CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’ndan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye İncirlik Üssü Yayınına Yönelik Gözaltı Kararı Sorusu
CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Anka Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Kenan Şener hakkında İncirlik Hava Üssü’ne ilişkin görüntülerin yayımlanması sonrası verilen gözaltı kararını TBMM gündemine taşıdı. Tanrıkulu, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde basın özgürlüğü, ölçülülük ilkesi ve kolluk uygulamalarına ilişkin 10 ayrı soru yöneltti.
CHP Diyarbakır Milletvekili Av. Dr. Sezgin Tanrıkulu, Anka Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Kenan Şener hakkında Adana’daki İncirlik Hava Üssü’ne ilişkin görüntülerin yayımlanması gerekçesiyle gözaltı kararı verildiği iddialarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Tanrıkulu, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi tarafından yazılı olarak yanıtlanması istemiyle TBMM Başkanlığına soru önergesi sundu.
Tanrıkulu, önergesinde Anayasa’nın 13’üncü maddesine atıfta bulunarak, temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla ve ölçülülük ilkesine uygun biçimde sınırlandırılabileceğini hatırlattı. Anayasa’nın 26’ncı ve 28’inci maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10’uncu maddesinin ifade ve basın özgürlüğünü güvence altına aldığını belirten Tanrıkulu, gazetecilik faaliyeti kapsamında yapılan bir yayının gözaltı işlemiyle karşılık bulmasının hukuki dayanağının açıklanması gerektiğini kaydetti.
“Gözaltı Tedbiri İstisnai Bir Koruma Önlemidir”
Sezgin Tanrıkulu, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 91’inci maddesinde gözaltı tedbirinin zorunlu ve istisnai bir koruma tedbiri olarak düzenlendiğini belirterek, “Somut, açık ve doğrudan bir ulusal güvenlik tehdidi ortaya konulmadan ağır bir koruma tedbiri uygulanması, ölçülülük ilkesi ve kişi özgürlüğü ile güvenliği hakkı bakımından değerlendirilmelidir.” ifadelerine yer verdi.
Tanrıkulu, gözaltı yerine ifade alma ya da davet usulü gibi daha hafif tedbirlerin neden değerlendirilmediğini de Bakan Çiftçi’ye sordu.
Kolluk Talimatı ve Denetim Mekanizması Sorusu
Önergede, İçişleri Bakanlığı’na bağlı herhangi bir kolluk birimine Kenan Şener hakkında verilen gözaltı kararının uygulanmasına yönelik doğrudan veya dolaylı talimat verilip verilmediği soruldu. Ayrıca, gazetecilik faaliyetleri nedeniyle işlem tesis edilen kişiler konusunda kolluk kuvvetlerinin basın özgürlüğüne uygun hareket etmesini sağlamak amacıyla herhangi bir genelge, talimat veya eğitim çalışması yürütülüp yürütülmediği de gündeme getirildi.
Tanrıkulu, son 5 yıl içinde gazetecilik faaliyeti kapsamında yapılan haber veya yayın gerekçe gösterilerek gözaltına alınan gazeteci sayısını ve bunlardan kaçı hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini de Bakanlığa yöneltti.
Uluslararası Yükümlülükler Vurgusu
Sezgin Tanrıkulu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına işaret ederek, basının kamusal denetim fonksiyonunun hukuk devleti ilkesinin temel unsurlarından biri olduğunu belirtti. Tanrıkulu, “Gazetecilik faaliyetinin suç şüphesi olarak değerlendirilmesini önlemek amacıyla özel bir hukuki değerlendirme veya denetim prosedürü bulunmakta mıdır?” sorusunu yöneltti.
Tanrıkulu ayrıca, kolluk kuvvetlerinin keyfi ya da ölçüsüz uygulamalarının önlenmesine yönelik son üç yılda yürütülen disiplin soruşturmalarının sayısını ve basın özgürlüğü kapsamında yapılan yayınlara yönelik gözaltı işlemlerinin uluslararası insan hakları sözleşmeleri bakımından doğurabileceği ihlal risklerine ilişkin bir etki analizi yapılıp yapılmadığını da sordu.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI