BURSA BAROSU VE STK’LARDAN TBMM’DEKİ YASA DEĞİŞİKLİĞİNE TEPKİ: “ULUDAĞ MİLLİ PARKI ŞİRKETLERE PEŞKEŞ ÇEKİLEMEZ

Bursa Barosu, Bursa Kent Konseyi, TMMOB Bursa İKK, DOĞADER ve çeşitli meslek odaları, TBMM’de görüşülen Milli Parklar Kanunu değişikliğine karşı ortak basın açıklaması yaptı. Açıklamada, Uludağ Milli Parkı’nın madencilik, enerji, su ve turizm şirketlerinin kullanımına açılabileceği belirtilerek, “Uludağ Bursa’nın yaşam kaynağıdır” denildi.

Mart 3, 2026 - 23:46
BURSA BAROSU VE STK’LARDAN TBMM’DEKİ YASA DEĞİŞİKLİĞİNE TEPKİ: “ULUDAĞ MİLLİ PARKI ŞİRKETLERE PEŞKEŞ ÇEKİLEMEZ


Bursa’nın su kaynaklarını, ormanlarını ve endemik canlı yaşamını barındıran Uludağ Milli Parkı’nın, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülen Milli Parklar Kanunu değişikliğiyle şirketlerin kullanımına açılma riski taşıdığı gerekçesiyle Bursa’da ortak basın açıklaması düzenlendi.

Bursa Barosu, Bursa Kent Konseyi, Bursa Tabip Odası, Bursa Veteriner Hekimler Odası, Nilüfer Kent Konseyi, TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu, Tarım Orkam-Sen, Türkiye Ormancılar Derneği ve DOĞADER’in katılımıyla yapılan açıklamayı DOĞADER Yönetim Kurulu Üyesi Sedat Güler okudu.

Açıklamada, TBMM’de görüşülmekte olan yasa teklifinin milli parkları koruma anlayışından uzaklaştırdığı savunularak, “Milli parklar yalnızca ağaç toplulukları değil; su havzalarını, yaban hayatını, endemik türleri, toprak ve iklim dengesini koruyan kamusal varlıklardır” denildi.

“Uludağ’ın Yaşam Kaynağı Olduğu Unutulmamalı”

Uludağ Milli Parkı’nın 1961 yılında milli park ilan edildiği hatırlatılan açıklamada, “Uludağ sadece Bursa’nın değil, Marmara Bölgesi’nin en yüksek dağıdır. Su kaynakları ve ormanlarıyla bölgenin yaşam kaynağıdır” ifadelerine yer verildi.

Yasa değişikliğiyle birlikte Uludağ’ın maden, enerji, su ve turizm yatırımlarına açılabileceği belirtilerek, “Milli parklar ekonomik rant alanı değil; ekolojik güvenlik alanıdır” vurgusu yapıldı.

Turizm ve Madencilik Baskısı Vurgusu

Açıklamada, Uludağ’ın güneybatısının su ve maden şirketlerinin faaliyetlerine, zirveye yakın bölgelerin turizm yapılaşmasına, kuzeyinin ise kentleşme baskısına maruz kaldığı ifade edildi.

Yasa değişikliğiyle 99 yıllığına yeni turizm tesisleri yapılabileceği belirtilerek, “Artan insan yoğunluğu ve faaliyetler sonucunda Uludağ’ın ormanları ve su kaynakları geri döndürülemez biçimde yok olacaktır” denildi.

Madencilik faaliyetlerinin Uludağ köylerinde tarım alanlarını ve su kaynaklarını olumsuz etkilediği kaydedilerek, yeni düzenlemenin milli park sınırları içinde de madencilik ve enerji faaliyetlerine imkân tanıyabileceği öne sürüldü.

“Bursa Su Sıkıntısı Yaşarken Kaynaklar Kirletiliyor”

Bursa’nın su ihtiyacının yaklaşık yüzde 90’ının Uludağ’dan karşılandığı belirtilen açıklamada, Nilüfer, Doğancı ve Çınarcık barajlarının Uludağ’dan beslenen derelerle dolduğu ifade edildi.

Açıklamada, “Bursa artık kuraklık tehlikesi yaşayan şehirler arasındadır. Buna rağmen su kaynakları doğduğu yerde kirletilmektedir” denildi. Yasa değişikliğiyle su kaynaklarının uzun süreli kiralamalara konu olabileceği savunuldu.

Uludağ’ın 32 endemik bitki türüne ev sahipliği yaptığı belirtilerek, “Uludağ Milli Parkı ile Bursa var olur. Uludağ Milli Parkı yoksa Bursa yok olur” ifadeleri kullanıldı.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI