Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu: “Başkent Olmak Krizi İlk Yaşayan Şehir Olmak Değildir, Çözümü İlk Uygulayan Şehir Olmaktır”

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Ankara’da yaşanan su kriziyle ilgili sosyal medya hesabından dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Aynı şehirde hem su kıtlığı hem su taşkını yaşanmasının yalnızca iklim kriziyle açıklanamayacağını belirten Ağıralioğlu, bunun bir yönetim ve planlama krizi olduğunu vurguladı.

Ocak 14, 2026 - 16:50
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu: “Başkent Olmak Krizi İlk Yaşayan Şehir Olmak Değildir, Çözümü İlk Uygulayan Şehir Olmaktır”


Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Ankara’da yaşanan su sorununa ilişkin değerlendirmesini sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuyla paylaştı. Ankara örneğinin, Türkiye’nin genel su yönetimi tablosunun küçük bir özeti olduğunu ifade eden Ağıralioğlu, yaşananların yalnızca iklim kriziyle açıklanamayacağını kaydetti.

“Yönetim ve Planlama Krizi Yaşanıyor”
Ağıralioğlu, “Aynı kentte hem su kıtlığı hem su taşkını aynı anda yaşanıyorsa, bu yalnızca iklim krizi değil; yönetim ve planlama krizidir.” ifadelerini kullandı. Ankara’nın başkent olmasının, krizi ilk yaşayan şehir olmak anlamına gelmediğini vurgulayan Ağıralioğlu, “Başkent olmak, çözümü ilk uygulayan şehir olmaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

Hükûmete ve Yerel Yönetimlere Sorular
Su yönetiminde sorumluluğun siyasetin üstünde tutulması gerektiğini belirten Ağıralioğlu, hükûmete yönelik olarak, nüfus yoğunluğunun ve sanayinin belli şehirlere sıkıştırılmasını eleştirdi. Havza bazlı su bütçesi yapılmadan ve iklim senaryoları arz-talep projeksiyonlarına entegre edilmeden suyun yönetilemeyeceğini ifade eden Ağıralioğlu, Ankara’nın neden uzun mesafeli ve kırılgan su kaynaklarına mahkûm edildiğini sordu.

Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne de seslenen Ağıralioğlu, 2053 Master Planı’nda 2029’dan itibaren ilave su ihtiyacının açıkça yer almasına rağmen, şebekelerdeki kayıp-kaçak oranlarının hâlâ yüzde 35-40 bandında olmasını eleştirdi. Bilim insanlarının verilerine dikkat çeken Ağıralioğlu, bu yıl Ankara Çayı’na 500 yıllık tekerrürlü debi geldiğinin bilimsel olarak ortaya konduğunu hatırlattı.

“Uyardık, Ama Önlem Alınmadı”
Baraj doluluk oranlarının bazı bölgelerde yüzde 3-10 seviyelerine kadar düştüğünü daha önce defalarca dile getirdiklerini belirten Ağıralioğlu, “Sorunu sadece belediyelere yıkan bir hükûmet de, hükûmeti gerekçe göstererek mazeret üreten yerel yönetimler de bu tablonun bir parçası oldu.” dedi.

Çözüm Önerileri
Ağıralioğlu, iktidarda olmaları hâlinde uygulanacak politikaları da paylaştı. Merkezi düzeyde, havza bazlı su bütçesinin çıkarılacağını, DSİ’nin siyasî takvimlerden arındırılacağını ve kayıp-kaçak oranlarının tüm belediyeler için bağlayıcı hedef hâline getirileceğini belirtti. Su Kanunu’nun gecikmeden çıkarılacağını vurgulayan Ağıralioğlu, yüzey ve yeraltı sularını birlikte yöneten bütüncül bir sistem kurulacağını ifade etti.

Ankara özelinde ise Gerede sisteminin yeniden ele alınacağını, kayıp-kaçak oranlarının beş yıl içinde yüzde 20’nin altına indirileceğini, yağmur suyu ve gri su kullanımının zorunlu hâle getirileceğini söyledi. Kızılırmak suyunun ileri arıtma standartlarına kavuşturulacağını belirten Ağıralioğlu, ASKİ’de güçlü bir dijital veri ve karar destek altyapısı kurulacağını kaydetti.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI