CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu: “Köy halkını toprağından koparamazsınız”

Çorum’un Sungurlu ilçesine bağlı Karakaya Köyü’nde yapılmak istenen taş ocağı ve kırma-eleme tesisine karşı köylülerin bir yıldır sürdürdüğü mücadeleye CHP heyeti destek verdi. Bölgedeki çevresel riskler, tarım ve su kaynaklarına etkiler ile ÇED süreci tartışmaların odağında yer aldı.

Nisan 7, 2026 - 09:36
CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu: “Köy halkını toprağından koparamazsınız”

Çorum’un Sungurlu ilçesine bağlı Karakaya Köyü’nde kurulması planlanan taş ocağı ve kırma-eleme tesisine karşı köylülerin başlattığı hukuki ve toplumsal mücadele devam ediyor. Köylüler, tarım arazileri, su kaynakları ve yaşam alanlarını korumak amacıyla yaklaşık bir yıldır eylemlerini sürdürüyor.

KÖYDE GENİŞ KATILIMLI EYLEM
CHP Doğa Hakları ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, köyü ziyaret ederek eyleme destek verdi. Eyleme ayrıca CHP Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız, CHP İl Başkanı Av. Dinçer Solmaz, çeşitli siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve çevre köylerden vatandaşlar katıldı.

Rızvanoğlu, köy muhtarı Tayfun Tunç, dernek başkanı Servet Demirkaya ve köy halkından bilgi alarak talepleri dinledi ve destek mesajı verdi.

“KÖY HALKININ HAKLI MÜCADELESİNİN YANINDAYIZ”

CHP İl Başkanı Av. Dinçer Solmaz, basın açıklamasında, “Karakaya köyünde doğayı katletmek isteyenlere karşı köylülerimizin haklı mücadelesinde omuz omuza olmaya devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

“BU PROJE DOĞAYA VE YAŞAMA ZARAR VERECEK”
CHP Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız ise projenin çevresel etkilerine dikkat çekerek, “Bu proje tarım arazilerini olumsuz etkileyecek, suyu kirletecek ve köylüleri sağlıksız koşullarda yaşamaya zorlayacaktır.” dedi.

Tahtasız, taş ocağının köye yalnızca 180 metre mesafede planlandığını belirterek, “Köylüler dinamit sesleri ve yoğun toz altında yaşamaya mahkum edilecek.” ifadelerini kullandı.

“KÖY HALKININ CAN GÜVENLİĞİ RİSK ALTINDA”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, proje alanının köy yerleşimine çok yakın olduğunu vurgulayarak, “Bu proje köyün tam ortasında patlatmalar yapılması anlamına geliyor. Köylülerin can güvenliği riske atılıyor.” dedi.

Rızvanoğlu, “Bu alan yalnızca bir proje sahası değil; tarımın, hayvancılığın ve yaşamın merkezidir. Bu karar köyü yok saymaktır.” diye konuştu.

“BU, İNSANLARI TOPRAĞINDAN KOPARMAKTIR”
Rızvanoğlu açıklamasında, “Bir yıldır ‘Toprağımızı terk etmiyoruz’ diyen köylülerin sesi duyulmuyor. Bu proje insanları doğduğu topraklardan koparmaktır.” ifadelerini kullandı.

Projeye karşı hukuki sürecin sürdürüleceğini belirten Rızvanoğlu, “Bu hukuksuz ÇED kararına karşı Danıştay’da mücadele edeceğiz.” dedi.

BİLİRKİŞİ RAPORUNA TEPKİ
Karakaya Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Servet Demirkaya ise bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını belirtti. Demirkaya, “Raporda meyvecilik yok deniyor ancak bölgede 21 bin metrekarelik organik armut bahçesi bulunuyor.” dedi.

Su kaynaklarına ilişkin değerlendirmelerin de hatalı olduğunu ifade eden Demirkaya, köyde su yetersizliği bulunduğunu ve bazı kaynaklarda arsenik tespit edildiğini söyledi.

“YILDA 140 BİN KAMYON TAŞ TAŞINACAK”
Demirkaya, projeyle yılda 3 milyon 500 bin ton taş çıkarılmasının planlandığını belirterek, bunun yaklaşık 140 bin kamyon seferine karşılık geldiğini ifade etti. Bu yoğunluğun hem köy yollarını hem de D-190 karayolunu olumsuz etkileyeceğini vurguladı.

KÜLTÜREL VE DOĞAL ALANLAR TEHLİKEDE
 Proje alanı çevresinde “Yorgun Baba” inanç yeri, bir tümülüs ve Vahid Efendi Türbesi bulunduğunu belirten Demirkaya, bu alanların raporda yeterince dikkate alınmadığını kaydetti.

Köylüler ve destek veren heyet, projenin tarım, su kaynakları ve köy yaşamı üzerinde geri dönülmez zararlar doğuracağını belirterek, ÇED olumlu kararının iptal edilmesini talep etti.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI