıç, Millî Görüş Hareketi’nin kurucusu Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın doğumunun 100. yılı dolayısıyla 31 Ekim 2026 tarihinde Konya’da geniş katılımlı bir anma programı gerçekleştirileceğini duyurdu.

“Asra Yön Veren Lider 100 Yaşında” temasıyla düzenlenecek programda Erbakan’ın siyasi, fikrî ve manevi mirasının ele alınacağını belirten Kılıç, şunları söyledi:

“Millî Görüş Hareketi’nin kurucusu Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamızı doğumunun 100. yıl dönümünde fikirleri, eserleri, birikimleri, siyasal mirası, manevi mirasıyla birlikte tüm kazanımlarıyla yâd etmek, anlatmak ve anlamak üzere farklı sosyal, siyasal ve toplumsal kesimlerle 31 Ekim 2026 tarihinde Konya’da bir büyük buluşma gerçekleştireceğiz.”

Yeniden Refah Partisinin 23-24 Ekim tarihlerinde Diyarbakır’da “Anadolu Buluşmaları” programı düzenleyeceğini de açıklayan Kılıç, Genel Başkan Dr. Fatih Erbakan liderliğindeki program kapsamında MYK üyelerinin kentin ilçelerinde esnaf, sivil toplum kuruluşları ve medya temsilcileriyle görüşeceğini bildirdi.

“Geç Gelen Doğru Karar Ama Eksik Karar”

Fon krizine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Suat Kılıç, olayın 33. gününde Sermaye Piyasası Kurulunun mevcut ve önceki başkanlarının görevden alındığını belirterek kararın yeterli olmadığını savundu.

Kılıç, söz konusu görevden almaları şu sözlerle değerlendirdi:

“Geç gelen doğru karar. Doğru ama eksik karar.”

Diğer düzenleyici ve denetleyici kurumların yöneticilerinin görevlerine devam ettiğini belirten Kılıç, eleştirilerini şöyle sürdürdü:

“Niye eksik karar? İMKB Başkanı yerinde. MKK Başkanı yerinde. Takasbank Genel Müdürü yerinde. Yani SPK’nın mevcut ve eski başkanı, sorumlulukları olduğu için 33. günde de olsa görevden alındılar fakat diğer sorumluluk makamındaki bürokratlar hâlâ görevlerinin başındalar.”

Fon kriziyle bağlantılı olduğunu ileri sürdüğü siyasetçi ve bürokratların açığa alınması gerektiğini savunan Kılıç, sorumluların açıklanmasını ve mağdurların paralarının iadesini istedi.

“Vatandaş Bu Kurumlara ve Başındaki Bürokratlara Güvendi”

Fonlara yatırım yapan vatandaşların devletin denetleyici kurumlarına güvenerek hareket ettiğini belirten Kılıç, hükûmetin mağduriyetlerin giderilmesine yönelik somut adımlar atması gerektiğini ifade etti.

Kılıç, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Ödeyeceğiz diyorlar ama ödemiyorlar. Fon yasası Meclis’e geldi ama kafalar karışık. Vatandaş bu fonlara para yatırdı mı? Yatırdı. Kime güvendi? Tabii ki devlete güvendi de yatırdı. İMKB devlettir. BDDK devlettir. SPK devlettir. TMSF devlettir. Takasbank devlettir. Bütün bu düzenleyici, denetleyici kuruluşlar devlete duyulan güvenin eşikleridir, aşamalarıdır. Vatandaş bu kurumlara ve bu kurumların başındaki bürokratlara güvenmiştir.”

Devletin hem sorumlulardan hesap sorması hem de vatandaşların ana paralarının iadesini sağlaması gerektiğini savunan Kılıç, şöyle devam etti:

“Devlet hem soyguna göz yuman bürokratlardan hesap sormak hem de soyguna maruz kalan vatandaşın ana parasını hesabına yatırmak zorundadır.”

“20 Milyar Dolarla En Az 1 Milyon Gence İstihdam Sağlanabilirdi”

Türkiye’de 5 milyonu aşkın gencin eğitimde veya istihdamda bulunmadığını ifade eden Kılıç, gençlerin iş taleplerinin giderek arttığını söyledi.

Anne ve babalardan kendilerine sürekli iş taleplerinin ulaştığını belirten Kılıç, “Oğluma, kızıma iş bulun.” mesajlarını hatırlatarak iktidar temsilcilerine de benzer başvuruların ulaşıp ulaşmadığını sordu.

Fon kriziyle ilişkilendirdiği 20 milyar dolarlık tutarın istihdam açısından önemine dikkat çeken Kılıç, bu kaynakla en az 1 milyon gencin iş sahibi yapılabileceğini ileri sürdü.

“Bu ülke eğer fakirse parası olmadığı için fakir değil, paramız fonlandığı için fakir. İşsiz gençlerimizi iş sahibi yapmak için kaynak bulunamıyorsa, paramız olmadığı için değil, paramız fonlandığı için bulunamıyor.”

Kılıç, ekonomik sorunların yalnızca gençlerle sınırlı olmadığını, kiralarını ödeyemeyen vatandaşlardan da yoğun mesajlar aldıklarını belirtti.

Telefonlarına her gün “Kiramı ödeyemiyorum.” mesajlarının geldiğini söyleyen Kılıç, iktidar mensuplarının bu talepler karşısındaki tutumunu sorguladı.

Asgari ücretin 28 bin lira, en düşük emekli aylığının ise 23 bin 500 lira düzeyinde olduğunu belirten Kılıç, çalışanların ve emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunların kaynak yetersizliğiyle açıklanamayacağını savundu.

Kılıç, vatandaşların ekonomik taleplerine ilişkin toplumsal destek çağrısında bulunarak şöyle konuştu:

“Sussak gönül razı değil, söylesek tesiri yok. O nedenle söylediklerimize geniş toplumsal katmanları katılmaya, sahip çıkmaya, destek vermeye davet ediyoruz.”

“İktidar Her 100 Liralık Verginin 20 Lirasını Faize Verecek”

2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'ni değerlendiren Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, bütçenin borçlanma ve faiz ödemeleri üzerine kurulduğunu ileri sürdü.

Kılıç, bütçe teklifindeki giderlerin 27,27 trilyon lira, yaklaşık 486 milyar dolar; gelirlerin ise 23,41 trilyon lira, yaklaşık 417 milyar dolar olarak öngörüldüğünü ifade etti.

Bütçe açığının 3,87 trilyon lira, yaklaşık 69,1 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu belirten Kılıç, açığın yeni borçlanmayla karşılanacağını savundu.

“Yani 2027 yılında da Türkiye Cumhuriyeti’nin ve 86 milyonun borçları, bütün faiz ödemelerine rağmen azalmayacak, artacak.”

Faiz giderlerinin 3,97 trilyon liraya, yaklaşık 70,9 milyar dolara ulaşacağını ifade eden Kılıç, bütçeye yönelik eleştirilerini şöyle sürdürdü:

“2027 yılında 70,9 milyar dolar faiz ödemesi yapacağız. Buna rağmen bütçemiz açık verecek ve bu açığı yeni borçlar alarak kapatacağız. Yani borçlarımız azalmayacak, artacak maalesef. Geçen yıla göre faiz ödemeleri 14,7 milyar dolar artıyor. İktidar, vatandaştan toplayacağı her 100 liralık verginin 20 lirasını faiz ödemelerine ayıracağını Meclis’e gönderdiği bütçe kanununda açık açık anlatıyor.”

“İmtiyazlı Holdinglere Yaklaşık 2,5 Trilyon Liralık Vergi Kıyağı”

Bütçe teklifinde bazı şirketlere sağlanacağını ileri sürdüğü vergi avantajlarını da eleştiren Kılıç, yaklaşık 2,5 trilyon liralık tutara dikkat çekti.

“Bu yoklukta imtiyazlı holdinglere yapacakları yaklaşık 2,5 trilyon liralık vergi kıyağı da gözümüzden kaçmıyor.”

2027 yılı için enflasyon hedefinin yüzde 21, vergi gelirlerindeki artış hedefinin ise yüzde 35,6 olduğunu belirten Kılıç, bu iki hedef arasında çelişki bulunduğunu savundu.

“Vergiler yüzde 35,6 artarken enflasyondaki artışın yüzde 21’de kalması mümkün mü? Tabii ki değil.”

Kılıç, bütçeye ilişkin genel değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Dolayısıyla 2026 bütçesi gibi 2027 yılı bütçesi de maalesef bir borç, faiz, zam, vergi bütçesidir.”

“Faize Ayrılan Kaynak İstihdama Ayrılan Payın 9,1 Katı”

Faiz giderlerini eğitim, sağlık, tarım ve istihdam programlarına ayrılan kaynaklarla karşılaştıran Suat Kılıç, bütçedeki önceliklerin değiştirilmesi gerektiğini savundu.

Kılıç'ın aktardığı karşılaştırmaya göre faiz giderleri, millî eğitim programlarına ayrılan kaynağın 1,3 katına, sağlık programlarına ayrılan kaynağın 1,9 katına, yoksullukla mücadele ve sosyal yardım programlarına ayrılan kaynağın ise 4,8 katına ulaşıyor.

Faiz ödemelerine ayrılan tutarın tarım ve kırsal kalkınma kaynaklarının 4,9 katı, istihdam programlarının 9,1 katı, sanayi, üretim ve yatırım desteklerinin ise 16 katı olduğunu belirten Kılıç, şöyle konuştu:

“Yani Türkiye yine sağlığa değil, eğitime değil, yoksullukla mücadeleye değil, istihdam programlarına değil, sanayileşmeye değil, maalesef faiz borçlarının ödenmesine çalışacak. Faize ayrılan kaynaklar içimizi acıtıyor. Paralar faize gidince vatandaşa hizmet etmek için kaynak kalmıyor.”

“Beş Buçuk Milyon Ev Genci Var, Gençliğe Ayrılan Pay On Binde Altı”

Bütçenin sosyal politikalara ayırdığı kaynakları da değerlendiren Kılıç, bağımlılıkla mücadeleye ayrılan payın toplam bütçenin on binde 7'si olduğunu söyledi.

Ailenin korunması ve güçlendirilmesine ayrılan kaynağın binde 1,1, çocukların korunması ve gelişimine ayrılan payın ise binde 2,8 düzeyinde bulunduğunu belirtti.

Gençlere ayrılan bütçenin yetersiz olduğunu savunan Kılıç, şu ifadeleri kullandı:

“Beş buçuk milyon ev genci var ve gençliğe ayrılan pay toplam bütçenin sadece on binde altısı.”

İnsan haklarına ayrılan kaynağın da bütçenin yüz binde 5'i olduğunu ifade eden Kılıç, ekonomik ve sosyal politikaların toplumun ihtiyaçları doğrultusunda yeniden düzenlenmesi gerektiğini savundu.

“İktidarın Bütçesinde Emeklimiz, Emekçimiz, Gençlerimiz Yok”

2027 bütçesinin toplumun geniş kesimlerinin beklentilerine karşılık vermediğini ileri süren Suat Kılıç, emeklilerden çiftçilere, işsizlerden esnafa kadar birçok kesimin bütçede yeterince gözetilmediğini söyledi.

Kılıç, eleştirilerini şu sözlerle dile getirdi:

“İktidarın bütçesinde emeklimiz yok, emekçimiz yok, memurumuz yok, köylümüz ve çiftçimiz yok, çocuklarımız, gençlerimiz, işsizlerimiz yok, ailelerimiz yok, sanayicimiz ve esnafımız yok.”

2027 yılı bütçesini “25. faiz bütçesi” olarak nitelendiren Kılıç, Millî Görüş'ün ekonomik politikalarını da gündeme getirdi.

“Yine ümit ederiz ki bundan sonraki bütçe Millî Görüş kadroları tarafından hazırlanacak denk bütçe olsun, havuz sistemini getirsin, kamu tek hesabına geçilsin. Türkiye faiz kıskacından, prangasından bir yıl içinde kurtuluversin.”

“Eleştiri Tutuklanmanın ve Yargılanmanın Konusu Olamaz”

Basın açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Suat Kılıç, Azerbaycan'daki başörtüsü yasağı tartışmaları kapsamında ifade özgürlüğüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Demokratik toplumlarda eleştiri hakkının korunması gerektiğini belirten Kılıç, sosyal medya paylaşımları nedeniyle kişilerin tutuklanmasının kabul edilemeyeceğini ifade etti.

“Sosyal medyada yapılan, yazılan, yayımlanan eleştirilerden dolayı Türkiye’de birilerinin tutuklanması, hapse atılması, demir parmaklıklar ardına kapatılması söz konusu bile olmayacaktır, olmamalıdır. Ben şurada dakikalardır fon krizi üzerinden hükûmete yönelik eleştirilerde bulunuyorum. Türkiye’deki fikir sahibi insanlar başka bir ülkede yapılan uygulamayı da eleştirebilirler. Eleştiri, tutuklanmanın, yargılanmanın konusu olamaz, olmamalıdır. Bunu net olarak ifade ediyorum.”

“Azerbaycan'daki Yasakçı Anlayış Terk Edilmelidir”

Azerbaycan'daki başörtüsü yasağı tartışmalarını da değerlendiren Kılıç, uygulamalardan endişe duyduklarını belirtti.

Türkiye'de 1990'lı yıllarda yaşanan başörtüsü yasaklarını ve üniversiteye girişte uygulanan katsayı düzenlemesini hatırlatan Kılıç, benzer uygulamaların gençlerin eğitim hayatını olumsuz etkilediğini söyledi.

Kılıç, Azerbaycan'a yönelik değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Yazıktır, günahtır. Bir ülke, başı açık ya da kapalı olsun, erkek ya da kadın olsun, kendi evlatlarına, kendi nesline yasaklarla istikamet vermemelidir. Yasaklarla bir nesli heba etmemelidir. Bu temennimizdir. Çünkü Azerbaycan bizim için dost ve kardeş bir ülkedir. ‘İki devlet, bir milletiz.’ diyoruz her zaman, her zeminde. Yine bu kimliği, bu değeri korumaya devam ediyoruz. Bu yasakçı anlayış Azerbaycan’da terk edilmelidir, edilebilmelidir.”

Cumhurbaşkanının başdanışmanıyla ilgili bir talep bulunduğuna ilişkin bilgi sahibi olmadığını da belirten Kılıç, söz konusu kişinin Azerbaycan'daki bazı sosyal medya kullanıcıları tarafından hedef alındığına yönelik paylaşımları gördüğünü ifade etti.

“Mekke'deki Güç Birliği İsrail İçin Koruma Kalkanına Dönüştürülmemelidir”

Mekke Anlaşması'na ilişkin kanun teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmasıyla ilgili soruyu yanıtlayan Kılıç, Müslüman ülkeler arasında kurulacak askerî iş birliğinin amacına ilişkin kaygılarını dile getirdi.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan'ın da konu hakkında daha önce açıklamalarda bulunduğunu hatırlatan Kılıç, Müslüman ülkelerin askerî güçlerinin başka Müslüman ülkelere karşı kullanılmasına karşı olduklarını belirtti.

Mekke, Medine ve kutsal mekânların korunmasının ortak sorumluluk olduğunu ifade eden Kılıç, kurulacak askerî iş birliğinin Gazze ve Kudüs'ü de kapsaması gerektiğini savundu.

Kılıç, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Ancak Müslüman ülkelerin askerî varlıklarını bir araya getirerek oluşturacakları güç birliği İsrail için bir koruma kalkanına dönüştürülmemelidir. Gazze’yi hatırlatıyoruz, Kudüs’ün işgalini hatırlatıyoruz, bütün bu kaygılara dikkat çekiyoruz. Böyle bir güç birliği yasal zeminde, Türkiye Büyük Millet Meclisinde meşrulaşacaksa, bu güç birliğine başka Müslüman ülkelerin de dâhil edilmesini, D-8 istikametinde genişletilmesini ve bu güç birliğinin Gazze için de Kudüs için de seferber edilmesini öneriyoruz.”