CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Gölge Bakanı Aylin Nazlıaka: “Çocukları Yasaklarla Değil, Hak Temelli Politikalarla Koruyacağız”
CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Gölge Bakanı Aylin Nazlıaka, 5651 Sayılı Kanun’da yapılması planlanan değişiklikler ve TBMM’de hazırlanan “çocukların dijital mecralarda korunmasına” ilişkin Alt Komisyon raporuna tepki gösterdi. Nazlıaka, düzenlemenin çocukların üstün yararını değil, ifade özgürlüğü ve kişisel verilerin korunması gibi anayasal hakları zayıflattığını belirterek, CHP’nin veri temelli ve denetlenebilir bir dijital çocuk güvenliği modeli önerdiğini açıkladı.
CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Gölge Bakanı Aylin Nazlıaka, 15 Şubat 2026 tarihinde yaptığı yazılı basın açıklamasında, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 5651 Sayılı Kanun’da yapmayı planladığı değişikliklere ve TBMM bünyesinde hazırlanan “çocukların dijital mecralarda korunmasına” ilişkin Alt Komisyon raporuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Nazlıaka, söz konusu düzenlemenin “dijital oyunlardan sosyal medyaya kadar tüm alanı kapsayan yeni bir denetim ve sansür düzeni” içerdiğini savunarak, “Bu yasakçı anlayış, aynı zamanda yaratıcılığı, dijital üretimi ve teknoloji ekosistemini de tehdit etmektedir.” ifadelerini kullandı.
“Amaç Çocukların Üstün Yararı Değil”
Hazırlanan yasal düzenlemenin çocukların üstün yararını gözetmediğini öne süren Nazlıaka, “Bu yasal düzenlemenin amacı çocukların üstün yararı değil, merkezi ve keyfi müdahalelerle ifade özgürlüğü, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması gibi temel anayasal değerleri zayıflatmaktır.” dedi.
Nazlıaka, çocukların korunmasının özgürlüklerin kısıtlanmasının aracı haline getirildiğini belirterek, “Çocukların korunmasını özgürlükleri kısıtlamanın aracı haline getiren bu anlayışa itiraz ediyoruz.” açıklamasında bulundu.
Alt Komisyon Raporuna Eleştiri
TBMM’de hazırlanan Alt Komisyon raporunun başlığındaki iddianın aksine hak temelli bir kamu politikası belgesi olmaktan uzak olduğunu savunan Nazlıaka, CHP İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Çocuk Hakları Alt Komisyonu Üyesi Mahmut Tanal’ın muhalefet şerhine dikkat çekti.
Nazlıaka, “Rapor, çocukların dijital istismar, şantaj, veri ihlali ve psikolojik zararlar karşısındaki kırılganlığını merkeze almak yerine, sorunu parçalayan ve bilimsel temelden uzak genellemelerle meseleyi siyasal tartışma alanına çeken bir yaklaşım sergilemiştir.” değerlendirmesini yaptı.
Çocukların dijital ortamda maruz kaldığı cinsel istismar, çevrimiçi şantaj, grooming, dijital zorbalık, kişisel veri ihlalleri ve psikolojik manipülasyon gibi risklerin bağlamından kopuk biçimde sıralandığını ifade eden Nazlıaka, “Bu risklerin hangi yaş gruplarını, hangi sosyoekonomik kesimleri ve hangi bölgeleri etkilediğine dair tek bir güvenilir analiz ortaya konmamıştır.” dedi.
“Devlet Sorumluluktan Kaçamaz”
Nazlıaka, dijital risklerin önemli bir kısmının veri güvenliği açıkları ve kamu kurumlarının iyi yönetilmemesinden kaynaklandığını savunarak, “AKP, yapısal sorunları tartışmak yerine sorumluluğu aileye ve bireye yüklemektedir. Bu kabul edilemez. Çocukların korunması bireysel değil, kamusal bir sorumluluktur.” ifadelerini kullandı.
Raporda yaşa göre risk analizi, bölgesel farklılık, kırılgan gruplara ilişkin veri ve etki analizi bulunmadığını belirten Nazlıaka, “Bilimsel veri olmadan hazırlanan bu rapor, çocukları korumak yerine sorunu görünmez kılmaktadır.” dedi.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne atıf yapan Nazlıaka, “Bu raporda çocuklara tek bir satırda dahi söz verilmemiştir. Bu anlayış çocukları özne değil, nesne olarak gören bir zihniyetin yansımasıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
CHP’nin Dijital Çocuk Güvenliği Modeli
CHP olarak yasakçı değil, koruyucu ve güçlendirici bir model önerdiklerini belirten Nazlıaka, sekiz başlıkta çözüm önerilerini sıraladı.
Nazlıaka, “Veri toplama, analiz ve politika üretimi tek merkezde toplanacaktır. Yıllık ‘Çocuk Dijital Risk Haritası’ yayınlanacaktır. Ölçmediğinizi yönetemezsiniz.” dedi.
Çocuklara ait verilerin “yüksek hassasiyetli veri” olarak tanımlanacağını belirten Nazlıaka, “Kamu kurumları için zorunlu siber güvenlik standartları getirilecektir. Veri sızıntılarında yöneticilere doğrudan sorumluluk yüklenecek ve her veri ihlali kamuoyuna açıklanacaktır.” ifadelerini kullandı.
Sosyal medya platformlarına da yükümlülük getirileceğini kaydeden Nazlıaka, “Sansüre yol açmayan, ifade özgürlüğünü koruyan, şeffaf ve yargı denetimine açık güvenlik standartları uygulanacaktır. Çocuk istismarı içeriklerine sıfır tolerans gösterilecektir.” dedi.
Dijital okuryazarlık eğitimlerinin ilkokuldan itibaren zorunlu hale getirileceğini belirten Nazlıaka, öğretmenlere ve ebeveynlere yönelik eğitim programları uygulanacağını söyledi. Nazlıaka, “Çocukları yasaklarla değil, bilinçle koruyacağız.” ifadesini kullandı.
Ayrıca 7/24 çalışan dijital istismar ihbar hattı kurulacağını belirten Nazlıaka, “Psikolojik, hukuki ve teknik destek entegre edilecek. Her ilde çocuk dijital güvenlik birimleri oluşturulacaktır.” dedi.
Nazlıaka, tüm düzenlemelerin Anayasa’ya uygun ve ölçülülük ilkesine bağlı olacağını vurgulayarak, “Çocuk güvenliği özgürlükleri yok ederek sağlanamaz.” değerlendirmesinde bulundu.
Açıklamasını “Çocuk hakları bir tercih değil, anayasal bir yükümlülüktür. Ve bu yükümlülük ertelenemez.” sözleriyle tamamlayan Nazlıaka, “Vatanı korumak çocukları korumakla başlar.” dedi.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI