DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen: “Emeklilerimiz Bu Hayat Standardını Hak Etmiyor”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen: “Emeklilerimiz Bu Hayat Standardını Hak Etmiyor”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Halk TV’de en düşük emekli aylığına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak emeklilerin geçim koşullarının her geçen gün ağırlaştığını söyledi. Bütçe kaynaklarının bulunduğunu ancak önceliklerin farklı alanlara yönlendirildiğini savunan Ekmen, sosyal güvenlik sisteminde kapsamlı bir reform yapılması gerektiğini ifade etti.

Temmuz 24, 2026 - 17:51

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Halk TV’de Gülşah Ekinci’nin sunduğu programa konuk olarak en düşük emekli aylığına ilişkin düzenlemeyi değerlendirdi. Ekmen, emeklilerin giderek ağırlaşan ekonomik koşullar altında yaşam mücadelesi verdiğini belirterek mevcut maaş seviyelerinin insanca yaşam için yeterli olmadığını söyledi.

“Emekliler Artık Temel İhtiyaçlarını Karşılayamıyor”

Emeklilerin alım gücündeki düşüşe dikkat çeken Ekmen, “Bugün belirlenen en düşük emekli aylığı asgari ücretin çok altında, açlık sınırının yaklaşık üçte ikisine, yoksulluk sınırının ise beşte birine karşılık geliyor. Emeklilerimiz artık şehir içinde dahi rahatça hareket edemiyor çünkü bir yerden bir yere gitmenin dahi ciddi bir maliyeti var. Eskiden arkadaşlarıyla kıraathanelerde oturup çay içebilen insanlar bugün 20 liralık bir çayın hesabını yapmak zorunda kalıyor.” dedi.

Ekmen, “Torununa harçlık veremeyen, yıllarca bu ülkeye çalışıp prim ödeyen emeklilerimiz bugün yeterli beslenemiyor, sağlık hizmetlerine erişmekte zorlanıyor. Haftalık yalnızca 500 gram kıyma alabildiğini, onu da 50’şer gramlık porsiyonlara ayırarak tükettiğini söyleyen emeklilerimiz var. Gün ortasında pazara çıkamıyorlar, kapanış saatinde satılamayan ürünleri yarı fiyatına alabilmek için bekliyorlar. Bu tablo, emeklilerimizin içine itildiği yoksulluğun en somut göstergesidir.” ifadelerini kullandı.

“Sorun Bütçe Değil, Siyasi Tercihtir”

Hükûmetin bütçe politikalarını eleştiren Ekmen, “Türkiye’nin bütçe sorunu yok, tercih sorunu var. Bu yıl yalnızca faiz ödemeleri için yaklaşık 3 trilyon lira ayrıldı. Garanti ödemeleri için milyarlarca lira harcanıyor. Özellikle deprem bölgesinde davetiye usulü verilen ihalelerin önemli bölümü daha sonra büyük indirimlerle taşeronlara devrediliyor.” diye konuştu.

Ekmen, “Aynı düzenlemenin son aşamasında ise Akkuyu Nükleer Santrali için çok büyük bir vergi muafiyeti getirildi. Bunun bütçeye maliyetinin ne kadar olduğu açıklanmıyor ancak muhtemelen milyarlarca dolarlık bir kamu gelirinden vazgeçiliyor. Emekliye birkaç bin liralık artış çok görülürken, böylesine büyük kaynaklardan feragat ediliyor. Demek ki mesele para değil, mesele siyasi tercihtir. Bu iktidar emekliyi değil, faizciyi, rantiyeciyi, garanti ödemelerini ve ayrıcalıklı kesimleri tercih ediyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“23 Bin Lirayla İnsanca Yaşamak Mümkün Değildir”

Artan kira ve yaşam maliyetlerine işaret eden Ekmen, “Anadolu’nun en mütevazı şehirlerinde dahi 15-20 bin liranın altında kira bulmak neredeyse imkânsız hale gelmiştir. Emekli maaşı 23 bin lira olsa, bir emekli bunun büyük bölümünü kiraya verdiğinde geriye yaşamını sürdürecek bir gelir kalmıyor. Torununa harçlık veremediği gibi ilacının katkı payını dahi ödeyemiyor.” dedi.

Ekmen, “Emekliler artık çay ocaklarında değil, şehir parklarında oturuyor. Çünkü en mütevazı çay ücretini bile karşılayamıyorlar. Pek çok emekli sigortası kesilmesin diye kayıt dışı çalışmak zorunda kalıyor ve iş kazalarında hayatını kaybediyor. Bu, ömrünü çalışarak geçirmiş insanların hak ettiği bir yaşam değildir.” ifadelerini kullandı.

“Sosyal Güvenlik Sisteminde Kapsamlı Düzenleme Şart”

Emekli maaşları arasındaki farklılıklara da değinen Ekmen, “Hayatı boyunca en yüksek primi ödemiş işçi emeklileri, maaş hesaplama sistemindeki adaletsizlik nedeniyle bugün en düşük maaşı alan kesimlerden biri haline geldi. Aynı şartlarda çalışan başka bir kişi 45 bin lira emekli maaşı alırken, yıllar önce emekli olan biri 23 bin lirayla yaşam mücadelesi veriyor.” dedi.

Ekmen, “İlk aylık bağlama oranları ciddi şekilde düşürüldü. Daha sonra bu maaşlar enflasyon karşısında korunamıyor, TÜİK’in enflasyon hesaplama yöntemi nedeniyle emeklinin gerçek alım gücü her geçen gün daha da eriyor. Üstelik bu düzenleme yalnızca en düşük SGK emeklisini kapsamıyor; Bağ-Kur emeklileri ile dul ve yetim aylığı alan milyonlarca vatandaşımız bu artışlardan yeterince yararlanamıyor. Yaklaşık 25 milyon insanı ilgilendiren bu tablo artık sosyal güvenlik sisteminin köklü biçimde ele alınmasını zorunlu kılıyor. Emeklilerimiz bu hayat standardını hak etmiyor.” sözleriyle değerlendirmesini tamamladı.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI