DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: “Sabır da bir yere kadar… Herkes ayağını denk alsın”
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İzmir’in Torbalı ilçesinde düzenlenen iftar programında yaptığı konuşmada Türkiye’ye düşen balistik füzeler, yargı sistemi ve emekli bayram ikramiyeleri hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Babacan, Türkiye’nin dış politikada barış ve diplomasi çizgisinde olması gerektiğini vurgularken, adalet sistemine yönelik eleştirilerde bulundu ve emeklilere verilen bayram ikramiyesinin artırılmamasını sert sözlerle eleştirdi.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İzmir’in Torbalı ilçesinde partisinin ilçe başkanlığı tarafından düzenlenen iftar programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin yakın coğrafyasında yaşanan çatışmalara ve ülke topraklarına düşen balistik füzelere dikkat çeken Babacan, “Sabredelim de sabır da bir yere kadar. Bu füzelerin arkasında her kim var ise provokatör müdür, İran içerisine sızan birileri midir, ayaklarını denk alsınlar.” ifadelerini kullandı.
“Bizim durduğumuz yer ‘Yurtta barış, dünyada barış’ sözüdür”
ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan gerilim ve savaş ortamına değinen Ali Babacan, Türkiye’nin dış politikada barış ve diplomasi çizgisini koruması gerektiğini vurguladı. Gerçek barışın güç kullanımıyla değil uluslararası hukuk ve diplomasiyle sağlanabileceğini belirten Babacan, şunları kaydetti:
“Geçtiğimiz günlerde oynanan Galatasaray–Liverpool maçında Liverpool’lu taraftarlar bir pankart açtı. O pankartta Mustafa Kemal Atatürk’ün meşhur sözü yazıyordu: ‘Yurtta barış, dünyada barış.’ Bizim durduğumuz yer tam olarak burasıdır. Önce kendi yurdumuzda barışacağız, bir olacağız, birlik olacağız.”
“Adalet terazisi dengesini çoktan yitirdi”
Konuşmasında Türkiye’deki yargı sistemine yönelik eleştirilerini de dile getiren Babacan, yargının siyasetin etkisi altında kaldığını savundu. Babacan, “Adaletin terazisi dengesini çoktan yitirdi. Yargı, bir sopa gibi kullanılmaya devam ediyor.” dedi.
Yargının eleştiren kesimleri susturmak için baskı aracı haline getirildiğini ifade eden Babacan, “Gazeteci, siyasetçi, akademisyen fark etmiyor… Kim biraz sesini yükseltse baskı görüyor, kim hak talep etse keyfi kararlarla karşılaşıyor. Verilen talimatlarla mahkemeler iktidarın ‘tut’ dediğini tutuyor, ‘sal’ dediğini salıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Babacan, yargı camiasında görevini doğru şekilde yapmaya çalışan çok sayıda hakim ve savcı bulunduğunu da vurgulayarak, “Siyasetin yargı üzerindeki bu baskısından yargı camiası da muzdarip. Çünkü siyasileşmiş, klikleşmiş bir yargı adalet dağıtamaz.” ifadelerini kullandı.
“Zamsız pas geçmenin yakın tarihte örneği yok”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın emekli maaşlarının bayramdan önce yatırılacağını açıklamasını da değerlendiren Babacan, emeklilere verilen bayram ikramiyesinde artış yapılmamasını eleştirdi.
Geçen yıl 4 bin lira olarak verilen ikramiyenin bu yıl artırılmadığını hatırlatan Babacan, “TÜİK’in açıkladığı yüzde 30’luk enflasyon farkı dahi bayram ikramiyesine yansıtılmayacak. Herhangi bir maaşı ya da ikramiyeyi zamsız pas geçmenin yakın tarihimizde örneği yok.” dedi.
Babacan, bayram ikramiyesi uygulaması ilk başladığında bir ikramiye ile bir kurban alınabildiğini hatırlatarak, “Bugün bir kurban en az 18-20 bin lira. Kurban parası hesabıyla bayram ikramiyesinin en az bir aylık maaş kadar olması gerekir. İktidar, 2018 yılından bu yana milyonlarca emekliyi daha da yoksullaştırdı.” değerlendirmesinde bulundu.
“Öğrenciye günde bir kahveyle yaşa deniliyor”
Yaklaşan bayram öncesi öğrencilerin yaşadığı ekonomik zorluklara da değinen Babacan, üniversite öğrencilerinin ulaşım ve yaşam maliyetlerinin ciddi şekilde arttığını söyledi.
Babacan, “Üniversite öğrencileri memleketlerine gitmek için otobüs bileti almaya kalktığında geçen bayrama göre en az yüzde 50-60 daha fazla para ödüyor. KYK bursu ise aylık 4 bin lira. Bunu 30 güne böldüğünüzde günlük 133 lira ediyor.” ifadelerini kullandı.
Aydın’da üniversite öğrencilerinin gittiği kafelerde kahve fiyatlarının 100 ile 200 lira arasında değiştiğini belirten Babacan, “KYK bursu ile bir üniversite öğrencisi günde sadece bir kap kahve içebiliyor. Gıdaya para yok, barınmaya para yok, eğitim masraflarına para yok. Bugünkü hükümet öğrenciye ‘günde bir kahveyle yaşa’ diyor.” dedi.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI