DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sadullah Ergin: “Türkiye’nin asıl sorunu birlikte yaşama iradesinin zayıflamasıdır”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Sadullah Ergin, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Türkiye’de artan toplumsal kutuplaşmaya dikkat çekti. Ekonomiden yargıya kadar birçok sorunun gölgesinde daha derin bir tehdit olduğunu belirten Ergin, çözüm için hukukun üstünlüğü, siyasi dil ve ekonomik adalet başlıklarında somut adımlar çağrısında bulundu.

Nisan 2, 2026 - 22:34
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sadullah Ergin: “Türkiye’nin asıl sorunu birlikte yaşama iradesinin zayıflamasıdır”


DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Sadullah Ergin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada ülkenin temel sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ergin, ekonomik kriz, dış politika gerilimleri ve yargı sorunlarının yanı sıra “daha sinsi ve yakıcı” bir problem olarak toplumsal kutuplaşmayı işaret etti.

Ergin, “Türkiye bugün ekonomik krizle, geçim sıkıntısıyla, dış politikada yaşanan gerilimlerle, Türkiye’nin güvenliğini ilgilendiren meselelerle, yargı alanında yaşanan problemlerle uğraşıyor. Ülkemizin tüm bu sorun alanlarının dışında sinsi ve daha yakıcı bir sorunu var. O da toplumsal kutuplaşma.” ifadelerini kullandı.

“Kutuplaşma Kurumlara Güveni Zedeliyor”

Kutuplaşmanın kamu kurumları üzerindeki etkisine değinen Ergin, “Bu sert kutuplaşma ülkemiz için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. TÜİK, RTÜK, EPDK, BDDK, TMSF, HSK gibi kurumlarımız güven oluşturması gereken yapılar olmasına rağmen tartışma konusu haline geldi.” dedi.

Ergin, uzlaşı kültürünün zayıfladığını belirterek, “Ortak akıl ve uzlaşı arayışları ‘zayıflık’ olarak algılanıyor. Bu tablo güven ve öngörülebilirlik çıpasını zayıflatıyor, risk primini yükseltiyor ve ekonomiyi olumsuz etkiliyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Medya Kamu Adına Soru Sormuyor”

Medyanın kutuplaşmadaki rolüne de değinen Ergin, “Medyanın önemli bir kısmı artık kamu adına soru sormuyor; kendi kampı adına pozisyon alıyor. Gerçeğin kendisi değil, işine yarayan versiyonu dolaşıma sokuluyor.” ifadelerini kullandı.

Ergin, hem iktidara yakın hem de muhalif medyanın etik sorunlar yaşadığını belirterek, “Muhalif medya da eleştirdiği yayın kuruluşlarından daha ilkeli bir duruş sergileyemiyor.” dedi.

“Sorun Farklı Düşünmek Değil, Birlikte Yaşayamamak”

Toplumsal ayrışmanın temeline işaret eden Ergin, “Türkiye’nin asıl sorunu farklı düşünmek değildir. Sorun, farklı düşünenle ‘birlikte yaşama iradesinin’ zayıflamasıdır.” ifadelerini kullandı.

Çözüm İçin Üç Başlık

Ergin, kutuplaşmanın azaltılması için üç temel adım önerdi:

“Hukukun üstünlüğünü önceleyen bir dönüşüme ihtiyaç var. Yargının bağımsızlığı sağlanmalı, kamu yönetimi şeffaf olmalıdır.” diyen Ergin, Meclis’in denetim fonksiyonunun güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Siyasi dile ilişkin olarak Ergin, “Hakaret etmeden de siyaset yapılabileceğinin gösterilmesi gerekir.” dedi ve iktidar ile muhalefet arasında diyalog kanallarının artırılmasını önerdi.

Ekonomik başlıkta ise Ergin, “Gelir dağılımında adalet sağlanmalı, genç işsizliği azaltılmalı ve enflasyonla güvenilir politikalarla mücadele edilmelidir.” ifadelerini kullandı.

“Toplumsal Dayanışma Güçlenmeli”

Konuşmasının sonunda Ergin, “Toplumsal dayanışmamızı artırmalıyız. Türkiye’nin güçlü bir ülke olması, demokratik bir hukuk devleti olmasıyla mümkündür.” diyerek çağrıda bulundu.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI