Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Prof. Dr. Behzat Özkan: “Sağlıklı seçim yalnızca çocuğun iradesine bırakılamaz”

Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Prof. Dr. Behzat Özkan: “Sağlıklı seçim yalnızca çocuğun iradesine bırakılamaz”

Okulların açılmasıyla çocukların beslenme düzeninin yeniden şekillendiğine dikkat çeken Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Prof. Dr. Behzat Özkan, beslenme çantasından kahvaltıya, kantin seçeneklerinden porsiyonlara kadar okul çağındaki çocukların büyümesini etkileyen başlıkları değerlendirdi. Özkan, sağlıklı beslenmenin yalnızca aile ve çocuğun sorumluluğunda görülemeyeceğini, okulun besin çevresinin de doğru tercihleri desteklemesi gerektiğini vurguladı.

Eylül 12, 2026 - 13:48
Eylül 12, 2026 - 13:52

Okulların başlamasıyla çocukların sınıf, teneffüs ve kantin düzenine yeniden döndüğünü belirten Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Prof. Dr. Behzat Özkan, okul dönemindeki beslenmenin yalnızca kilo üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Özkan, büyüme, metabolizma ve beslenmenin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini, çocuklukta kazanılan alışkanlıkların yetişkinlik yıllarına taşınabileceğini kaydetti.

“Beslenme Çantası Küçük Bir Günlük Düzen Göstergesidir”

Beslenme çantasının yalnızca yiyeceklerden oluşmadığını ifade eden Özkan, “Bir çocuğun beslenme çantası aslında küçük bir günlük düzen göstergesidir. İçinde yalnızca yiyecek bulunmaz. Ailenin zamanı, ekonomik imkânları ve çocuğun tercihleri de oradadır.” değerlendirmesinde bulundu.

Sosyal medyada görülen özenle hazırlanmış tabakların aileler için ölçü olmaması gerektiğini belirten Özkan, kusursuz beslenme çantaları hazırlamanın gerçekçi olmadığını vurguladı. Özkan, “Sağlıklı beslenme pahalı ve zahmetli olmak zorunda değildir.” ifadesini kullandı.

Çocukların yaşına uygun, çeşitli ve dengeli yiyeceklerin tercih edilmesini öneren Özkan, günlük düzende meyve, sebze, tam tahıllar ve uygun protein kaynaklarına yer verilmesi gerektiğini belirtti.

Protein Büyüme Çağında Önem Taşıyor

Büyüme dönemindeki çocukların beslenmesinde proteinin önemine işaret eden Özkan, yumurta, süt ve süt ürünlerinin uygun seçenekler arasında bulunduğunu bildirdi. Özkan, “Yumurta kaliteli protein sağlayan besleyici bir gıdadır. Süt ve yoğurt ise protein yanında kalsiyum gibi önemli besin öğelerini sağlar.” dedi.

Besin tercihlerinin çocuğun yaşı, gereksinimleri ve varsa özel sağlık durumuna göre belirlenmesi gerektiğinin altını çizen Özkan, suyun ise çoğu zaman gözden kaçan temel seçeneklerden biri olduğunu kaydetti.

Şekerli içeceklerin günlük alışkanlığa dönüşmemesi gerektiğini belirten Özkan, “Meyve suyu da meyvenin kendisiyle aynı değildir.” uyarısında bulundu.

“En Pahalı Kap, En Sağlıklı Öğünü Oluşturmaz”

Beslenme kabı seçiminde tüketim yarışına dönüşen yaklaşımlardan kaçınılması gerektiğini ifade eden Özkan, “En pahalı kap, en sağlıklı öğünü oluşturmaz.” dedi.

Kapların gıdayla temasa uygun, kolay temizlenebilir ve sağlam olması gerektiğini aktaran Özkan, özellikle süt ürünleri ve yumurta gibi gıdalarda uygun sıcaklığın korunmasının önem taşıdığını belirtti.

Porsiyonların da çocuğun yaşına ve ihtiyacına göre düzenlenmesi gerektiğine işaret eden Özkan, “Çocuk küçük bir yetişkin değildir. Yaşına ve ihtiyacına uymayan büyük porsiyonlar sağlıklı yiyeceklerden oluşsa bile doğru yaklaşım sayılmaz.” değerlendirmesini yaptı.

Çocukların iştahının her gün aynı olmayabileceğini kaydeden Özkan, büyüme dönemleri, fiziksel hareketlilik ve uyku düzeninin iştah üzerinde etkili olabileceğini, bu nedenle çocukların sürekli tabaklarını bitirmeye zorlanmaması gerektiğini ifade etti.

“Sağlıklı Seçim Yalnızca Çocuğun İradesine Bırakılamaz”

Okul kantinlerinin çocukların beslenme alışkanlıklarında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Özkan, evde verilen beslenme mesajlarının okul ortamındaki seçeneklerle desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Özkan, “Sağlıklı seçim yalnızca çocuğun iradesine bırakılamaz. Okulun besin çevresi de sağlıklı tercihi desteklemelidir.” ifadelerini kullandı.

Kantinde suya kolay ulaşılmasının, besleyici seçeneklerin görünür ve erişilebilir olmasının önem taşıdığını kaydeden Özkan, fiyatlandırmanın dahi çocukların tercihleri üzerinde etkili olabileceğine dikkat çekti.

Şeker, tuz ve doymuş yağ içeriği yüksek ürünlerin sürekli ön plana çıkarılmasının çocuklara farklı bir mesaj verdiğini belirten Özkan, “Çocuk söylediklerimizden çok, normalleştirdiğimiz çevreyi öğrenir.” dedi.

“Bir Yiyeceği Şeytanlaştırmak Sağlıklı Beslenme Bilinci Oluşturmaz”

Sağlıklı beslenme konusunda yasakçı bir dil kullanılmasının da çözüm olmadığını ifade eden Özkan, “Bir yiyeceği şeytanlaştırmak çocukta sağlıklı beslenme bilinci oluşturmaz. Besinleri ödül ve ceza sistemine dönüştürmek de sorun yaratabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

Çocukların bedenleri hakkında kullanılan dilin önemine değinen Özkan, fazla kilolu çocukların utandırılmasının bir tedavi yöntemi olmadığını, zayıf çocukları sürekli yemek yemeye zorlamanın da çözüm oluşturmadığını belirtti.

Çocukluk çağı obezitesinin yalnızca irade üzerinden açıklanamayacağını vurgulayan Özkan, “Genetik yatkınlık, uyku, hareket, beslenme ve çevresel koşullar birlikte rol oynar. Ailelerin ekonomik şartları da bu tablonun içindedir.” ifadelerini kullandı.

Okul beslenmesinin sorumluluğunun yalnızca annelerin hazırladığı beslenme kaplarına yüklenemeyeceğini kaydeden Özkan, babaların, okul yönetimlerinin, kantin işletmelerinin ve sağlık politikalarının da bu düzenin bir parçası olduğunu belirtti.

Kahvaltıda Amaç “Mükemmel Tabak” Değil

Kahvaltının okul çağındaki çocukların günlük düzenindeki önemine de değinen Özkan, her çocuğun sabah aynı miktarda yemek istemeyebileceğini ancak sürekli aç şekilde okula gitmenin yerleşik bir düzene dönüşmemesi gerektiğini ifade etti.

Kahvaltıda yumurta, süt, yoğurt veya peynir gibi protein kaynaklarının tercih edilebileceğini belirten Özkan, bunların yanında tam tahıllar, sebze ve meyvelere yer verilebileceğini kaydetti. Özkan, “Amaç mükemmel tabak değil, sürdürülebilir dengedir.” dedi.

Uyku düzeninin beslenmeyle doğrudan bağlantılı olduğuna işaret eden Özkan, geç uyuyan çocukların sabah daha zor uyandığını, kahvaltıya yeterli zaman kalmamasının ise günün beslenme ritmini başlangıçtan itibaren etkileyebildiğini bildirdi.

Beslenme çantasının geceden hazırlanmasının sabah telaşını azaltabileceğini belirten Özkan, bu alışkanlığın son dakika paketli ürün tercihlerinin sınırlandırılmasına da katkı sağlayabileceğini ifade etti.

Çocukların Beslenme Sürecine Katılması Önerildi

Çocuklara sağlıklı beslenmeyi öğretmenin yollarından birinin onları hazırlık ve tercih sürecine katmak olduğunu belirten Özkan, çocukların iki uygun seçenek arasından tercih yapabileceğini ve yaşlarına göre kendi beslenme kaplarını hazırlamaya yardımcı olabileceğini kaydetti.

Özkan, “Böylece beslenme bir yetişkin talimatı olmaktan çıkar. Çocuk kendi bedeninin ihtiyaçlarını tanımaya başlar. Bu beceri, birçok beslenme kuralından daha uzun yaşayabilir.” ifadelerini kullandı.

Okul yıllarının kemik, kas ve metabolik sistem gelişiminin sürdüğü önemli bir büyüme dönemi olduğuna dikkat çeken Özkan, çocuklukta edinilen alışkanlıkların gelecekteki beslenme davranışları açısından önem taşıdığını vurguladı.

Özkan, “Beslenme çantasına yalnızca bugünün teneffüsü için bakmayalım. Orada gelecekteki sofra alışkanlıklarının ilk örnekleri de bulunuyor. Çocuklarımız o küçük kaplardan seçim yapmayı öğreniyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI