CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu: “23 Nisan’da çocukların korunamadığı bir tabloyla karşı karşıyayız”
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, 23 Nisan mesajında Türkiye’de çocukların karşı karşıya olduğu risklere dikkat çekti. Çocuk işçiliği, MESEM uygulamaları ve son yaşanan olaylar üzerinden değerlendirmelerde bulunan Karasu, “Çocukların yeri üretim bantları değil, okullardır” diyerek çağrıda bulundu.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada, çocuk hakları ve çocukların korunmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karasu, “23 Nisan, bir bayram olmanın ötesinde; bir ülkenin geleceğini çocukların özgür, eşit ve onurlu yaşam hakkı üzerine kurma iradesidir.” ifadelerini kullandı.
Karasu, Türkiye’de çocukların güvenliğine ilişkin ciddi sorunlar bulunduğunu belirterek, “Bugün Türkiye’de çocukluğun korunamadığı, aksine sistematik biçimde aşındırıldığı ağır bir tabloyla karşı karşıyayız.” dedi. Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşanan olaylara dikkat çeken Karasu, “O çocuklar yalnızca yaşamdan koparılmadı, çocukluklarından ve geleceklerinden de koparıldı.” değerlendirmesinde bulundu.
“Çocuklar sistematik biçimde geleceksizleştiriliyor”
Çocukların karşı karşıya olduğu sorunlara değinen Karasu, “Bugün çocuklar sömürülüyor, çocuklar öldürülüyor, çocuklar güvencesizleştiriliyor ve sistematik biçimde geleceksizleştiriliyor.” ifadelerini kullandı. Bu nedenle birçok ailenin 23 Nisan’ı endişe ve üzüntü içinde karşıladığını belirtti.
Çocuk işçiliğinin yapısal bir sorun haline geldiğini vurgulayan Karasu, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) üzerinden yapılan uygulamalara dikkat çekti. Karasu, “Çocuklar ‘eğitim’ adı altında haftanın 4-5 günü üretim alanlarında çalıştırılarak eğitimden koparılıyor.” dedi. 2025 yılı içinde en az 94 çocuğun iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini belirten Karasu, bu durumun “çocukluğun sistemli biçimde yok sayıldığının en ağır kanıtı” olduğunu ifade etti.
Uluslararası raporlara atıf yaptı
Karasu, uluslararası kuruluşların değerlendirmelerine de değinerek, “ILO çocuk işçiliğini çocuğun eğitim hakkını ortadan kaldıran bir durum olarak tanımlar. UNICEF bunu gelişime yönelik temel tehditlerden biri olarak görür.” dedi. Avrupa Konseyi’nin ise çocukların erken yaşta işgücüne katılımını “modern sömürünün kurumsallaşmış biçimi” olarak değerlendirdiğini aktardı.
Türkiye’de çocukların farklı sektörlerde ağır koşullarda çalıştırıldığını belirten Karasu, “Atölyelerde, sanayi sitelerinde, tarım alanlarında çocuklar çırak, stajyer ya da kursiyer adı altında çalıştırılıyor.” ifadelerini kullandı. Bu tabloya ilişkin sorumluluğun siyasi tercihlerle bağlantılı olduğunu savundu.
“Çocukların yeri okullardır”
Milli Eğitim Bakanlığı ve diğer kurumların politikaları arasında çelişki olduğunu ifade eden Karasu, “Bir yanda çocuklar üretim sürecine çekiliyor, diğer yanda çocuk işçiliğiyle mücadele söylemi dile getiriliyor.” dedi.
CHP olarak çözüm önerilerini de paylaşan Karasu, “Çocuk emeğine son verecek, MESEM başta olmak üzere çocukları üretim sürecine iten uygulamaları kaldıracağız.” açıklamasında bulundu. Karasu, “Çocukların yeri atölyeler, fabrikalar ve üretim bantları değil; okulları ve özgürce gelişebilecekleri yaşam alanlarıdır.” dedi.
Karasu açıklamasını, “Bu ülkenin hiçbir çocuğu yoksulluğa, sömürüye ve karanlığa terk edilmeyecek. Çocukların güldüğü bir Türkiye mümkündür.” sözleriyle tamamladı.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI