MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mevlüt Karakaya: “Terör örgütü bütün unsurlarıyla tasfiye edilecek”

MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mevlüt Karakaya: “Terör örgütü bütün unsurlarıyla tasfiye edilecek”

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Prof. Dr. Mevlüt Karakaya, partisinin Ankara İl Başkanlığı 15. Olağan Kongresi’nde Ankara’nın tarihî öneminden küresel risklere, MHP’nin siyasi çizgisinden Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi ve “Terörsüz Türkiye” hedefine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Karakaya, “Silahlar teslim edilecek, terör örgütü bütün unsurlarıyla tasfiye edilecek, terörün siyasete düşen gölgesi kaldırılacak.” dedi.

Eylül 20, 2026 - 21:39


Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Prof. Dr. Mevlüt Karakaya, MHP Ankara İl Başkanlığı 15. Olağan Kongresi’nde yaptığı konuşmada Ankara’nın Millî Mücadele ve Cumhuriyet tarihindeki yerini, dünyada değişen güvenlik ve ekonomi koşullarını, MHP’nin siyasi yaklaşımını ve “Terörsüz Türkiye” hedefini değerlendirdi.

Kongrenin düzenlenmesinde görev alanlara teşekkür eden Karakaya, Ankara İl Başkanı Alparslan Doğan ile ilçe başkanları ve teşkilat yöneticilerine teşekkürlerini iletti.

“Ankara devlet aklının ve millî iradenin başkentidir”

Ankara’nın Türk tarihi açısından taşıdığı öneme dikkati çeken Karakaya, kentin Hacı Bayram-ı Veli’den Ahilik kültürüne, Millî Mücadele’den Cumhuriyet’in kuruluşuna uzanan tarihî birikimine işaret etti.

Ahilik Haftası dolayısıyla esnaf, sanatkâr ve iş dünyasına ilişkin mesaj da veren Karakaya, “Milliyetçi Hareket Partisi olarak her zaman esnafımızın, sanatkârımızın ve iş insanlarımızın yanında olduğumuzu, olmaya da devam edeceğimizi ifade etmek istiyorum.” dedi.

27 Aralık 1919’da Mustafa Kemal Paşa’nın Ankara’ya gelişini ve Seymenlerin karşılamasını hatırlatan Karakaya, Millî Mücadele’nin Ankara’dan yönetildiğini belirterek şunları söyledi:

“Ankara Türk milletinin makûs talihinin yenildiği, ‘yeter artık’ denilerek ayağa kalkılan derenin, tepenin ve dağların adıdır. Cumhuriyet bu şehirde kuruldu. Ankara devlet aklının ve millî iradenin başkentidir.”

Karakaya, Ankara’da siyaset yapmanın MHP kadroları açısından ayrıca sorumluluk taşıdığını belirterek kongrede göreve seçilecek kadrolara başarı dileklerini iletti.

Küresel risklere dikkat çekti

Konuşmasının küresel gelişmelere ilişkin bölümünde teknoloji, ekonomi, siyaset, çevre ve sosyal yaşamda yaşanan değişimlere değinen Karakaya; jeoekonomik çatışmalar, devletler arası silahlı çatışmalar, toplumsal kutuplaşma, dezenformasyon, yapay zekânın olumsuz sonuçları, siber saldırılar ve ekonomik eşitsizlikleri risk başlıkları arasında sıraladı.

Karakaya, “Tehdit sadece sınırlarımıza yaklaşan bir ordu değildir. Bazen bir savaşla, bazen ekonomik bir kararla, bazen bilgisayar ekranından yapılan siber saldırıyla, bazen de toplumun içine bırakılan yalanla karşımıza çıkabilmektedir.” ifadelerini kullandı.

Ülkelerin değişen risklere karşı hazırlıklı olması gerektiğini savunan Karakaya, konuşmasında ormanda bir aslandan kaçmaya çalışan iki arkadaşın hikâyesini anlattı. Hikâyedeki “Aslandan hızlı koşmam gerekmiyor. Senden bir adım önde olmam yeter.” sözünden hareketle küresel rekabeti değerlendiren Karakaya, krizleri önceden gören ve kurumlarını güçlendiren ülkelerin risklerin etkilerini azaltabileceğini söyledi.

Karakaya, küresel risklerin yalnızca ülkeler arasındaki rekabet çerçevesinde değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Küresel riskler karşısında yalnızca yanımızdakini geçmeye çalışmak, insanlığı kurtarmaz. Sonunda aslan hepimizi yakalayabilir.” dedi.

“Millî değerler siyasetimizin değişmeyen çerçevesidir”

MHP'nin Türk milliyetçiliğine dayanan siyasi çizgisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karakaya, değişen şartların yeni politika ve yöntemleri beraberinde getirebileceğini ancak temel değerlerin değişmeyeceğini söyledi.

Karakaya, “Millî değerler bizim siyasetimizin değişmeyen çerçevesidir. Siyaset stratejimizin ana omurgası da budur. Bu omurga değişmez. Değişen şartlardır, ihtiyaçlardır, tehditlerdir.” ifadelerini kullandı.

Şartlara, ihtiyaçlara ve ortaya çıkan tehditlere göre politikalar ile yöntemlerin yeniden uyarlanabileceğini belirten Karakaya, “Milliyetçiliğimizi, ülkücülüğümüzü kimseyle tartışmayız. Bizim onaylanmak gibi bir derdimiz olamaz. Muhatabımız tektir, o da millettir.” dedi.

Ülkücü hareketin geçmişte yaşadığı siyasi ve toplumsal mücadelelere değinen Karakaya, Yusuf İmamoğlu başta olmak üzere hayatını kaybeden ülkücü isimleri hatırlattı.

Bahçeli’nin siyasi kararlarını anlattı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yaklaşık 30 yıllık siyasi mücadelesini “devlet aklı, öngörü ve siyasi fedakârlık” kavramları üzerinden değerlendiren Karakaya, konuşmasında 2002, 2007 ve 2015 yıllarındaki siyasi gelişmeler ile 15 Temmuz darbe girişimi ve Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi süreçlerine ilişkin partisinin yaklaşımını aktardı.

Karakaya, 2002'de erken seçim kararına giden süreçle ilgili olarak Bahçeli'nin iktidarda kalmayı değil seçmenin kararına başvurmayı tercih ettiğini savundu. MHP'nin seçim sonucunda Meclis dışında kaldığını hatırlatan Karakaya, “Kendi siyasi geleceğini değil, Türk demokrasisinin ve Türk milletinin geleceğini tercih etti. İşte ‘Önce ülkem ve milletim’ anlayışı budur.” dedi.

2007'deki cumhurbaşkanlığı seçimi sürecini de değerlendiren Karakaya, MHP milletvekillerinin Meclis'teki seçime katılmasıyla toplantı yeter sayısının sağlandığını hatırlatarak partisinin tutumunu şöyle anlattı:

“MHP kendi adayını çıkardı. Kendi siyasi görüşünden vazgeçmedi. Fakat milletin Meclisinin karar vermesini sağladı. Çünkü demokrasi yalnız istediğiniz sonucun çıkması değildir. Demokrasi, millî iradenin tecellisine yol vermektir.”

2015 seçimlerinin ardından yaşanan sürece ilişkin değerlendirme

Karakaya, 7 Haziran 2015 seçimlerinin ardından yürütülen koalisyon görüşmelerine de değindi. MHP'nin o dönemde koalisyona katılmamasını güvenlik gelişmeleri üzerinden değerlendiren Karakaya, partisinin kurulmak istendiğini öne sürdüğü bir siyasi senaryonun parçası olmadığını savundu.

Karakaya, “Bazen devlet adamlığı bir görevi kabul etmekte değil, arkasındaki hesabı görerek reddedebilmektedir.” ifadesini kullandı.

Konuşmanın bu bölümünde Karakaya’nın 2002 ve 2015 süreçlerine ilişkin değerlendirmeleri, MHP'nin ve Karakaya'nın siyasi yorum ve iddiaları olarak aktarıldı.

“15 Temmuz'da darbe girişiminin karşısında durdu”

15 Temmuz 2016'daki darbe girişimine ilişkin de konuşan Karakaya, Bahçeli'nin darbe girişiminin karşısında ve seçilmiş hükûmetin yanında tutum aldığını söyledi.

Karakaya, “Devlet tehlikedeyken muhalefet hesabı yapılmaz. Önce devlet korunur. Önce millet savunulur.” ifadelerini kullandı.

Bahçeli'nin Yenikapı'daki mitinge katılımını da hatırlatan Karakaya, bu tutumu siyasi farklılıkların üzerinde bir millî birlik iradesi olarak değerlendirdi.

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi değerlendirmesi

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'ne geçiş sürecini de ele alan Karakaya, Bahçeli'nin fiilî durum ile hukukî düzen arasındaki uyumsuzluğun giderilmesi gerektiği görüşüyle sorumluluk aldığını ve Cumhur İttifakı'nın kurulmasına öncülük ettiğini ifade etti.

Karakaya, sistemin amacının günlük siyasi kazanç olmadığını savunarak, “Ülkenin yeniden hükûmet krizlerine sürüklenmesini önlemekti.” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'nin yönetimde istikrar ve hızlı karar alma kapasitesi sağladığını belirten Karakaya; Irak'ın kuzeyindeki operasyonlar, Suriye sınırındaki gelişmeler, Doğu Akdeniz, Karabağ ve savunma sanayisindeki çalışmaları bu çerçevede sıraladı.

“Terörsüz Türkiye en büyük tarihî sorumluluktur”

Konuşmasının önemli bölümünü “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan sürece ayıran Karakaya, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bu konuda siyasi sorumluluk üstlendiğini söyledi.

Karakaya, Bahçeli'nin siyasi tepkileri göze alarak hareket ettiğini savunarak, “Gerçek lider, yalnızca tabanının duymak istediği sözleri söyleyen kişi değildir. Gerçek lider, gerektiğinde milletinin geleceği için en zor sözü söyleyebilen ve en ağır siyasi bedeli göze alabilen kişidir.” ifadelerini kullandı.

Sürecin niteliğine ilişkin MHP'nin yaklaşımını aktaran Karakaya, şöyle konuştu:

“Terörsüz Türkiye teslimiyet değildir. Taviz değildir. Pazarlık değildir. Devletin geri çekilmesi hiç değildir. Terörsüz Türkiye; devletin terörü silahıyla, uzantılarıyla ve beslendiği bütün alanlarla tasfiye edecek güce ulaştığının ilanıdır.”

İYİ Parti ve Zafer Partisi yöneticilerine eleştiri

Karakaya, konuşmasında İYİ Parti ve Zafer Partisi yöneticilerinin “Terörsüz Türkiye” sürecine yönelik eleştirilerine de yanıt verdi. Muhalefet partilerinin geçmişteki siyasi tutumlarıyla bugünkü açıklamaları arasında çelişki bulunduğunu savunan Karakaya, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun geçmişte HDP'nin kapatılması tartışmalarındaki yaklaşımını hatırlattı.

Karakaya, “Dün, terör örgütünün siyasi uzantısı hakkında ‘hukuk’ ve ‘demokrasi’ istiyordunuz. Bugün ise terör örgütünün silah bırakmasını, feshedilmesini ve bütün unsurlarıyla tasfiye edilmesini hedefleyen iradeyi teslimiyetle suçluyorsunuz. Hangisi doğru? Dünkü sözünüz mü? Bugünkü öfkeniz mi? Yoksa durduğunuz yere göre değişen siyasi hesabınız mı?” diye konuştu.

İYİ Parti ve Zafer Partisi yöneticilerine yönelik eleştirilerini sürdüren Karakaya, Altılı Masa dönemindeki siyasi iş birliklerini hatırlatarak muhalefetin bugünkü yaklaşımını sorguladı. Karakaya'nın bu bölümde dile getirdiği değerlendirmeler ve siyasi bağlantılara ilişkin ifadeler kendi iddia ve eleştirileri olarak konuşma metninde yer aldı.

“Devlet geri çekilmiyor”

Ankara İl Kongresi'nden “Terörsüz Türkiye” hedefini bir kez daha vurguladıklarını belirten Karakaya, sürece ilişkin MHP'nin yaklaşımını şu sözlerle açıkladı:

“Terör örgütü tasfiye ediliyor. Silah bırakılmadan hiçbir hüküm uygulanmıyor. Devlet geri çekilmiyor. Devlet, elli yıldır milletimizin kanını döken terör belasından geriye ne kalmışsa temizliyor. Terör örgütü kapanacak. Silahlı yapılar ortadan kalkacak.”

TBMM'de faaliyet gösteren siyasi partilerin de terörle aralarına mesafe koyması gerektiğini savunan Karakaya, “Türkiye Büyük Millet Meclisinde siyaset yapan bütün partiler de terörün gölgesinden çıkarak gerçek anlamda birer Türkiye partisi olmak zorunda kalacaktır.” dedi.

Karakaya, MHP'nin temel ilkelerine ilişkin olarak da “Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter yapısını tartışmayız. Millî egemenliğimizi pazarlık konusu yapmayız. Vatanımızdan, bayrağımızdan ve milletimizin birliğinden taviz vermeyiz.” ifadelerini kullandı.

Konuşmasını “Terörsüz Türkiye” hedefiyle tamamlayan Karakaya, “Silahlar teslim edilecek. Terör örgütü bütün unsurlarıyla tasfiye edilecek. Terörün siyasete düşen gölgesi kaldırılacak. Kardeşlik güçlenecek. Türkiye kazanacak.” dedi.