CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal: “Önce siyasi ahlak, siyasetin finansmanı ve etik kanunu”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal: “Önce siyasi ahlak, siyasetin finansmanı ve etik kanunu”

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, TBMM’nin 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında CUMHA Cumhur Haber Ajansı Genel Koordinatörü Hüseyin Bekar’ın sorularını yanıtladı. Sarıbal; belediye başkanlarına yönelik gözaltı yöntemlerinden fon krizine, yeni anayasa tartışmalarından siyasi etik düzenlemesine ve Bursaspor’un hedeflerine kadar gündemdeki başlıkları değerlendirdi.

Ekim 2, 2026 - 13:49
Ekim 2, 2026 - 13:51

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 28. Dönem 5. Yasama Yılı’nın açılışı dolayısıyla CUMHA Cumhur Haber Ajansı’na özel açıklamalarda bulunan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Türkiye’nin siyasi ve ekonomik gündemini değerlendirdi. CUMHA Cumhur Haber Ajansı Genel Koordinatörü Hüseyin Bekar’ın sorularını yanıtlayan Sarıbal; belediye başkanlarına yönelik operasyonlar, fon piyasasında yaşanan kriz, yeni anayasa tartışmaları, siyasi etik düzenlemesi ve Bursaspor’un hedefleri hakkında konuştu.

“Gözaltı yöntemlerini reddediyoruz”

Belediye başkanlarına yönelik operasyonların yöntemini eleştiren Sarıbal, yargılamaya karşı olmadıklarını ancak gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin uygulanma biçimine itiraz ettiklerini söyledi.

Sarıbal, “Elbette herkes yargılanabilir. Bunu her zaman söyledik, yine söylüyoruz. Ama tutuksuz yargılama diye bir yöntem varsa, açılmış bir dava varsa kişi çağrılır, mahkemede sorgulanır ve süreç devam eder.” ifadelerini kullandı.

Belediye başkanlarının kamu görevlisi olduğuna dikkati çeken Sarıbal, “Hemen neden gözaltı? Davalar açılabilir, davalar sürdürülebilir. Masumiyet karinesi diye bir kavram var. O davalar sonucunda bir hüküm ortaya çıkarsa elbette gereği yapılır.” dedi.

Sarıbal, operasyonların siyasi amaç taşıdığı görüşünü dile getirerek, “Onlarca belediyeye, belediye başkanına bunu yapmak artık tek bir şeyi akıllara getiriyor. İktidarın kendi elinde olmayan belediyeleri ele geçirme operasyonları olarak değerlendirilebilir.” şeklinde konuştu.

Yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı konusunda da eleştirilerde bulunan Sarıbal, “Bunu reddediyoruz, doğru bulmuyoruz. Yargılama tamam ama gözaltı, tutuklama, adil yargılama yöntemleri, etik değerler, ahlak ve vicdan gözetilmeli.” ifadelerini kullandı.

“Bu fon meselesi bir devlet krizidir”

Fon piyasasında yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sarıbal, konunun yalnızca finans piyasaları üzerinden ele alınamayacağını savundu.

Sarıbal, “Çok net söylüyorum, bu fon meselesi bir devlet krizidir. İçinde siyasetçiler var mı? Var. BDDK, SPK, Takasbank, devletin kurumları ve bürokrasi var mı? Var. Şirketler var mı? Var. O zaman ticaret, siyaset ve devlet bürokrasisi hepsi bunun içinde.” dedi.

Fon işlemlerinin denetimi ve kamu kurumlarının sorumluluğu konusunda eleştirilerini sürdüren Sarıbal, sürecin bütün yönleriyle araştırılması gerektiğini ifade etti.

“Halk soyuldu ve şimdi bu halkın soyulmasının bedelini yine halka ödetirlerse bu çok ağır ve çok vahim olur.” diyen Sarıbal, para hareketlerinin yurt içi ve yurt dışı bağlantılarıyla ortaya çıkarılması gerektiğini belirtti.

Sarıbal, “O paraları, o yolsuzluğu, o soygunu kim ve kimler yaptıysa mutlaka ve mutlaka açığa çıkarılmalı. Yurt içi ve yurt dışı bütün bağlantıları ortaya çıkarılmalı.” ifadelerini kullandı.

Krizin maliyetinin vatandaşlara yüklenmemesi gerektiğini belirten Sarıbal, “Bu işin sorumlusu halk değildir.” dedi.

“Anayasa toplumda tartışılmalı”

TBMM’nin yeni yasama döneminde gündeme gelmesi beklenen anayasa çalışmalarını da değerlendiren Sarıbal, anayasanın geniş toplumsal katılımla hazırlanması gerektiğini söyledi.

Sarıbal, “Anayasa, toplumsal sözleşme dediğiniz 86 milyon insanı, hayatın her alanını ilgilendiren bir yapı. Hangi gizli kapılar arkasında örülüyor? Diğer kanunlar gibi komisyonlara gelip bir anda üç beş gün içerisinde çıkarılacak bir iş değil.” diye konuştu.

Sivil toplum kuruluşları, demokratik kitle örgütleri, meslek odaları, üniversiteler, akademisyenler ve hukukçuların sürece dahil edilmesi gerektiğini ifade eden Sarıbal, anayasa yapımının uzun soluklu bir toplumsal tartışmayı gerektirdiğini kaydetti.

Sarıbal, “Bir ülkenin anayasası bir günde, on günde birilerinin yazmasıyla olmaz. Bu toplumda tartışılır. Önermeler gelir. Toplumun bütün kesimleri bununla ilgili düşüncelerini söyler. Harmanlanır. Altı ay sürer, bir yıl sürer, iki yıl sürer, bazen üç yıl sürer.” ifadelerini kullandı.

Anayasanın yalnızca siyasi partilerin değil toplumun tamamının sözleşmesi olması gerektiğini vurgulayan Sarıbal, “Toplumsal sözleşme, halkın gözü önünde, kitlelerin tartışmasıyla, 86 milyonun en yüksek oranda beklentisinin karşılığıyla olur.” dedi.

“Önce siyasi ahlak ve etik kanunu”

Türkiye’de kamu kaynaklarının kullanımı ve siyasetin finansmanı konusunda kapsamlı düzenlemelere ihtiyaç bulunduğunu savunan Sarıbal, vatandaşların ödediği vergilerin nasıl kullanıldığını denetleyebilmesi gerektiğini belirtti.

Sarıbal, “Bu ülkede 86 milyon insanın sabahtan akşama kadar sırtından vergi toplanıyor. Bu topraklarda para sorunu yok. İnsanlar vergi veriyor ama denetleyemiyor. İnsanlar vergi veriyor ama sorgulayamıyor.” dedi.

Yeni anayasa tartışmalarının yanında siyasi etik düzenlemesinin de gündeme alınması gerektiğini söyleyen Sarıbal, “Anayasa önemli ama demokratik, sivil bir anayasa. Ondan da önce bir siyasi ahlak, siyasi etik ve siyasetin finansmanı kanunu mutlaka ama mutlaka geçmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Milletvekilleri, belediye başkanları ve bakanların mal varlığı değişimlerinin denetlenebilir olması gerektiğini belirten Sarıbal, “Bir milletvekilinin zenginleşmesi, belediye başkanının zenginleşmesi, bakanın zenginleşmesi; bunların tümünün denetlenmesi gerekiyor.” diye konuştu.

Sarıbal, sözlerini “Önce siyasi ahlak, siyasetin finansmanı ve etik kanun. Bu kadar net.” ifadeleriyle sürdürdü.

“Bursaspor Süper Lig’e çıkacak”

Röportajın sonunda Bursa ve Bursaspor’a ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Sarıbal, kulübün şehir açısından önemli bir spor kültürünü temsil ettiğini söyledi.

Sarıbal, “Bursa’nın tarihsel olarak bir futbol ve spor birikimi var. Şampiyon olmuş bir takımımız. Dolayısıyla altyapısı, kültürü ve seyircisiyle bir futbol kültürü var.” dedi.

Bursaspor’un geleceğine ilişkin beklentisini paylaşan Sarıbal, “Ben Bursaspor’un Süper Lig’e çıkacağına inanıyorum. Bursaspor’a başarılar diliyorum.” ifadelerini kullandı.