DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin: “Fındığın köküne, köylünün ekmeğine göz diktiler”

DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün 317. grup ihale süreci kapsamında Ordu ve Giresun’daki tarım ve orman alanlarının madenciliğe açılmasına tepki gösterdi. Şahin, yüz binlerce dönüm üretim alanının risk altında olduğunu belirterek sürecin durdurulması çağrısında bulundu.

Nisan 28, 2026 - 20:48
DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin: “Fındığın köküne, köylünün ekmeğine göz diktiler”


DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin, Karadeniz bölgesinde özellikle Ordu ve Giresun’da tarım ve orman arazilerinin madenciliğe açılmasını öngören ihale sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen 317. grup ihale sürecine tepki gösteren Şahin, söz konusu uygulamanın doğa ve üretim açısından ciddi riskler barındırdığını ifade etti.

“370 bin dönüme yaklaşan üretim alanı ranta kurban edilmek isteniyor”

Şahin, Türkiye genelinde 67 ilde 485 maden sahasının ihaleye açıldığını belirterek, “Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün yürüttüğü süreçte toplam büyüklüğü 548 bin 696 hektara ulaşan alanlar ihaleye açılmıştır. Ordu’da Ünye, Fatsa, Ulubey, Çamaş ve Gölköy ilçelerini kapsayan yaklaşık 24 bin 311 hektarlık alan ile Giresun’da 12 bin 511 hektarlık alan madencilik sürecine dahil edilmiştir. Yalnızca bu iki ilde 370 bin dönüme yaklaşan üretim alanı ranta kurban edilmek istenmektedir. Açıkça fındığın köküne, köylünün ekmeğine göz diktiler” dedi.

Karadeniz’deki üretim alanlarının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve çevresel değer taşıdığını vurgulayan Şahin, “Fındık bahçeleri, yaylalar, köyler ve su kaynakları maden ihale dosyalarının bir parçası haline getirilmiştir. Bu yaklaşım kamu yararına telafisi imkânsız zararlar doğuracaktır” ifadelerini kullandı.

“Fındık ihracatımız kan kaybederken bu kararlar açık bir yönetim iflasıdır”

Türkiye’nin fındık üretimindeki stratejik konumuna dikkat çeken Şahin, “2025 yılında fındık ve mamulleri ihracatından 2 milyar 255 milyon dolar gelir elde edilmiştir. Ancak yanlış politikalar nedeniyle ihracatta hem miktar hem değer bazında ciddi kayıplar yaşanmıştır. Böyle bir dönemde üretim alanlarını riske atmak ekonomik akılla bağdaşmamaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

Şahin, tarım ve ihracat dengesinin korunması gerektiğini belirterek, üreticinin su ve toprak kaynaklarının belirsizliğe sürüklenmemesi gerektiğini kaydetti.

“Birkaç şirketin beklentisi binlerce ailenin geleceğinden kıymetli değildir”

Madenciliğe tamamen karşı olmadıklarını ancak plansız uygulamalara itiraz ettiklerini ifade eden Şahin, “Yer altı zenginlikleri elbette ekonomiye kazandırılmalıdır. Ancak tarım havzalarını, su kaynaklarını ve yerleşim yerlerini aynı anda riske atan bu plansız ruhsatlandırma kabul edilemez. Birkaç şirketin kısa vadeli ticari beklentisi, binlerce ailenin geleceğinden daha kıymetli değildir” dedi.

Sürecin derhal durdurulması gerektiğini vurgulayan Şahin, “Bağımsız bilimsel kurulların incelemesi yapılmadan tek bir adım atılmamalıdır. Bölge halkının, sivil toplumun ve bilim insanlarının yok sayıldığı hiçbir işlem kamu yararı taşıyamaz. Karadeniz’in toprağı, suyu ve emeği şirketlerin kazanç hanesine peşkeş çekilemez” ifadelerini kullandı.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI