DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Elif Esen: “Depremzede anahtarını alıp taşınmıyorsa, sorun vatandaşta değil devlettedir”
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, deprem bölgelerinde konteyner kentlerde yaşayan nüfus, kalıcı konutlara geçiş süreci ve kamu kaynaklarının etkin kullanımıyla ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na üç ayrı yazılı soru önergesi verdi. Esen, yüzbinlerce depremzedenin anahtar teslimine rağmen konteynerlerde yaşamasını planlama ve yönetim sorunu olarak değerlendirdi.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, deprem bölgelerinde konteyner kentlerde yaşayan yurttaşların durumu, kalıcı konutlara geçiş süreci ve bu süreçte kamu kaynaklarının etkin kullanımıyla ilgili Meclis gündemine üç ayrı yazılı soru önergesi taşıdı. Önergeler, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na yöneltildi.
“Rakamlar değişiyor, gerçeklik bulanıklaşıyor”
Elif Esen, AFAD ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından 2025 yılı başında konteyner kentlerde yaşayan kişi sayısının yaklaşık 650 bin olarak açıklandığını, depremin üçüncü yıl dönümünde ise bu sayının 270 bin olarak ifade edildiğini hatırlattı. Kamuoyunun sağlıklı ve güncel verilere erişemediğini vurgulayan Esen, “Deprem sonrası barınma politikalarında şeffaflık, yalnızca teknik bir mesele değil; devlet-vatandaş ilişkisinin temelidir. Rakamlar bu kadar kısa sürede bu denli değişiyorsa, Meclis’in bunu sorgulaması bir tercihten değil, sorumluluktan ibarettir.” dedi.
“Anahtar teslim edildiği halde konteynerde kalınması yönetim sorunudur”
Kalıcı konutu teslim edilen bazı hak sahiplerinin fiilen bu konutlara taşınmayarak konteyner kentlerde yaşamaya devam ettiğine dair iddialara dikkat çeken Esen, bu durumun kamu kaynaklarının etkin ve adil kullanımı açısından ciddi soru işaretleri doğurduğunu belirtti. Esen, “Yeni evler yapıldı, anahtarlar teslim edildi ama yüzbinlerce depremzede hâlâ konteynerlerde yaşıyor. Bu tablo bir tercih değil; eksik planlama, zayıf altyapı ve sosyal devlet sorumluluğunun yerine getirilmemesinin sonucudur.” ifadelerini kullandı.
“Ulaşım ve altyapı yetersizliği taşınmamanın nedeni mi?”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na yöneltilen soruların, kalıcı konutlara geçiş ile ulaşım, altyapı ve kamu hizmetlerine erişim arasındaki ilişkiyi ortaya koymayı amaçladığını belirten Esen, “Eğer insanlar teslim edilen konutlara geçmiyorsa, bunu yalnızca bireysel tercihle açıklayamayız. Ulaşım, istihdam, eğitim ve sosyal hayatla kurulan bağ zayıfsa, bu tablo kamu hizmetlerinin planlama eksikliğini gösterir.” değerlendirmesinde bulundu.
“Sosyal destekler gerçek mağduriyete göre ayrıştırılmalı”
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na verilen önergeyle, konteyner kentlerde yaşayanların gelir, istihdam ve kırılganlık durumlarının tespit edilip edilmediğini soran Esen, sosyal devlet ilkesinin önemine vurgu yaptı. Esen, “Gerçekten geliri olmayan, işsiz ve kırılgan gruplarla; kalıcı konutu ve düzenli geliri olduğu halde konteynerde kalmayı sürdürenler aynı sepete konulamaz. Sosyal politika, ayrıştırma ve önceliklendirme gerektirir.” dedi.
“Bu mesele bir koordinasyon testidir”
Üç ayrı bakanlığa yöneltilen soru önergelerinin ortak bir noktada birleştiğini ifade eden Elif Esen, “Barınma, ulaşım ve sosyal destek birbirinden kopuk ele alındığında, geçici çözümler kalıcı sorunlara dönüşür. Konteyner kentler meselesi, afet sonrası yönetim kapasitesinin ve kurumlar arası eşgüdüm anlayışının açık bir testidir.” açıklamasını yaptı.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI