CHP Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politikaları Kurulu Başkanı Gamze Taşcıer: “Devlet kayıplarda, bakım yükü yine kadınların omzunda”
CHP Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politikaları Kurulu Başkanı ve Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, AKP tarafından Meclis’e sunulan ve kadınların doğum sonrası izin süresini 8 haftadan 16 haftaya çıkaran yasa teklifine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Taşcıer, kadınların işgücüne katılımındaki eşitsizliğe dikkat çekerek düzenlemenin bütüncül sosyal politika yaklaşımı içermediğini belirtti.
CHP Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politikaları Kurulu Başkanı ve Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, AKP tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan ve doğum sonrası izin süresini 8 haftadan 16 haftaya çıkaran yasa teklifine ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Taşcıer, düzenlemenin ilk bakışta olumlu bir adım gibi görünse de kadınların çalışma yaşamındaki konumunu güçlendiren kapsamlı bir sosyal politika içermediğini ifade etti.
Taşcıer açıklamasında, Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranının hâlâ ciddi eşitsizlikler içerdiğini vurgulayarak, “İktidar doğum iznini 8 haftadan 16 haftaya çıkarıyor ama nasıl? İşe dönüş güvencesi var mı, gelir güvencesi var mı? Türkiye’de kadınların işgücüne katılımı halihazırda bu kadar sınırlıyken getirilen bu düzenleme eşitsizliği azaltmaz, derinleştirir.” dedi.
“DEVLET KAYIPLARDA, BAKIM YÜKÜ YİNE KADINLARIN OMZUNDA”
AKP iktidarının çalışma hayatı ve sosyal güvenlik alanında “reform” başlığıyla gündeme getirdiği birçok düzenlemenin uygulamada emekçiler açısından hak kayıpları doğurduğunu belirten Taşcıer, yeni teklifin de benzer bir yaklaşım taşıdığını ifade etti. Taşcıer, “Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile iktidar bir kez daha sosyal politika alanında ‘koruma’ söylemiyle hak daraltan bir düzenleme getirmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.
Kadınların doğum sonrası izin sürelerinin iyileştirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Taşcıer, teklifin kadınların çalışma hayatındaki konumunu güçlendirecek bütüncül bir yaklaşım içermediğini belirtti. Türkiye’de kadın istihdamının hâlâ ciddi bir eşitsizlik tablosu içinde olduğunu ifade eden Taşcıer, DİSK’in araştırmasına atıf yaparak şu bilgileri paylaştı:
“2021’de yüzde 28 olan kadın istihdam oranı 2025’in son çeyreğinde yüzde 31,9’a yükselmiştir. Aynı dönemde erkek istihdam oranı yüzde 62,8’den yüzde 66,5’e çıkmıştır. Türkiye’de 21,5 milyon kadın işgücü dışında kalmaktadır. Geniş tanımlı kadın işsizliği ise yüzde 37,3’ten yüzde 38,7’ye yükselmiştir.”
Taşcıer, bu verilerin işgücü piyasasında toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yapısal biçimde sürdüğünü açık şekilde ortaya koyduğunu belirterek, Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 Küresel Cinsiyet Açığı Raporu’nda Türkiye’nin 148 ülke arasında 135’inci sırada yer aldığını hatırlattı.
“BAKIM POLİTİKALARI KAMUSAL SORUMLULUKTUR”
Meclis’e sunulan teklifin bakım sorumluluğunu kamusal hizmetler üzerinden ele almak yerine yeniden kadınların omuzlarına yüklediğini ifade eden Taşcıer, “Sorunun özü şudur: Bakım meselesi sosyal devletin kamusal sorumluluğu mu olacak, yoksa aile içinde kadınların üstlendiği görünmez bir emek alanı olarak mı kalacaktır? AKP’nin getirdiği düzenleme bu soruya açık biçimde ikinci yönde cevap vermektedir.” dedi.
İktidarın bakım politikalarını kamusal hizmetler ve eşit ebeveyn sorumluluğu üzerinden kurmak yerine kadınların işgücü piyasasından daha uzun süre uzak kalmasını teşvik eden bir model benimsediğini belirten Taşcıer, bunun bakım emeğini aile içinde ve ağırlıklı olarak kadınların omuzlarında bıraktığını kaydetti.
Taşcıer, çağdaş sosyal politika yaklaşımının bakım politikalarını yalnızca izin süreleri üzerinden değil, “bakım ekonomisi” ve “bakım rejimi” kavramları çerçevesinde değerlendirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bakım hizmetleri doğum izni, babalık izni, ebeveyn izni, çocuk bakım hizmetleri ve sosyal güvenlik destekleriyle birlikte düşünülmesi gereken bütüncül bir sistemdir.”
Uluslararası araştırmaların yalnızca annelik izinlerinin uzatılmasının kadınların işgücüne katılımını güçlendirmediğini gösterdiğini ifade eden Taşcıer, bu durumun kadınların çalışma hayatından kopmasını hızlandırabileceğine dikkat çekti.
“GERÇEK SOSYAL POLİTİKA KADINLARIN EKONOMİK GÜVENCESİNİ GÜÇLENDİRMELİ”
Bakım yükünün erkekler tarafından paylaşılmasını sağlayacak güçlü mekanizmaların bulunmadığını belirten Taşcıer, annelik ve babalık izinleri arasındaki süre farkının bakım sorumluluğunun eşit paylaşılmasını engellediğini ifade etti.
Taşcıer açıklamasında, “Gerçek bir bakım politikası kadınların iş hayatından çekilmesini değil; kadın ve erkek arasında bakım sorumluluğunun eşit paylaşılmasını hedeflemelidir.” dedi.
Kamusal çocuk bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması, bakım ekonomisine yatırım yapılması ve ebeveynlik sorumluluğunu eşit biçimde tanımlayan sosyal politikaların geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Taşcıer, “Bugün ihtiyaç duyulan şey bakım hizmetlerini kamusal bir hak olarak tanıyan, kadınların çalışma yaşamında kalmasını güvence altına alan ve ebeveynlik sorumluluğunu eşit paylaşan bir sosyal devlet modelidir.” ifadelerini kullandı.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI