Bornova’da Dünya Tiyatro Günü’nde tiyatronun binlerce yıllık serüveni ele alındı

Bornova Belediyesi Şehir Tiyatrosu Akademi Söyleşileri kapsamında düzenlenen etkinlikte Doç. Dr. Süreyya Karacabey, Antik Yunan’dan günümüze tiyatronun tarihsel gelişimini anlattı. Sanatseverlerin yoğun katılım gösterdiği söyleşide, tiyatronun her çağda değişen insan ve toplum yapısıyla birlikte nasıl dönüşüm geçirdiği kapsamlı şekilde ele alındı.

Nisan 1, 2026 - 18:38
Bornova’da Dünya Tiyatro Günü’nde tiyatronun binlerce yıllık serüveni ele alındı


Bornova Belediyesi Şehir Tiyatrosu (BBŞT) tarafından düzenlenen Akademi Söyleşileri, Dünya Tiyatro Günü kapsamında İzmir Bornova’da sanatseverleri bir araya getirdi. Zerrin Gençtürk Ek Hizmet Binası ve Şehircilik Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen etkinlikte Doç. Dr. Süreyya Karacabey, “Tiyatronun Uzun Serüveni” başlıklı söyleşiyle tiyatronun tarihsel gelişimini anlattı. Etkinliğe katılan izleyiciler, tiyatronun kökenlerinden günümüze uzanan dönüşümüne ilişkin kapsamlı bilgiler edindi.

Antik Yunan’dan Günümüze Uzanan Süreç

Doç. Dr. Süreyya Karacabey, tiyatronun kökenlerine ilişkin bilgilerin sınırlı olduğunu belirterek, “Antik Yunan dönemi tiyatro açısından önemli bir referans noktasıdır.” dedi. Aristoteles’in “Poetika” eserinin tiyatro kuramı açısından temel kaynaklardan biri olduğunu ifade eden Karacabey, “Tragedya ve komedya türleri, etkisini yüzyıllar boyunca sürdürmüştür.” açıklamasında bulundu. Roma döneminde yaşanan değişimin ardından Orta Çağ’da tiyatroda bir duraklama yaşandığını, Rönesans ile birlikte yeniden yükselişe geçtiğini vurguladı.

“Her Dönem Kendi Estetik Anlayışını Yaratır”

Rönesans sonrasında tiyatronun önemli bir ivme kazandığını belirten Karacabey, “William Shakespeare ve Christopher Marlowe gibi isimler bu dönemde belirleyici rol oynadı.” ifadelerini kullandı. Hegel’in “tarihselleşme” yaklaşımına da değinen Karacabey, “Her çağ kendi estetik anlayışını ve ifade biçimini oluşturur.” diyerek tiyatronun tarihsel süreç içinde sürekli dönüşüm geçirdiğini dile getirdi.

Osmanlı’dan Modern Sahneye Geçiş

Osmanlı döneminde tiyatronun, Avrupa’daki Orta Çağ yapısına benzer şekilde seyirlik oyunlar üzerinden geliştiğini belirten Karacabey, “Lonca sistemi içinde gelişen bu yapı, ‘kavuk’ geleneğiyle de kendini göstermiştir.” dedi. Tiyatronun anonim yapıdan çıkarak sanatçının bireysel üretimine dayalı bir forma evrilmesinin önemli bir kırılma noktası olduğunu kaydetti.

“Değişen İnsan, Değişen Tiyatro”

Tiyatronun insanın dünyayı algılama biçimiyle doğrudan ilişkili olduğunu ifade eden Karacabey, “Dinsel anlatılardan modern gerçekliğe uzanan süreçte sahne dili de değişmiştir.” değerlendirmesinde bulundu. “Her çağ kendi duyuşunu ve biçimini yaratır.” sözleriyle tiyatronun geçmişten aldığı mirası çağın ruhuna uyarlayarak varlığını sürdürdüğünü vurguladı. Söyleşi, katılımcıların yoğun ilgisiyle tamamlandı.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI