AK Parti Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan: “Türkiye NATO içerisinde eşsiz bir diplomatik konuma sahip”

AK Parti Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan: “Türkiye NATO içerisinde eşsiz bir diplomatik konuma sahip”

AK Parti Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan, TRT Arapça yayınında Türkiye'nin NATO içindeki diplomatik rolü, ittifakın geleceği ve bölgesel güvenlik politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin Rusya, İran ve Suriye ile doğrudan temas kurabilen tek NATO ülkesi olduğunu belirten Babacan, NATO'nun barış, demokrasi ve insan haklarını merkeze alan yeni bir güvenlik anlayışına yönelmesi gerektiğini söyledi.

Temmuz 9, 2026 - 18:35

AK Parti Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan, TRT Arapça yayınında yaptığı değerlendirmelerde Türkiye'nin NATO içindeki konumu, bölgesel diplomasi, güvenlik politikaları ve ittifakın geleceğine ilişkin görüşlerini paylaştı. Babacan, Türkiye'nin hem NATO üyeliğini sürdürdüğünü hem de bölgesel aktörlerle doğrudan diplomatik temaslarını devam ettirebildiğini ifade etti.

“Türkiye Doğrudan Muhataplarla Görüşebilen Tek NATO Ülkesi”

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Rusya ziyaretini hatırlatan Babacan, bu temasların Türkiye'nin çok yönlü dış politika yaklaşımını ortaya koyduğunu belirtti.

Babacan, "Türkiye, NATO ülkeleri içerisinde hem Rusya, hem İran hem de Suriye ile bütün riskli ve çatışmalı alanların doğrudan muhatabı aktörlerle görüşebilen yegâne NATO ülkesidir." dedi.

Bu konumun yalnızca coğrafi avantajdan kaynaklanmadığını vurgulayan Babacan, "Jeopolitik gerçekliği doğrudan askerî savunma gücünüzle ve diplomasi gücünüzle tahkim etmezseniz bu jeopolitik durumu kırılgan bir zeminde işletirsiniz." ifadelerini kullandı.

Babacan, Türkiye'nin son 15 yılda askerî kapasite ile diplomatik gücü birlikte kullanarak dış politika yürüttüğünü kaydetti.

Lizbon ve Madrid Zirvelerine Dikkat Çekti

NATO'nun geleceğine ilişkin tartışmaların uzun süredir devam ettiğini belirten Babacan, 2010 Lizbon Zirvesi ile Madrid Zirvesi'nde ittifakın öncelikleri konusunda belirsizliklerin gündeme geldiğini söyledi.

Babacan, "Sadece çatışmaların sonlandırılması mıdır mesele? Yoksa gerçekten doğru düzgün bölgesel ve küresel bir güvenlik iklimi oluşturmak ve bunu istikrarlı ve sürdürülebilir kılmak mıdır?" sözleriyle NATO'nun stratejik yaklaşımının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

“Negatif Güvenlikten Pozitif Güvenliğe Geçilmeli”

NATO'nun yeni dönemini "NATO 3.0" olarak tanımlayan Babacan, ittifakın yalnızca çatışmaların önlenmesine odaklanan bir anlayış yerine daha kapsayıcı bir güvenlik vizyonu benimsemesi gerektiğini söyledi.

Babacan, "Biz artık negatif güvenlik ikliminden, yani çatışmaların olmadığı bir iklimden; barışın, demokrasinin ve insan haklarının esas alındığı bir anlayışa geçilmesi gerektiğini söylüyoruz." dedi.

Barış ortamının dışarıdan dayatılan yöntemlerle değil, ülkelerin ve bölgelerin kendi dinamikleri doğrultusunda inşa edilmesi gerektiğini belirten Babacan, bu yaklaşımın Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'nin temel mesajlarından biri olabileceğini ifade etti.

Gazze Değerlendirmesi ve NATO Eleştirisi

Babacan, NATO'nun gelecekte etkili bir güvenlik ittifakı olabilmesi için iç anlaşmazlıklarını geride bırakması gerektiğini dile getirdi.

NATO'nun 7 Ekim sonrası Gazze sürecindeki tutumunu eleştiren Babacan, "Gazze konusundaki o felaket kötü pozisyonlanmasından sıyrılarak geleceğe dair ciddi dersler çıkarabilir. Buna da Türkiye öncülük edebilir." ifadelerini kullandı.

“Barışın Tarafı, Dini ve Dili Yok”

ABD ve Avrupa ülkelerinin barış, demokrasi, güvenlik ve insan hakları konusunda tutarlı bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini söyleyen Babacan, "Bunun tarafı yok, bunun dini yok, bunun dili yok. Gerçek ve ilkeli bir pozisyon geliştirmek durumundalar." dedi.

Babacan, oluşturulacak yeni NATO anlayışının yalnızca askerî güvenliğe değil, barış, demokrasi ve insan haklarını esas alan bir perspektife dayanması gerektiğini belirterek, Türkiye'nin bu dönüşüm sürecinde öncü rol üstlenebileceğini ifade etti.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI