DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Elif Esen: “Alarmı kim susturdu, SPK neden harekete geçmedi?”
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, TBMM Genel Kurulunda 455 bin 758 yatırımcıyı etkileyen fon krizine ilişkin denetim eksikliklerini ve siyasi sorumluluk iddialarını gündeme taşıdı. Borsa İstanbul ve SPK'nın süreçteki rolünün araştırılmasını isteyen Esen, Meclis araştırma komisyonu kurulması çağrısında bulunarak işlem kayıtlarının ve kurumlar arası yazışmaların kamuoyuyla paylaşılmasını talep etti.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, 5 Kasım 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulunda İYİ Parti'nin araştırma önergesi üzerine yaptığı konuşmada, 455 bin 758 yatırımcıyı doğrudan etkileyen fon krizinin bütün yönleriyle araştırılmasını istedi. Finans piyasalarındaki denetim mekanizmalarını ve siyasi sorumluluk iddialarını gündeme getiren Esen, yaşanan mağduriyetlerin açıklığa kavuşturulması amacıyla Meclis araştırma komisyonu kurulması çağrısında bulundu.
“Alarmı Kim Susturdu, SPK Neden Harekete Geçmedi?”
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ın finans piyasalarına ilişkin açıklamalarına atıfta bulunan Elif Esen, halka açık şirketlerin toplam piyasa değerinin iki ay içerisinde 173 milyar dolar gerilediğini belirtti. Esen, yaşanan değer kaybının yalnızca yatırımcıları değil, şirketleri, üretimi ve istihdamı da etkilediğini ifade etti.
Borsa İstanbul'daki denetim ve erken uyarı mekanizmalarının işleyişini sorgulayan Esen, şüpheli fiyat hareketlerini 15 dakika içerisinde tespit edebildiği belirtilen sistemin neden etkili biçimde kullanılmadığının açıklanmasını istedi.
Esen, denetim kurumlarına şu soruları yöneltti:
“Alarmı kim susturdu ya da görmedi? Borsa İstanbul SPK'ya ne bildirdi? Bildirdiyse SPK neden harekete geçmedi?”
Fon krizinin yalnızca finansal kayıplar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Esen, denetim süreçlerinde yaşandığı öne sürülen aksaklıkların ve sorumluluk zincirinin araştırılması gerektiğini kaydetti.
“Kim Dolandırdı, Kim Korudu, Kim Sustu?”
Piyasa dolandırıcılığı suçlarına ilişkin yargısal süreçleri de gündeme taşıyan DEVA Partili Esen, birçok kararın ceza miktarı nedeniyle Yargıtay incelemesine ulaşamadığına dikkati çekti.
Esen, 2019 yılında yapılan temyiz düzenlemesinde piyasa dolandırıcılığı suçlarının neden kapsam dışında bırakıldığını sorarak söz konusu düzenlemenin gerekçelerinin açıklanmasını istedi.
Fon krizinde sorumluluğu bulunan kişi ve kurumların belirlenmesi gerektiğini ifade eden Esen, denetim süreçleriyle birlikte olası siyasi bağlantıların da araştırılması çağrısında bulundu.
“Kim dolandırdı, kim korudu, kim sustu?” sorularını gündeme getiren Esen, yaşananların bütün boyutlarıyla ortaya çıkarılmasının önemine işaret etti.
“Bir Milyon Liralık Ara Ödeme Sorumluluğu Ortadan Kaldırmaz”
Fon mağdurlarına yönelik getirilen bir milyon liralık ara ödeme sınırına da değinen Elif Esen, söz konusu uygulamanın krizle ilgili sorumlulukları ortadan kaldırmayacağını vurguladı.
Mağduriyetlerin giderilmesi kadar krizin ortaya çıkış sürecinin aydınlatılmasının da gerekli olduğunu belirten Esen, finansal işlemlere ilişkin kayıtların ve ilgili kurumlar arasındaki yazışmaların açıklanmasını talep etti.
Esen, denetim kurumlarının hangi aşamada hangi bilgilere sahip olduğunun belirlenmesini, gerekli müdahalelerin yapılıp yapılmadığının incelenmesini ve siyasi bağlantı iddialarının araştırılmasını istedi.
“İki Fonum Var, Biri Telefonum Biri Bu Mikrofon”
TBMM Genel Kurulundaki konuşmasında fon krizine ilişkin eleştirilerini sürdüren Elif Esen, kullandığı telefon ve Meclis mikrofonu üzerinden yaptığı söz oyunuyla siyasi sorumluluk vurgusunda bulundu.
Esen, “İki fonum var, biri bu telefon, biri de bu mikrofon. İkisini de dolandırmak için değil, bu milletin derdine DEVA için kullanıyorum.” ifadelerini kullandı.
“Denetimsizliğin ve Hesapsızlığın Bütçesi Refah Getirmez”
Konuşmasının son bölümünde 2027 yılı bütçesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Elif Esen, ekonomik yönetim ve denetim süreçlerine yönelik eleştirilerini sürdürdü.
Fon krizinde gündeme gelen soruların yanıtsız bırakılmaması gerektiğini belirten Esen, bütçe politikaları ile hesap verebilirlik arasında doğrudan bağlantı bulunduğunu ifade etti.
Esen, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Denetimsizliğin, hesapsızlığın, cevapsız bırakılmış soruların bütçesi refah getirmez. Bu dolandırıcılığa göz yumanların veda bütçesi olacak.”
Elif Esen, 455 bin 758 yatırımcıyı etkileyen fon krizinin aydınlatılması için Meclis araştırma komisyonu kurulması, Borsa İstanbul ve SPK'nın denetim süreçlerinin incelenmesi, işlem kayıtlarının açıklanması ve siyasi sorumluluk iddialarının araştırılması yönündeki taleplerini yineledi.