DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sadullah Kısacık: “Fon vurgununun maliyeti 13 bakanlığın bütçesinden fazla”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sadullah Kısacık: “Fon vurgununun maliyeti 13 bakanlığın bütçesinden fazla”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, 2027 yılı bütçe görüşmelerinde fon krizinin yol açtığı ekonomik kayıplara, borsadaki 6 trilyon liralık değer erimesine ve artan faiz yüküne dikkat çekti. Kısacık, vatandaşların doğrudan kaybının 800 milyar liraya ulaştığını belirterek, “Esnafın, çiftçinin ve sanayicinin dayanacak gücü kalmadı.” dedi.

Ekim 28, 2026 - 14:29

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Adana Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Sadullah Kısacık, 2027 yılı bütçesine ilişkin değerlendirmelerinde fon krizinin ekonomik etkilerini, borsada yaşanan değer kaybını, artan faiz harcamalarını ve üretim sektörlerinin karşı karşıya bulunduğu sorunları gündeme taşıdı. Fon krizinde vatandaşların doğrudan kaybının 800 milyar liraya ulaştığını öne süren Kısacık, borsadaki değer erimesinin ise 6 trilyon lirayı bulduğunu ifade etti.

Kısacık, bütçedeki faiz yükünün vatandaşlara vergi, harç ve cezalar yoluyla yansıdığını belirterek, esnafın, çiftçinin ve sanayicinin ekonomik koşullar karşısında dayanma gücünün kalmadığını söyledi.

“Fon Vurgunundaki Kayıp 13 Bakanlığın Bütçesinden Daha Yüksek”

2027 yılı bütçe görüşmelerinde fon krizinin neden olduğu maddi kayıplara dikkat çeken DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sadullah Kısacık, mağdur vatandaşların ulaşamadığı paranın 800 milyar liraya ulaştığını savundu.

Kısacık, söz konusu kaybın birçok bakanlığın yıllık bütçesini geride bıraktığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Fon vurgunu ile mağdur olan vatandaşlarımızın doğrudan 800 milyarlık bir kaybı var. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının bütçesi 761 milyar 412 milyon lira. Bakanlığın bir yıllık bütçesinden daha yüksek bir kayıptan bahsediyoruz. Ayrı ayrı bakanlık bütçeleri ile karşılaştırdığımız 13 bakanlığın bütçesinden daha yüksek bir kayıp var ortada.”

Fon krizinin etkilerinin yalnızca doğrudan maddi kayıplarla sınırlı kalmadığını ifade eden Kısacık, 17 Eylül'den itibaren piyasalarda oluşan güvensizlik ortamının borsada ciddi bir değer kaybına yol açtığını ileri sürdü.

“Borsadaki 6 Trilyon Liralık Kayıp 2027 Bütçesinin Yüzde 22'sine Denk Geliyor”

Fon krizinin sermaye piyasalarındaki etkilerini bütçe büyüklükleriyle karşılaştıran Kısacık, borsadaki değer kaybının 2027 yılı bütçesinin yüzde 22'sine karşılık geldiğini belirtti.

Kısacık, “Fon vurgunu krizinin sebep olduğu güvensizlik ortamının etkisiyle sadece borsadaki erimeyle 6 trilyon liralık bir kayıp var. Bu miktar tek başına 2027 bütçesinin yüzde 22'sine denk geliyor. Fon krizindeki kayıp ile borsadaki değer kaybının toplamı 2027 bütçesi içinde; TBMM bütçesinin 174, Cumhurbaşkanlığı bütçesinin ise 150, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesinin 89 katına çıkıyor.” ifadelerini kullandı.

“Fon Krizi, Faiz Yükü ve Bütçe Açığı Ortadayken Hangi Bütçeyi Görüşelim?”

2027 yılı bütçesinde öngörülen faiz harcamaları ve bütçe açığını da değerlendiren Kısacık, ekonomik kayıpların kamu maliyesi üzerindeki etkilerinin göz ardı edilemeyeceğini söyledi.

Fon krizinin doğrudan ve dolaylı etkileriyle ortaya çıkan kayıpların, faiz harcamaları ve bütçe açığıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kısacık, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'a şu sözlerle seslendi:

“Doğrudan ve dolaylı etkileriyle fon vurgununun 6 trilyonluk bir kaybı var. 2027 bütçesinde 3 trilyon 975 milyar lira faiz yükü, 3 trilyon 868 milyar lira da bütçe açığı var. Fon krizi kaybı, faiz yükü ve bütçe açığı 2027 bütçesinin yarısını aşmışken, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının bütçesi kadar para vatandaşın cebinden çalınmışken hangi bütçeyi görüşelim?”

Kısacık, mevcut ekonomik gelişmeler ve açıklanan bütçe verileri dikkate alındığında bütçe görüşmelerinin gerçek ekonomik tablo üzerinden yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

“Faiz Yükü Milletin Sırtında Büyümeye Devam Ediyor”

Bütçenin faiz bütçesi olmaktan çıkarılarak hizmet bütçesine dönüştürüldüğü yönündeki değerlendirmelere karşı çıkan Kısacık, 2027 yılı bütçesinde faiz ödemelerine ayrılan kaynağın büyüklüğüne dikkat çekti.

Kısacık, faiz harcamalarının kamu hizmetleri ve tarımsal desteklerle karşılaştırıldığında ulaştığı seviyeyi şu sözlerle eleştirdi:

“2027 bütçesinde faiz ödemeleri 3 trilyon 975 milyar lira. 2026 bütçesine göre faizin bütçeye oranında yüzde 44'lük bir artış var. Bu tutar 2027 bütçesinde; TBMM bütçesinin 115 katını, Cumhurbaşkanlığı bütçesinin 99 katını, çiftçimiz için can suyu olacak tarımsal desteklerin 16 katını faize veriyoruz.”

Faiz harcamalarının bütçe giderleri içindeki payının 2016 yılında yüzde 8,60 olduğunu hatırlatan Kısacık, bu oranın 2027 yılı bütçesinde yüzde 14,57'ye yükseldiğini belirtti.

Türkiye'nin faiz yükünden neden kurtulamadığının sorgulanması gerektiğini dile getiren Kısacık, faiz harcamalarının finansmanının vatandaşlar üzerindeki ekonomik baskıyı artırdığını savundu.

“Bütçe Bu Kadar Yüksek Faiz Yükü Taşıdığı Sürece Milletin Sırtı Düzelmez”

Faiz giderlerinin kamu kaynaklarının kullanımını doğrudan etkilediğini ifade eden Kısacık, bütçedeki yükün vergi, harç ve cezalar yoluyla vatandaşlara yansıtıldığını belirtti.

Kısacık, “Bütçe bu kadar yüksek faiz yükü olduğu sürece bu milletin sırtı düzelmez.” sözleriyle faiz harcamalarının azaltılması gerektiğine dikkat çekti.

“Esnafın Vergi ve SGK Borçları Yapılandırılmalı”

Ekonomik sıkıntıların esnaf üzerindeki etkilerine de değinen Kısacık, vergi ve Sosyal Güvenlik Kurumu borçlarının yapılandırılması, banka hesapları ile ödeme sistemlerine uygulanan blokelerin kaldırılması ve ticari faaliyetleri zorlaştıran uygulamaların sona erdirilmesi taleplerini gündeme getirdi.

Esnafın yaşadığı sorunları Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'a ileten Kısacık, şu ifadeleri kullandı:

“Esnafımız vergi ve SGK borçlarında bir yapılandırma yapılmasını; hesaplarına, kredi kartlarına ve POS cihazlarına konulan blokelerin kaldırılmasını, ticaret yaptığı müşterilere vergi dairelerinden gönderilen yazılarla alacaklarına el konulması gibi ticaretlerini kilitleyen uygulamaların sonlandırılmasını talep ediyor.”

Esnafın mevcut ekonomik koşullarda ticari faaliyetlerini sürdürmekte zorlandığını belirten Kısacık, kamu yönetiminin bu taleplere karşılık vermesi gerektiğini söyledi.

“Esnafın Artık Dayanacak Gücü Kalmamıştır”

Vergi borçları ve finansmana erişim sorunlarının esnafın faaliyetlerini olumsuz etkilediğini ifade eden Kısacık, ekonomik sıkıntıların hafifletilmesi için düzenleme çağrısında bulundu.

Kısacık, “İçinde bulunduğumuz derin ekonomik krizde zaten esnafımız ticaretini döndüremiyor. Esnafın artık dayanacak gücü kalmamıştır. Esnafın sesini duyun ve nefes aldırın.” dedi.

“Çukurova'da Çiftçiler Narenciye Bahçelerini Kesiyor”

Tarımsal üretimde yaşanan sorunlara da dikkat çeken Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, özellikle Çukurova bölgesindeki çiftçilerin ürünlerini ekonomik değerinde satamadığını belirtti.

İncir, üzüm, narenciye, kavun ve karpuz üreticilerinin ciddi gelir kayıplarıyla karşı karşıya olduğunu ifade eden Kısacık, üretim maliyetleri ile satış fiyatları arasındaki dengesizliğin çiftçilerin üretime devam etmesini zorlaştırdığını söyledi.

Kısacık, tarım sektöründeki tabloyu şu sözlerle anlattı:

“İncir, üzüm, narenciye, kavun ve karpuz hiçbir ürün para etmiyor. Çiftçinin emeği ya dalında ya tarlada çürüyor ya da çöp oluyor. Çiftçi bir yıl dayanır, iki yıl dayanır, üç yıl dayanır ama Çukurova'da her yıl zarar etmekten yorulan çiftçilerimiz narenciye bahçelerini kesiyor.”

Çiftçilerin art arda yaşadıkları zararlar nedeniyle üretimden uzaklaşmaya başladığını belirten Kısacık, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından ekonomik sorunların giderilmesi gerektiğini vurguladı.

“Kur Baskısı Sanayiciyi Tüketiyor, Pazar Kayıpları Artıyor”

Sanayi sektöründe yaşanan sorunları da değerlendiren Kısacık, enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan kur politikasının üretici ve ihracatçı işletmeler üzerinde baskı oluşturduğunu savundu.

Sanayicilerin dış pazarlarda rekabet güçlerini kaybettiklerini belirten Kısacık, “Enflasyonu düşürmek amacıyla uygulanan kur baskısı sanayicileri de tüketti. Sanayicilerimiz çok ciddi pazar kayıpları yaşıyor.” ifadelerini kullandı.

Ekonomideki sorunların esnaf, çiftçi ve sanayici başta olmak üzere farklı kesimleri etkilediğini dile getiren Kısacık, üretim ve ticaretin devamlılığı için mevcut ekonomik politikaların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

“Esnafın, Çiftçinin ve Sanayicinin Dayanacak Gücü Kalmadı”

2027 yılı bütçesine ilişkin değerlendirmelerinde fon krizinin maliyetini, faiz harcamalarını, bütçe açığını ve üretim sektörlerinin yaşadığı sıkıntıları birlikte ele alan Kısacık, ekonomik sorunların vatandaşların günlük yaşamına ve işletmelerin faaliyetlerine doğrudan yansıdığını ifade etti.

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sadullah Kısacık, esnafın borçlarının yapılandırılması, çiftçinin üretim kayıplarının önlenmesi ve sanayicinin rekabet gücünün korunması için adım atılması çağrısında bulunarak, “Esnafın, çiftçinin ve sanayicinin dayanacak gücü kalmadı.” sözleriyle ekonomik tablonun ciddiyetine dikkat çekti.