DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Sudan: “Türkiye 2017’nin dijital ekonomi anlayışıyla 2026’nın turizm ekonomisini yönetemez”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Sudan: “Türkiye 2017’nin dijital ekonomi anlayışıyla 2026’nın turizm ekonomisini yönetemez”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Sudan, Booking.com’un Türkiye’deki konaklama tesislerine yönelik yurt içi rezervasyon hizmetinin dokuz yıldır durdurulmasını gündeme taşıdı. Dijital platformlarda yasak yerine açık ve eşit kurallar öneren Sudan, tüketicinin seçme hakkı, küçük işletmelerin dijital pazara erişimi ve turizm sektörünün rekabet gücüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ağustos 25, 2026 - 22:21


DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Sudan, Booking.com’un Türkiye’deki konaklama tesisleri için yurt içi rezervasyon hizmetinin yaklaşık dokuz yıldır durdurulmuş olmasına ilişkin açıklama yaptı. Türkiye’nin dijital platformlara yönelik politikasında “yasakla mı, düzenlemeyle mi?” sorusuna yanıt vermesi gerektiğini belirten Sudan, denetimin tüketicinin seçme hakkını ve turizm sektörünün rekabet gücünü ortadan kaldıran bir yasaklama biçimine dönüşmemesi gerektiğini söyledi.

“Türkiye’de tüketici neden aynı imkanlara erişemiyor?”

Sudan, çevrim içi rezervasyon platformlarının Türkiye’deki faaliyetlerine ilişkin tartışmanın tüketicilerin erişim imkanları açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Türkiye’nin turizm sektörü dijitalleşirken, dünyada milyonlarca insanın kullandığı çevrim içi rezervasyon platformlarının Türkiye’deki faaliyetleri konusunda hâlâ önemli bir soru işareti bulunuyor: Türkiye’de tüketici neden dünyadaki diğer ülkelerde kullandığı rezervasyon imkanlarına aynı şekilde erişemiyor?” ifadelerini kullandı.

Booking.com’a ilişkin sürecin temelinde seyahat acenteleri bakımından haksız rekabet oluşturulduğu yönündeki hukuki iddianın bulunduğunu hatırlatan Sudan, aradan geçen sürede dijital ekonominin önemli ölçüde değiştiğine işaret etti.

Sudan, “Bu sürecin temelinde, Booking.com’un seyahat acenteleri bakımından haksız rekabet oluşturduğu yönündeki hukuki iddia bulunuyordu. Ancak aradan geçen yaklaşık dokuz yıl içerisinde dijital ekonomi dünyası büyük ölçüde değişti. Bugün artık asıl soruyu sormamız gerekiyor: 2017’nin dijital ekonomi koşullarıyla 2026’nın dijital ekonomi koşulları aynı mı? Bizce değil.” dedi.

“Dijital platformlar denetimsiz bırakılmamalıdır”

Türkiye'nin yasaklama ile düzenleme arasında bir tercih ortaya koyması gerektiğini kaydeden Sudan, dijital platformların denetim dışında tutulmasını savunmadıklarını vurguladı.

Sudan, “İşte tam da bu noktada Türkiye’nin artık ‘yasakla mı, düzenlemeyle mi?’ sorusuna cevap vermesi gerekiyor. Bizim yaklaşımımız nettir: Dijital platformlar denetimsiz bırakılmamalıdır. Ancak denetim, vatandaşın seçme hakkını ve Türkiye’nin turizm sektörünün rekabet gücünü ortadan kaldıran bir yasaklama biçimine de dönüşmemelidir.” ifadelerini kullandı.

Sudan, yabancı bir dijital platformun Türkiye’de faaliyet gösterebilmesi için Türkiye’de temsilcisinin bulunması, Türk hukukuna tabi olması, vergi ve turizm payı yükümlülüklerini yerine getirmesi, tüketici haklarını güvence altına alması, konaklama tesislerinin yasal izin ve belgelendirme şartlarına uymasını sağlaması ve yerli seyahat acenteleri ile diğer işletmeler karşısında haksız rekabet yaratmaması gerektiğini belirtti.

“Rekabetin olduğu yerde tüketici daha fazla seçenek bulur”

Belirlenen kuralların yerine getirilmesi durumunda tüketicinin seçeneklerinin sınırlandırılması yerine rekabetin önünün açılması gerektiğini savunan Sudan, “Çünkü rekabetin olduğu yerde tüketici daha fazla seçenek bulur. Daha fazla seçenek ise doğru koşullarda daha kaliteli hizmet ve daha uygun fiyat anlamına gelebilir.” dedi.

Türkiye'nin turizm sektöründe yabancı platformları dışlayan bir yaklaşım yerine eşit kurallara dayanan bir sistem oluşturması gerektiğini ifade eden Sudan, “Türkiye’nin turizm sektöründe ihtiyacı olan şey yabancı platformları dışlamak değil; aynı kurallara tabi, şeffaf ve adil bir rekabet düzeni kurmaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

“Tüketicinin seçme hakkı da dikkate alınmalıdır”

TBMM’de görüşülmekte olan Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi'ne de değinen Sudan, düzenlemenin yalnızca kamu otoritesinin denetim ve vergi kapasitesi üzerinden ele alınmaması gerektiğini söyledi.

Sudan, “TBMM’de görüşülmekte olan Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi ele alınırken yalnızca devletin denetim ve vergi kapasitesi değil, tüketicinin seçme hakkı, küçük işletmelerin dijital pazara erişimi ve Türkiye turizminin uluslararası rekabet gücü de dikkate alınmalıdır.” ifadelerini kullandı.

“Booking.com meselesi yalnızca internet sitesine erişim meselesi değildir”

Booking.com tartışmasının dijital ekonomi, rekabet hukuku, yerli işletmeler ve tüketici seçenekleri bakımından daha geniş bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini belirten Sudan, “Booking.com meselesi artık yalnızca bir internet sitesine erişim meselesi değildir. Bu konu; dijital ekonomiye nasıl baktığımızın, rekabet hukukunu nasıl uyguladığımızın, yerli işletmeleri nasıl koruduğumuzun ve tüketiciye ne kadar seçenek sunduğumuzun bir göstergesidir.” dedi.

Sudan, dijital ekonomi politikalarının güncel koşullara göre şekillendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Türkiye 2017’nin dijital ekonomi anlayışıyla 2026’nın turizm ekonomisini yönetemez. Dijital çağın gereği yasaklamak değil, doğru kuralları koyarak rekabeti yönetmektir.” ifadelerine yer verdi.

“Türkiye’nin dijital ekonomide ihtiyacı olan şey engeller değil, adil kurallardır”

DEVA Partisi'nin yabancı dijital konaklama platformlarına yönelik yaklaşımını da açıklayan Sudan, açık, öngörülebilir ve eşit kurallar oluşturulması çağrısında bulundu.

Sudan, “DEVA Partisi olarak çağrımız açıktır: Yabancı dijital konaklama platformları için açık, öngörülebilir ve eşit kurallar belirleyelim; vergisini ödeyen, Türk hukukuna uyan ve tüketici haklarına saygı gösteren platformların Türkiye pazarında faaliyet gösterebilmesinin önünü açalım.” dedi.

Tüketicilerin ve işletmelerin hakları ile turizm sektörünün büyümesinin birlikte korunabileceğini kaydeden Sudan, açıklamasını “Vatandaşın seçme hakkını, işletmelerin rekabet hakkını, Türkiye’nin turizmde büyüme hakkını aynı anda koruyabiliriz. Türkiye’nin dijital ekonomide ihtiyacı olan şey engeller değil, adil kurallardır.” sözleriyle tamamladı.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI