DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin: “Hürmüz’de yaşanacak bir kapanma doğrudan tedarik şokudur”

DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin, Hürmüz Boğazı’nda artan gerilimin Türkiye ekonomisine etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Enerji arzı, enflasyon ve üretim maliyetleri açısından ciddi riskler oluştuğunu belirten Şahin, hükümete “Enerji ve Tedarik Güvenliği Acil Eylem Planı” açıklama çağrısı yaptı.

Mart 23, 2026 - 15:27
DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin: “Hürmüz’de yaşanacak bir kapanma doğrudan tedarik şokudur”


DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin, Orta Doğu’da Hürmüz Boğazı üzerinden yükselen gerilime ilişkin yaptığı açıklamada, yaşanan gelişmelerin yalnızca bölgesel güvenlik meselesi olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, Türkiye ekonomisi açısından çok boyutlu riskler barındırdığını ifade etti. Şahin, “Mesele artık yalnızca askeri bir gerilim değildir” dedi.

“KRİZ YENİ BİR EVREYE TAŞINDI”
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik ültimatomu ve Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehdidiyle sürecin farklı bir aşamaya geçtiğini belirten Şahin, “Savaşları başlatmak kolaydır; asıl zor olan, kontrolden çıkan bir çatışmayı durdurmaktır. Bugün Orta Doğu’da tam da böyle bir eşikteyiz. Gelinen noktada mesele artık küresel ekonomi ve bölgesel güvenlik açısından çok boyutlu bir kriz halidir” ifadelerini kullandı.

“HÜRMÜZ KÜRESEL ENERJİ ARZININ KİLİT NOKTASI”
Hürmüz Boğazı’nın dünya enerji ticareti açısından kritik bir geçiş noktası olduğunu vurgulayan Şahin, Uluslararası Enerji Ajansı verilerine dikkat çekti. Şahin, “2025 yılında Hürmüz Boğazı’ndan günlük yaklaşık 15 milyon varil ham petrol geçti. Bu miktar, dünya ham petrol ticaretinin yaklaşık üçte birine karşılık geliyor. Ayrıca 112 milyar metreküpü aşan LNG geçişi, küresel LNG ticaretinin yaklaşık beşte birine denk gelmektedir” dedi.

Enerji taşımacılığında alternatif güzergâhların sınırlı olduğuna işaret eden Şahin, “Brent petroldeki yükseliş ve taşımacılık maliyetlerindeki artış piyasalarda şimdiden fiyatlanmaktadır. Bu hatta yaşanacak bir aksama; navlun, sigorta, ticaret ve üretim planlaması dahil olmak üzere geniş bir alanı doğrudan etkileyecektir” değerlendirmesinde bulundu.

“ETKİ İLK OLARAK AKARYAKIT VE ÜRETİMDE GÖRÜLÜR”
Krizin Türkiye’ye yansımalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şahin, “Bu kriz Türkiye’de ilk olarak akaryakıt pompasına, vatandaşın mutfağına ve üretim bandına yansır. Enerji fiyatlarındaki artış; akaryakıt, elektrik, doğalgaz ve lojistik maliyetleri üzerinden enflasyonu yeniden tetikler” dedi.

Şahin, gübre, petrokimya ve ara malı maliyetlerindeki artışın sanayi üretimini baskılayacağını belirterek, “Hem hayat pahalılığının arttığı hem de üretim ve büyümenin baskı altına girdiği stagflasyonist bir risk göz ardı edilmemelidir” ifadelerini kullandı. Türkiye ekonomisinin dış şoklara karşı kırılganlığının yapısal sorunlarla bağlantılı olduğunu kaydeden Şahin, “Kurumsal bağımsızlığın aşınması ve ekonomi yönetimine duyulan güvenin zedelenmesi bu kırılganlığı artırmıştır” dedi.

ACİL EYLEM PLANI ÇAĞRISI
Açıklamasının sonunda hükümete çağrıda bulunan Şahin, “Enerji ve Tedarik Güvenliği Acil Eylem Planı açıklanmalıdır” dedi. Şahin, toplu taşıma ve servis taşımacılığında kullanılan mazot üzerindeki vergi yükünün geçici olarak azaltılması, tarımsal üretimde gübre ve mazot desteklerinin artırılması, doğalgaz ve LNG tedarikinde kamu ön alım kapasitesinin devreye alınması, stratejik stokların güçlendirilmesi ve temel tüketim ürünlerinde arz yönlü destek programlarının başlatılması gerektiğini ifade etti.

Şahin, sürecin kısa vadeli tedbirlerle değil, bütüncül ve planlı bir yaklaşımla yönetilmesi gerektiğini vurguladı.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI