CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut: “Meseleyi sadece belediyeler üzerinden ele alırsak kaybederiz”

BirGün Gazetesi’nin hazırladığı “Meryem Ana Evi Direnişi” belgeselinin ikinci gösterimi İstanbul Maltepe’de yapıldı. Gösterimin ardından düzenlenen “Yerel Yönetimler ve Kamusal Gelirler” söyleşisinde, Efes Selçuk’tan yükselen kamusal hak, yerel yönetim ve dayanışma vurgusu Türkiye ölçeğinde tartışıldı. Belediye başkanları, siyasetçiler ve gazeteciler, yerel gelirlerin korunması ve halk iradesine sahip çıkılması çağrısında bulundu.

Mart 31, 2026 - 21:06
CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut: “Meseleyi sadece belediyeler üzerinden ele alırsak kaybederiz”

İZMİR merkezli olarak hazırlanan ve ilk gösterimi İzmir’de yapılan “Meryem Ana Evi Direnişi” belgeseli, ikinci gösterimini İstanbul Maltepe’de gerçekleştirdi. Maltepe Belediyesi ev sahipliğinde, Yaşar Kemal Kültür Merkezi İnce Memed Salonu’nda düzenlenen gösterimin ardından “Yerel Yönetimler ve Kamusal Gelirler” başlıklı bir söyleşi yapıldı.

BirGün Gazetesi muhabiri Aycan Karadağ yönetmenliğinde hazırlanan belgeselin gösterimine ve sonrasındaki söyleşiye; Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen, Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat, CHP Parti Meclisi Üyesi Baran Serhan, Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Av. Oğuzhan Cenan, SOL Parti MYK Üyesi gazeteci Alper Taş, belediye meclis üyeleri, CHP Maltepe İlçe Örgütü temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

Söyleşi, BirGün Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü Yaşar Aydın moderatörlüğünde gerçekleşti. Programa konuşmacı olarak CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel ile gazeteci-yazar Timur Soykan katıldı.

“Halkın Olanın Halkta Kalma Mücadelesi”

Programın açılış konuşmasını yapan Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen, yerel yönetimlere yönelik baskıların doğrudan halkın yönetime katılma hakkını hedef aldığını söyledi. Köymen, “Ekonomik kayyuma direnenler, yerel yönetimlerin nasıl baskı altına alınmak istendiğini, kamusal kaynakların merkeziyetçi anlayışlarla nasıl denetim altına sokulmaya çalışıldığını ve buna karşın halkın nasıl ayağa kalktığını anlatıyor” dedi.

Efes Selçuk’ta verilen mücadelenin yalnızca bir belediye gelirinin korunmasına indirgenemeyeceğini belirten Köymen, “Efes Selçuk’ta verilen mücadele bu nedenle çok kıymetlidir. Çünkü orada savunulan sadece belediye geliri değil, halkın olanın halkta kalması mücadelesidir” ifadelerini kullandı.

“Mesele Sadece Selçuk Değil”

Söyleşinin moderatörü Yaşar Aydın, belgeselin Efes Selçuk’tan başlayan ancak Türkiye’nin birçok yerinde karşılık bulan bir süreci anlattığını vurguladı. Aydın, “Aslında tüm direnişleri bir araya getirmemiz ve buradan politik bir mücadele ortaya çıkarmamız gerekiyor” dedi.

Aydın, kamusal haklara dönük müdahalelerin yalnızca tek bir kesimin meselesi olarak görülemeyeceğini belirterek, “Biz, Selçuk’taki meselenin sadece Selçuk olmadığını, gazetecilerin meselesinin sadece gazeteciler olmadığını, belediye meselesinin sadece belediye başkanları ile sınırlı olmadığını anlamak ve anlatmak zorundayız” diye konuştu.

“Biz Kazandık Çünkü Direnmeyi Öğrendik”

Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Meryem Ana Evi gelirlerinin belediyeden alınmasına karşı gelişen sürecin, kentte ortak bir direniş kültürü yarattığını söyledi. Sengel, “Biz kazandık. İlla sonunda bir şey elde edemeyebilirsiniz ama direnmenin ne demek olduğunu ilkokula giden çocuğa anlattıysanız, halayınızda her partiden emekçi yer aldıysa siz kazandınız demektir” ifadelerini kullandı.

Meryem Ana Evi gelirlerinin belediyeden alınmasının yalnızca bütçesel bir kayıp olmadığını dile getiren Sengel, “Biz, Efes Selçuk’a Meryem Ana Evi gelirlerinin belediyeden alınmasının hem belediyenin hem evlatlarımızın hem de kentin geleceğinin elinden alınması demek olduğunu söyledik” dedi.

Sengel, sürecin kendilerine birlikte hareket etmenin önemini yeniden gösterdiğini belirterek, “Ya elimizden alınanlara hiç sesimizi çıkarmayacaktık ya da direnecektik. Biz hep beraber direndik. İşte kazandığımız şey bu. Bundan sonraki süreçte vazgeçmemeyi öğrendik, bir arada durmayı öğrendik” diye konuştu.

“Bugün Bana, Yarın Sana”

Direnişin yalnızca Efes Selçuk’a özgü bir mesele olmadığını vurgulayan Sengel, yaşananların daha geniş bir kamusal hak tartışmasının parçası olduğunu söyledi. Sengel, “Biz Efes Selçuk’tan şunu anlatmaya çalıştık; bir yerde birisinin canı yanıyorsa, ‘tek başına kurtuluş yok’ diyorsanız, siz de gidip canı yanana sahip çıkmalısınız” dedi.

Kamusal alanlara ve yerel kaynaklara yönelik müdahalelerin farklı alanlarda sürdüğünü belirten Sengel, “Bugün bana, yarın sana mevzusu böyle ilerliyor. Mevzu, Efes Selçuk’un bütçesine el konması değil; mevzu, direnmekten vazgeçmemek. Bu belgesel bunu anlatmak için yapıldı” ifadelerini kullandı.

“Ne Demokrasiye Ne Adalete Sığar”

Gazeteci-yazar Timur Soykan, belgeselin bir ilçenin kendi geçmişine ve geleceğine sahip çıkma mücadelesini anlattığını söyledi. Soykan, “Efes Selçuk’ta doğan, yaşayan vatandaşların o kentin nimetlerinden yararlanması çok doğal değil mi?” diye sordu.

Bir yerel yönetimin gelir kaynaklarının büyük ölçüde elinden alınmasının demokratik açıdan kabul edilemez olduğunu belirten Soykan, “Bir ilçenin halkını cezalandırmak için belediyenin kaynaklarının yüzde 60’ını gasp etmek ne demokrasiye ne adalete sığar” dedi.

Direnişin toplumsal hafızada önemli bir yer tuttuğunu vurgulayan Soykan, “Yıllardır her şeyi yapıyorlar ama insanlar, bu belgeselde izlediğiniz gibi, vazgeçmiyor; direnmeye devam ediyor. Efes Selçuk’ta bize bunu gösteriyor aslında”ifadelerini kullandı.

“Belediyelerimiz Her Şeye Rağmen Hizmet Üretti”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut ise konuşmasında, yerel yönetimlere yönelik baskıların siyasal bir zeminde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bulut, “Asıl sorun, iktidarın kaybettiğini görmesi ve iktidarda kalabilmesinin yolunu arayışından kaynaklanıyor. Bu arayışta ilk hedef belediyeler oldu” dedi.

CHP’li belediyelerin tüm müdahale ve kesintilere rağmen hizmet üretmeye devam ettiğini belirten Bulut, “Pandemide ve depremde Cumhuriyet Halk Partili belediyeler her zaman halka daha yakındı” diye konuştu.

Mücadelenin yalnızca belirli kurumlar ya da aktörler üzerinden yürütülemeyeceğini ifade eden Bulut, “Mücadele bütünlükle olmalı. Haklılığımızın yanında birlikteliği sağlamak gerekiyor. Meseleyi sadece gazetecilerin, belediye başkanlarının üzerinden ele alırsak kaybederiz. O yüzden topyekûn bir birlikteliğe ihtiyacımız var” dedi.

İstanbul’daki gösterim ve söyleşide verilen ortak mesaj, Efes Selçuk’ta başlayan direnişin yalnızca bir ilçe sınırında kalmadığı, yerel yönetimlerin kamusal gelirleri, halk iradesi ve demokratik katılım hakkı etrafında Türkiye geneline yayılan bir tartışmanın simgesine dönüştüğü yönünde oldu.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI