DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen: “Evlenme azalıyor, boşanma artıyor”
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, TBMM Genel Kurulu’nda TÜİK’in evlenme ve boşanma istatistiklerini değerlendirerek ekonomik sorunlar, gençlerin gelecek kaygısı ve gündüz kuşağı televizyon programlarının toplumsal etkileri hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda söz alarak Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayımladığı evlenme ve boşanma oranları ile gündüz kuşağı televizyon programlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Evlenme ve boşanma rakamları Türkiye toplumu adına endişe verici”
TÜİK verilerine dikkat çeken Mehmet Emin Ekmen, “Evlenme ve boşanma rakamları Türkiye toplumu adına oldukça endişe vericiydi. 2024 yılı verilerine göre yıllık evlilik sayısı 17 bin adet azalmış, boşanma sayısı ise 5 bin adet artmış. İlk evlilik yaşı kadınlarda 26, erkeklerde 28’e ulaşmış durumda ve 2025 açısından acı verici tablo, boşanmaların üçte 1’inin evliliğin ilk beş yılında gerçekleştiğini gösteriyor” dedi.
İlgili kurumların aile yapısındaki bozulmayı sosyal medya ve dijital yozlaşmayla açıkladığını belirten Ekmen, “Ancak birçok veri farklı konulara dikkatimizi çekiyor. Derinleşen ekonomik sorunların, toplumun içinde bulunduğu güven bunalımının, geçen yıl neredeyse 70 milyon kutuyu aşan antidepresan kullanımına sebep olan sorunların iktidarın gündeminde olmadığını görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın evlilik kredileri gibi teşvikler sunduğunu hatırlatan Ekmen, “Evlilik sadece bir düğünden ibaret değil; bir yuvayı kurmak ve sürdürmek bir defalık kredilerle olacak işler değil. Bunlar elbette faydalı ama kesinlikle yetersiz konular ve kapsayıcı bir yol haritasına işaret etmiyor. Üstelik 30 yaşın üstündekiler evlilik teşviklerinin dışında bırakılmıştır” diye konuştu.
“Gençlerin bir güven duygusu yok”
Gençlerin gelecek perspektifine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Ekmen, “Gençlerin bir güven duygusu yok. Her 10 gençten 7’si geleceğe dair bir plan yapamadığını söylüyor; yani 10 gencin sadece 3’ü, yüzde 30’u gelecek için umut vaat ediyor. Bunun bir sonucu olarak 2025 yılı antidepresan kullanımı 70 milyon kutuyu aşmış durumda ve 18-35 yaş aralığında artış gösteriyor” dedi.
Aile kurumunun güçlendirilmesi için farklı bir yaklaşım gerektiğini vurgulayan Ekmen, “Ailenin birliğini korumak, gençlerin evlenmesini sağlamak, yeni nesillerin aramızda olmasını istiyorsak sosyal medya regülasyonlarından ve geçici kredilerden önce gençlerimizin kendilerini mutlu ve güvende hissedebilecekleri bir yönetim tasarımı, kendi ayakları üzerinde durabilecekleri, gelecek inşa edebilecekleri bir fırsat yaratmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Toplum televizyondaki örnekler kadar çirkin ve çürümüş değildir”
Gündüz kuşağı programlarına ilişkin eleştirilerde de bulunan Ekmen, AK Parti Grup Başkan Vekili Leyla Şahin Usta’ya seslenerek, “Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2025 memnuniyet araştırmasına baktığımızda da insanların hayatlarından memnun olmadığını ve evlilik kurma konusunda mütereddit olduklarını görüyoruz. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ise meseleyi sosyal medyaya havale etmekle yetiniyor” dedi.
Ana akım medyadaki içeriklere işaret eden Ekmen, “Ancak sosyal medyadan ziyade ana akım medyaya, mübarek Ramazan ayında iktidarın kontrolünde olan ATV’de Esra Erol programında hangi konuların tartışıldığına bakalım. Gençler her gün evlere kanalizasyon gibi akıtılan bu yayınları izlediklerinde kendilerine, aile kurumuna ve topluma güvenlerini nasıl sağlayacak?” ifadelerini kullandı.
Program içeriklerinden örnekler veren Ekmen, “Mehmet, Gizem’in kendisini terk ederek eski dinî nikahlı eşi Abdulkadir’e kaçtığını iddia etmiş. Ferhat ve Gülendam günlerce çocuklarının DNA raporunu ekranlarda tartışmış. Orhan ve Rabia çiftinde Orhan’ın evlilik vaadiyle aldatıldığına dair bir kurgudan bahsediliyor. Gülzade ve Aydın çiftinde ise Gülzade Hanım, eşi Aydın’ın kendisinden 20 yaş küçük Reyhan isimli bir kadınla aldattığını söylüyor. Evli olan Seher ve Şahin İlerisoy çifti birbirlerini hırsızlık ve sadakatle suçlayarak saatlerce Türk toplumuna bu kirliliği akıtıyor. Necati ve Gülşah çiftinde ise Necati, on dört yıllık eşinin çocuklarını terk ederek kaçtığını söylüyor. Türk toplumunun özeti bu mudur? Biz bunları iktidarın kontrolünde olan bir yayın organında her gün izlemek zorunda mıyız?” diye sordu.
Ekmen, aile kurumunun korunmasının yalnızca bireysel değil toplumsal ve yönetsel bir sorumluluk olduğunu vurguladı.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI