DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen: “12 Eylül’ün karanlık mirasıyla yüzleşmek demokrasiyi korumaktan geçer”
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, 12 Eylül 1980 darbesinin 46’ncı yıl dönümünde darbe dönemindeki hak ihlallerine dikkati çekti. Darbe, cunta ve vesayet anlayışına karşı demokrasinin savunulması gerektiğini belirten Ekmen, geçmişte yaşanan hukuksuzlukların toplumsal hafızada canlı tutulmasının önemini anlattı.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, 12 Eylül 1980 darbesinin 46’ncı yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, darbelerin Türkiye'nin siyasal ve toplumsal hayatında bıraktığı izlere dikkati çekti. Ekmen, darbe, cunta ve her türlü vesayet anlayışının karşısında olduklarını belirterek, demokrasinin her koşulda korunması gerektiğini vurguladı.
“Darbelere karşı demokrasiden yana olmaya devam edeceğiz”
Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Ekmen, 12 Eylül döneminde yaşanan acıların unutulmaması gerektiğini ifade ederek, “12 Eylül 1980 darbesinin 46’ncı yıl dönümünde darbelerin, cuntaların ve her türlü vesayet anlayışının karşısındayız. Demokrasiye sahip çıkmak, demokrasinin tehdit edildiği her dönemde onun yanında durmayı gerektirir. 12 Eylül’ün mağdurlarının acılarını paylaşıyor, o dönemde yaşananların bir daha hiçbir vatandaşımızın başına gelmemesini diliyorum.” ifadelerini kullandı.
“Hukuksuzlukları hatırlamak aynı hataların tekrarlanmasını önlemenin bir yoludur”
Geçen yıl Ulucanlar Cezaevi’ni ziyaret ettiğini hatırlatan Ekmen, cezaevi müzesinde geçmişte yaşanan hak ihlallerinin izlerini gördüklerini belirtti. Ekmen, “Geçtiğimiz yıl Ulucanlar Cezaevi’ni ziyaret ettiğimizde, tarihimizde yaşanan ağır hukuk ihlallerinin bir cezaevi müzesinde, o mekânın kendisinde nasıl görünür hale geldiğine tanıklık ettik. Bu tür yerler bize geçmişi hatırlatıyor. Hukuksuzlukların hafızamızda canlı kalması, aynı yanlışların yeniden yaşanmaması açısından son derece önemlidir.” dedi.
12 Eylül döneminde düşünceleri ve kimlikleri nedeniyle insanların baskıya maruz kaldığını kaydeden Ekmen, dönemin yalnızca belirli toplumsal kesimleri değil, toplumun tamamını etkilediğini söyledi.
Ekmen, “12 Eylül; kitapların yakıldığı, insanların düşünceleri ve kimlikleri nedeniyle baskıya uğradığı bir dönemdi. Metris’te, Ulucanlar’da, Diyarbakır’da ağır işkencelerin yapıldığı, insan onurunun ayaklar altına alındığı, zorla kaybedilmelerin yaşandığı ve milyonlarca vatandaşımızın adeta fişlendiği acı bir dönem yaşandı. Darbe toplumun yalnızca belirli bir kesimine değil, bütün kesimlerine yönelikti.” şeklinde konuştu.
“Demokrasiyi korumak için geçmişin acılarını unutmamalıyız”
12 Eylül’ün yıl dönümünde geçmişle yüzleşmenin, hukukun üstünlüğünü ve insan onurunu merkeze alan demokratik düzeni savunmanın önem taşıdığını belirten Ekmen, darbelerin yeniden Türkiye’nin siyasal hayatına yön vermemesi için demokrasinin ortak değer olarak görülmesi gerektiğini ifade etti.
Ekmen, “Geçmişte yaşanan acıları unutmadan, hukukun üstünlüğünü ve insan onurunu merkeze alan bir demokratik düzeni hep birlikte savunmalıyız. Darbelerin, cuntaların ve vesayet anlayışının bir daha bu ülkenin siyasal hayatına yön vermemesinin yolu, demokrasiyi her gün savunulması gereken ortak bir değer olarak görmektir.” ifadelerini kullandı.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI