CHP Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politika Kurulu Başkanı Gamze Taşcıer: “Bütçeden faize saniyede 176 bin lira ayrılırken emekliye imkân yok denmesi tercih meselesi”
CHP Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politika Kurulu Başkanı ve Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, TÜİK’in açıkladığı Şubat ayı enflasyon verilerine ilişkin yaptığı açıklamada iki aylık enflasyonun yüzde 7,94’e ulaştığını belirterek memur ve emeklilere yapılan maaş artışlarının yılın ilk aylarında eridiğini söyledi. Taşcıer, bütçe önceliklerinin değişmesi gerektiğini vurgulayarak sabit gelirli vatandaşların alım gücünün hızla düştüğüne dikkat çekti.
CHP Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politika Kurulu Başkanı ve Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı Şubat ayı enflasyon verilerine ilişkin yazılı ve görüntülü bir açıklama yaptı. Taşcıer, iki aylık enflasyon oranının yüzde 7,94’e ulaşmasının yılbaşında memur ve emeklilere yapılan maaş artışlarının büyük bölümünü daha ilk çeyrekte erittiğini ifade etti.
Taşcıer, resmî verilerin teknik bir tablo sunduğunu ancak vatandaşın gerçek enflasyonu günlük yaşamda hissettiğini belirterek, “Resmî tabloda rakamlar teknik bir veri olarak sunuluyor olabilir. Ancak hayatın gerçek muhasebesi istatistik bültenlerinde değil; pazarda, faturada, mutfakta tutuluyor.” dedi.
“İKİ AYDA MAAŞ ARTIŞLARININ BÜYÜK BÖLÜMÜ ERİDİ”
Ekonomi yönetiminin söylemleri ile sahadaki tablo arasında ciddi bir fark olduğunu dile getiren Taşcıer, memur ve emekli maaşlarındaki artışların enflasyon karşısında hızla değer kaybettiğini kaydetti. Taşcıer, “2026’nın ilk altı ayı için memura verilen yüzde 11’lik toplu sözleşme zammının yaklaşık yüzde 8’i daha iki ayda eridi.” ifadesini kullandı.
Memur emeklilerine yapılan yüzde 18,60 oranındaki artışın da kısa sürede aşındığını belirten Taşcıer, “Memur emeklisine yapılan artışın neredeyse yarısı daha yılın başında enflasyon karşısında kayboldu.” değerlendirmesinde bulundu.
SSK ve Bağ-Kur emeklilerine verilen yüzde 12,11’lik artışın da büyük ölçüde etkisini yitirdiğini ifade eden Taşcıer, “SSK ve Bağ-Kur emeklilerine verilen artışın üçte ikisi şimdiden buharlaştı.” dedi.
“SORUN SADECE ZAM ORANI DEĞİL”
Sorunun yalnızca maaş artışlarının düşük olması olmadığını belirten Taşcıer, yapılan zamların kalıcı bir refah sağlamadığını savundu. Taşcıer, “Bugün temel sorun yalnızca zam oranlarının yetersizliği değildir. Asıl sorun yapılan artışların kalıcı bir refah sağlamaması, kısa süreli bir pansumana dönüşmesidir.” açıklamasında bulundu.
Gelir artışı ile fiyat artışı arasındaki farkın her geçen gün büyüdüğünü belirten Taşcıer, sabit gelirli vatandaşların alım gücünün sürekli gerilediğini söyledi. Taşcıer, “Sabit gelirli yurttaşlarımız her sabah aynı maaşla uyanıyor ancak her akşam daha düşük alım gücüyle günü tamamlıyor.” ifadelerini kullandı.
“ENFLASYON FARKI GECİKMELİ TELAFİ MEKANİZMASI”
Enflasyon farkı uygulamasının fiyat artışları gerçekleştikten sonra devreye giren bir telafi yöntemi olduğunu belirten Taşcıer, “Enflasyon farkı adı verilen uygulama, fiyat artışları gerçekleştikten sonra yapılan gecikmeli bir telafi mekanizmasıdır. Bu yaklaşım yangın çıktıktan sonra hortum aramaya benzemektedir.” dedi.
Sosyal devlet anlayışının vatandaşın gelirini enflasyon karşısında koruyabilme kapasitesiyle ölçüldüğünü ifade eden Taşcıer, maaş artışlarının kısa sürede erimesinin yapısal bir soruna işaret ettiğini söyledi.
“KAYNAK SORUNU DEĞİL, ÖNCELİK SORUNU”
Bütçe önceliklerine de dikkat çeken Taşcıer, faiz ödemeleri ile sosyal harcamalar arasındaki dengeyi eleştirdi. Taşcıer, “Bugün bütçeden faize saniyede 176 bin lira kaynak ayırabilen bir yönetim anlayışının konu emekli ve memur olduğunda ‘imkânlar sınırlı’ söylemine sığınması bir tercih meselesidir.” ifadelerini kullandı.
Ekonomik yükün sürekli sabit gelirli kesimlere yüklendiğini dile getiren Taşcıer, “Fedakârlık sürekli aynı kesimlerden beklenemez. Enflasyonun maliyeti sürekli sabit gelirli yurttaşların omuzlarına yüklenemez. Bu düzen ekonomik açıdan da sosyal açıdan da sürdürülebilir değildir.” değerlendirmesinde bulundu.
Ekonomide kalıcı istikrarın gelir dağılımında adalet ve doğru bütçe öncelikleriyle mümkün olacağını ifade eden Taşcıer, “Ekonomide güven adaletle başlar. Gelir dağılımında adalet sağlanmadan ve bütçe öncelikleri toplumsal ihtiyaçlara göre düzenlenmeden gerçek bir istikrar mümkün değildir.” dedi.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI