CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu: “İş cinayetleri siyasi tercihin sonucu emeği korumayan düzende yaşam yok sayılıyor”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, 28 Nisan Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü kapsamında yaptığı açıklamada Türkiye’de iş cinayetlerinin önlenebilir olduğunu vurgulayarak, denetimsizlik, taşeronlaşma ve maliyet odaklı politikaların işçi yaşamını tehdit ettiğini belirtti ve yeni bir çalışma rejimi çağrısında bulundu.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, 28 Nisan Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında, iş cinayetlerinin politik tercihlerin sonucu olduğunu ifade etti. Karasu, “İş cinayetleri siyasi bir tercihin sonucudur: Emek korunmuyor, yaşam yok sayılıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Karasu, 28 Nisan’ın Uluslararası Çalışma Örgütü tarafından “Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü”, sendikalar tarafından ise “İş Kazalarında Hayatını Kaybeden İşçileri Anma Günü” olarak kabul edildiğini hatırlatarak, “Bu gün, kayıpların istatistik olarak görülmesini reddeden bir anlam taşımaktadır” dedi.
“İŞ CİNAYETLERİ ÖNLENEBİLİR”
Uluslararası Çalışma Örgütü verilerine dikkat çeken Karasu, iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenebilir olduğunu belirtti. Karasu, “Son 3 ayda 432 işçi, 2013’ten 2026’ya kadar ise 24 bin 860 kişi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi” bilgisini paylaşarak mevcut tabloyu “kara tablo” olarak nitelendirdi.
Karasu, Türkiye’deki çalışma düzenine ilişkin eleştirilerinde, “Üretim ve kar baskısı, taşeronlaşma, denetimsizlik ve maliyet odaklı yaklaşım işçinin yaşam hakkını geri plana itmiştir” ifadelerini kullandı.
ÇOCUK İŞÇİLİĞİ VURGUSU
Çocuk emeğine ilişkin verileri de paylaşan Karasu, “MESEM kapsamında 2025 yılında 94 çocuk iş cinayetlerinde hayatını kaybetti, 2013’ten bu yana en az 852 çocuk yaşamını yitirdi” dedi. Karasu, çocukların üretim süreçlerine dahil edilmesini “yoksulluğun kuşaktan kuşağa aktarımı” olarak değerlendirdi.
“DENETİMSİZLİK VE MEVZUAT YETERSİZ”
Karasu, mevcut yönetim anlayışını eleştirerek, “AKP iktidarının işçiyi işverenin insafına terk eden, denetimleri yeterince yapmayan ve mevzuatı kağıt üzerinde bırakan tutumu iş cinayetlerinde etkili olmuştur” ifadelerini kullandı.
Yeni bir çalışma düzenine ihtiyaç olduğunu vurgulayan Karasu, “Emeği koruyan, iş güvenliğini temel hak olarak kabul eden, denetimi güçlendiren ve sendikal örgütlenmeyi özgürleştiren kamucu bir rejime ihtiyaç vardır” dedi.
“SOSYAL ADALET İÇİN YAŞAM HAKKI ESAS ALINMALI”
Karasu açıklamasında, “İşçilerin yaşam hakkını esas alan bir düzen kurulmadan sosyal adalet sağlanamaz” değerlendirmesinde bulundu.
Eskişehir’den Ankara’ya yürüyen madencilerin mücadelesine de değinen Karasu, bu sürecin “emeğin geleceğini savunan bir çağrı” olduğunu ifade etti.
Karasu, açıklamasının sonunda, “İş cinayetlerinde hayatını kaybeden tüm işçi ve emekçileri saygı ve rahmetle anıyorum” dedi.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI