DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Elif Esen: “MESEM sistemi çocukların güvenliğini sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmeli”
TBMM Genel Kurulu’nda konuşan DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, Mesleki Eğitim Merkezleri’nde sahadan elde edilen bulguların ciddi ihlaller içerdiğini belirterek, çocukların fiziksel ve psikolojik güvenliğini esas alan yeni bir sistem kurulması çağrısında bulundu.
TBMM Genel Kurulu’nda Mesleki Eğitim Merkezleri’ne (MESEM) ilişkin değerlendirmelerde bulunan DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, saha ziyaretleri sonrası elde edilen verilerin mevcut sistemde ciddi sorunlara işaret ettiğini açıkladı. Esen, sistemin çocukların korunmasını esas alacak şekilde yeniden yapılandırılması gerektiğini vurguladı.
“Çocukları koruyalım derken sömürünün parçası yapamayız”
Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu kapsamında yapılan MESEM ziyaretlerine değinen Elif Esen, öğrenciler, öğretmenler ve yöneticilerle yapılan görüşmeler sonucunda önemli tespitler ortaya çıktığını belirtti. Esen, “MESEM doğru kurgulandığında çocukları hayata hazırlayan bir model olabilir. Ama bugün geldiğimiz noktada, çocukları koruyalım derken onları sömürünün parçası hâline getiren bir tabloyla karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.
Denetim eksikliği ve güvenlik sorunu
MESEM kapsamındaki işletmelerde denetim yetersizliğine dikkat çeken Esen, yalnızca fiziksel değil psikolojik güvenliğin de sağlanamadığını söyledi. Esen, “Çalışma Bakanlığı uhdesindeki işletmelerin iş sağlığı ve güvenliği bakımından ve çocuklara uygunluk açısından yeterince denetlenmediğini gördük. Sosyal, bilişsel ve psikolojik güvenliği kapsayan bir denetim sistemi kurulmalı” dedi. Millî Eğitim Bakanlığı’na yetki devri ya da kurumlar arası güçlü koordinasyon gerektiğini ifade etti.
“Gece 2’ye kadar çalıştırılan çocuklar var”
Sahadan gelen en çarpıcı bulguların çalışma koşulları olduğunu belirten Esen, mevcut uygulamaların hukuka aykırı olduğunu dile getirdi. Esen, “İşletme talebi ve aile izinleriyle çocukların gece 2’ye kadar çalıştırıldığı anlatılıyor. Dört gün iş bir gün okul sistemi fiilen altı gün işe, bir gün okula dönüşmüş durumda. Bu eğitim değil, açıkça sömürüdür” açıklamasında bulundu. Bu durumun Türkiye’nin taraf olduğu ILO kararlarına da aykırı olduğunu vurguladı.
Ulaşım ve öğretmen yükü gündemde
MESEM öğrencilerinin ulaşımında ciddi riskler bulunduğunu belirten Esen, çocukların güvenli olmayan bölgelere gitmek zorunda kaldığını söyledi. “MESEM öğrencileri için özel ring seferleri oluşturulmalı, belediyelerle koordinasyon sağlanmalı. Bu bir tercih değil, zorunluluktur” dedi.
Koordinatör öğretmenlerin ağır yük altında olduğunu da ifade eden Esen, öğretmenlerin uzun mesafeler kat etmek zorunda kaldığını belirtti. Özel eğitim öğrencilerinin sistemde yeterince korunamadığını kaydeden Esen, yanlış eşleştirmelerin ciddi kazalara yol açabileceğini söyledi.
Psikolojik destek çağrısı
Rehberlik hizmetlerinin yetersizliğine dikkat çeken Esen, “Bin öğrencili okula iki rehber öğretmen vererek bu süreci yönetmesini beklemek gerçekçi değil. MESEM’lerde en az 75 öğrenciye 1 PDR öğretmeni olacak şekilde acil atama yapılmalı” çağrısında bulundu.
“Üretimin bedeli çocukların hayatı olamaz”
Konuşmasının sonunda sistemin tamamen kaldırılmasına karşı olmadıklarını ancak mevcut haliyle kabul edilemez olduğunu belirten Esen, “MESEM önemli bir model olabilir ama çocukları sömürünün parçası yapan bir düzene ‘eyvallah’ diyemeyiz. Üretimi artırmak önemli olabilir; ama bedeli çocuğun canı, onuru ve geleceği olamaz” ifadelerini kullandı.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI