Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz: “Ankara’nın geleceğini ancak ortak akıl taşıyabilir”
Ankara Kent Konseyi 7. Olağan Genel Kurulu, Kocatepe Kültür Merkezi’nde üyeler, delegeler ve bileşenlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Kullanılan 1083 oyun 1071’ini alan Halil İbrahim Yılmaz yeniden AKK Başkanı seçilirken, Mansur Yavaş ve Yılmaz konuşmalarında Ankara’nın yönetiminde katılımcılık, ortak akıl ve kent demokrasisinin önemine dikkat çekti.
Ankara Kent Konseyi’nin (AKK) 7. Olağan Genel Kurulu, Kocatepe Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kurul üyeleri, delegeler, bileşenler ve davetlilerin katıldığı genel kurulda yapılan seçimde 1083 oyun 1071’ini alan Halil İbrahim Yılmaz, yeniden Ankara Kent Konseyi Başkanı seçildi.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın “Ortak Akıl” çağrısıyla oluşturulan ve “Bu Seyirde Herkes Kaptan” sloganıyla çalışmalarını sürdüren Ankara Kent Konseyi; 6 kurul, 14 meclis, 38 çalışma grubu, 3 bini aşkın bileşen ve gönüllüleriyle faaliyetlerini sürdürüyor. Konsey çalışmalarında ortak akıl, katılımcılık, paylaşımcılık, hesap verebilirlik, erişilebilirlik, şeffaflık, eşitlik, birlikte yönetim, yenilikçilik, tarafsızlık ve sürdürülebilirlik ilkelerini esas alıyor.
Genel kurul, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Program kapsamında 7 yıl filmi, 7 yıl şarkısı ve 7 yıl etkinlik sergisi katılımcılarla buluştu. Halil İbrahim Yılmaz’ın seslendirdiği genel kurula özel film gösterilirken, seğmenler ile Yenimahalle Belediyesi TUBİL Halk Dansları Topluluğu da sahne aldı.
KONSEY KURULLARINDA FARKLI KESİMLERDEN İSİMLER YER ALDI
AKK 7. Olağan Genel Kurulu’na Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin, Beypazarı Belediye Başkanı Dr. Özer Kasap, Etimesgut Belediye Başkan Vekili Seda Dilber, Türkiye Kent Konseyleri Genel Başkanı Sevinç Baykan Özden, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Karayalçın ile AKK Onur Kurulu üyeleri Prof. Dr. Mehmet Haberal, Ruşen Keleş ve İlhan Tekeli'nin yanı sıra çok sayıda delege ve bileşen katıldı.
YAVAŞ: “BU KENT İÇİN FİKRİ OLAN HERKESİN SÖZÜNE İHTİYACIMIZ VAR”
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, genel kurulda yaptığı konuşmada kentlerin tek başına yönetilemeyeceğini belirterek farklı toplumsal kesimlerin karar süreçlerine katılmasının önemini vurguladı.
Yavaş, “Bizler seçilirken söylemiştik. Bu kenti tek başımıza zaten yönetemeyiz. Tek başına yöneteceğimizi iddia edersek de yanlış olur. Çünkü çeşitli meslek grupları var. Hepsinin ayrı ayrı sorunları var. Yaşlılarımızın, gençlerimizin, dezavantajlı gruplarımızın sorunları var. En güzel bunların çözümünü de bu sorunları yaşayanlar bilir. Onların sorunlarını bize iletebilecek bir mekanizmaya ihtiyaç var. İşte o da kent konseyi.” dedi.
Ankara Kent Konseyi çalışmalarına katılanlara teşekkür eden Yavaş, “Bu kentte yaşayan, bu kent için fikri olan, söz söylemek isteyen herkesin sözüne ihtiyacımız var. Fikre ihtiyacımız var. Burası son derece samimiydi. Dolayısıyla gruplara ayrılarak kendileri bunların çözümlerini sürekli olarak bize bildirdiler.” ifadelerini kullandı.
Yavaş, genel kurulun ardından yeni dönemde de çalışmaların devam edeceğini belirterek, “İnşallah önümüzdeki yıllarda da çok güzel işler yapacağımız konusunda hiçbir tereddüdüm yok. Katılımlarınızdan dolayı hepinize, emek veren herkese çok teşekkür ediyorum.” diye konuştu.
“BİR A4, BİNLERCE FİKİR, MİLYONLARCA TEMAS”
AKK Başkanı Halil İbrahim Yılmaz ise açılış konuşmasında konseyin kuruluşundan bugüne uzanan süreci anlattı. Yılmaz, “İlk harcımız, ilk tuğlamız yalnızca beyaz bir A4 kâğıdıydı. Ama biz o boş kâğıtta Ankara’nın geleceğini gördük. Kimimiz fikrini, kimimiz emeğini, kimimiz cesaretini, kimimiz hayalini yazdı. O A4 zamanla binlerce insanın kalemine dönüştü. Bir A4 binlerce fikre, binlerce fikir on binlerce buluşmaya, o buluşmalar da Ankara’nın ortak hafızasına dönüştü.” dedi.
“AYNI DÜŞÜNENLERİN DEĞİL, AYNI KENT İÇİN DÜŞÜNENLERİN YERİDİR”
Ankara Kent Konseyi'nin farklı görüşleri aynı masa etrafında buluşturmayı amaçladığını ifade eden Yılmaz, “Burası aynı düşünenlerin değil, aynı kent için düşünenlerin yeridir. Önemli olan aynı olmak değil, farklılıklarımızla yan yana durabilmek; birbirimizi ikna etmekten önce birbirimizi dinleyebilmek.” sözlerini kullandı.
Konseyin Ankara için sözü olan herkese açık olduğunu belirten Yılmaz, “Masayı küçültmedik, büyüttük, sandalyeleri eksiltmedik, çoğalttık, sesleri kısmadık, mikrofonu uzattık. Sadece biz konuşalım, siz alkışlayın demedik; daha çok insan konuşsun, daha çok fikir duyulsun, daha çok Ankara olsun dedik.” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, farklı mesleklerden ve toplumsal kesimlerden insanların aynı zeminde buluşmasına ilişkin, “Bir kadın taksi şoförüyle bir doktoru, bir öğretmenle bir öğrenciyi, bir sanayiciyle bir esnafı, bir akademisyenle bir çiftçiyi, bir sanatçıyla bir mühendisi, bir emekliyle bir genci aynı Ankara için aynı masada buluşturduk.” dedi.
“BİZ RAKAMLARI DEĞİL, ANKARA’NIN SÖZÜNÜ BÜYÜTTÜK”
Konseyin ulaştığı rakamların arkasında katılımcıların bulunduğunu kaydeden Yılmaz, “Her sayının ardında bir ses, her kararın ardında bir fikir, her fikrin ardında Ankara için dertlenen bir insan var. Biz rakamları büyütmedik; Ankara’nın sözünü büyüttük.” diye konuştu.
“ŞEHİR SADECE TAŞLA DEĞİL, İRFANLA KURULUR”
Konuşmasında “kent irfanı” kavramına değinen Yılmaz, şehirlerin yalnızca yol, bina ve meydanlardan oluşmadığını söyledi. “İnsan şehri inşa ederken, şehir de insanı inşa eder.” diyen Yılmaz, Hacı Bayram-ı Veli’nin “Nâgehân ol şâra vardım, ol şârı yapılır gördüm, ben dahi bile yapıldım, taş-u toprak arasında” dizelerini hatırlattı.
Yılmaz ayrıca Ankara’nın tarihine, lonca kültürüne, Hitit, Frig ve Roma uygarlıklarına, 27 Aralık 1919’un önemine değindi. Seğmenlerin, Bacıerenlerin, esnafın, köylülerin ve öğrencilerin Mustafa Kemal Paşa’yı karşılamasının aynı zamanda kendi geleceklerine sahip çıkmanın göstergesi olduğunu ifade etti.
“ŞEHİRLERİ ASIL KİRLETEN ÇÖP DEĞİL, KİBİRDİR”
Kent yönetimini bir makamdan ziyade emanet olarak gördüklerini dile getiren Yılmaz, “Kent yönetimi bir makam değil, emanettir. Şehirleri asıl kirleten çöp değil, kibirdir. Çünkü kibir aklı dışarıda bırakır, eleştiriyi düşmanlık sayar, yanlışı büyütür.” dedi.
Yeterlilik, liyakat ve eşitliğin esas alınması gerektiğini belirten Yılmaz, “Kimin adamı olduğuna değil; ne bildiğine, ne ürettiğine, Ankara’ya ne kattığına bakılan bir şehir istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
“ANKARA’YI PARSEL PARSEL DEĞİL, NESİL NESİL DÜŞÜNÜYORUZ”
Kentlerin yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre yönetilemeyeceğini kaydeden Yılmaz, “Biz Ankara’yı parsel parsel değil, nesil nesil düşünüyoruz. Bizi ‘şucu, bucu’ diye tanımlamak isteyenlere hep aynı cevabı verdik: Bizim Partimiz Ankara.” dedi.
Yılmaz, “Bizim tarafımız Ankara. Bizim kavgamız Ankara. Bizim hayalimiz Ankara. Bizim ortak paydamız Ankara.” sözleriyle konuşmasını sürdürdü.
“BİRİMİZ EKSİLİRSEK ANKARA EKSİLİR”
Yılmaz, farklı kesimlerin bir aradalığını “aynı kilimin desenleri” benzetmesiyle anlatarak, “Rengimiz başka olabilir. İlmeğimiz başka olabilir. Desenimiz farklı olabilir. Ama hepimiz aynı Ankara’nın içindeyiz. Bir ilmek koparsa desen eksilir. Bir renk silinirse kilim eksilir. Birimiz eksilirsek Ankara eksilir.” ifadelerini kullandı.
“ANKARA KENT KONSEYİ’NİN EN BÜYÜK ESERİ BİRBİRİNE İNANAN İNSANLARDIR”
Ankara Kent Konseyi'nin başarısının yalnızca bina, rapor veya kararlardan oluşmadığını vurgulayan Yılmaz, “Ankara Kent Konseyi’nin en büyük eseri birbirine inanan insanlardır.” dedi.
Yılmaz; gönüllülere, çalışma gruplarına, meclislere, üniversitelere, sivil toplum kuruluşlarına, meslek örgütlerine, kamu kurumlarına, özel sektöre, gençlere, kadınlara, esnafa, sanatçılara ve Ankara için görüş bildiren katılımcılara teşekkür etti.
Gelecek döneme ilişkin “Şimdi önümüzde yine beyaz bir sayfa var. Kalem yine sizin elinizde.” mesajını veren Yılmaz, gençlerin, kadınların, mahallelerin, bilimin, sanatın, üretimin ve demokrasinin Ankara’nın geleceğinde daha fazla söz sahibi olması gerektiğini kaydetti.
Yılmaz, “Ankara’nın geleceği birkaç kişinin aklına sığmayacak kadar büyük. Bu geleceği ancak Ankara’nın ortak aklı taşıyabilir.” dedi.
“ANKARA SEYİRCİ OLMAYACAK, HİKÂYESİNİ KENDİSİ YAZACAK”
Konuşmasını ortak akıl ve katılımcılık mesajıyla tamamlayan Yılmaz, “Ankara konuşacak. Ankara dinleyecek. Ankara birlikte düşünecek. Bu şehir seyredilmeyecek. Bu şehirde gelecek birlikte yazılacak. Mirasımız Ata’dan. Sözümüz Ankara’dan. Umudumuz yarınlardan. Ortak akıl kazanacak. Demokrasi kazanacak. Ankara kazanacak.” ifadelerini kullandı.
“HİYERARŞİYİ ORTADAN KALDIRDIK, HEPİMİZ BU SEYRİN KAPTANI OLDUK”
Kullanılan 1083 oyun 1071’ini alarak yeniden başkanlığa seçilen Halil İbrahim Yılmaz, seçim sonrasında yaptığı konuşmada Ankara Kent Konseyi'nin farklı toplumsal kesimleri eşit bir zeminde buluşturduğunu söyledi.
Yılmaz, “Toplumun içerisindeki bütün sivil toplumlar olarak biz Cumhuriyet'in meşalesi, membaı, abidesi dediğimiz Ankara üzerinden yeniden bu yurdun bütün insanını, 86 milyonunu kardeş yapacak meşaleyi ayağa kaldırmak için iyi bir örnek sergiledik. Bu örneği hayatın her alanına taşımak bizim boynumuzun borcu olsun.” dedi.
Yılmaz, “Zaman ayıran herkese; muhtarından rektörüne kadar, ustasından büyükelçisine kadar eşitlendik bugün. Hiyerarşiyi ortadan kaldırdık. Hepimiz bu seyrin kaptanı olduk. Bu kilimin içerisinde her birimiz birer ilmek olduk. Hepinize minnettarım.” ifadelerini kullandı.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI