Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’ndan Adalet Bakanı Tunç’a “Tahliye edilen belediye başkanları neden iade edilmiyor” sorusu

Diyarbakır Milletvekili Av. Dr. M. Sezgin Tanrıkulu, TBMM Başkanlığına sunduğu yazılı soru önergesinde, son yıllarda belediye başkanları hakkında yürütülen soruşturma ve davalar ile görevden alma, kayyım atama, tutuklama ve tahliye süreçlerinin “masumiyet karinesi, seçilme hakkı, yerel yönetim özerkliği ve hukuki güvenlik” açısından tartışma yarattığını belirterek, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’tan isim listeleri, dosya bilgileri ve iade edilmeme gerekçelerine ilişkin ayrıntılı yanıt istedi.

Şubat 10, 2026 - 14:27
Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’ndan Adalet Bakanı Tunç’a “Tahliye edilen belediye başkanları neden iade edilmiyor” sorusu


Diyarbakır Milletvekili Av. Dr. M. Sezgin Tanrıkulu, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verdiği yazılı soru önergesinde, son yıllarda yerel yönetimler üzerinde “artan idari ve yargısal müdahaleler” kapsamında çok sayıda belediye başkanı hakkında soruşturma açıldığını, bir kısmının görevden alındığını ve tutuklandığını, bir kısmının ise yargılama süreçlerinde tahliye edildiğini kaydetti.

Tanrıkulu, bu süreçlerin önemli bölümünde “masumiyet karinesi, seçilme hakkı, yerel yönetimlerin özerkliği, orantılılık ve hukuki güvenlik ilkelerinin ihlal edildiğine dair ciddi tartışmaların” kamuoyuna yansıdığını ifade etti.

“Sandık iradesiyle seçilenler fiilen uzaklaştırılıyor”
Önergede, “başta Ahmet Türk, Ahmet Özer, Zeydan Karalar ve diğer belediye başkanları olmak üzere” görevden alma, kayyım atama, tutuklama ve uzun yargılamalar sonucunda halkın seçtiği yerel yöneticilerin görevlerinden fiilen uzaklaştırıldığı belirtildi. Tanrıkulu, yargılamaların sonuçlanmaması veya tahliye kararları verilmesine rağmen bazı isimlerin göreve iade edilmediğine ilişkin değerlendirmelere dikkat çekti.

Tanrıkulu, Anayasa’nın 2’nci maddesindeki hukuk devleti, 36’ncı maddesindeki adil yargılanma, 38’inci maddesindeki masumiyet karinesi, 67’nci maddesindeki seçme ve seçilme hakkı ile 127’nci maddesindeki yerel yönetimlerin demokratik niteliği hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu çerçevede, görevden alma ve uzaklaştırma işlemlerinin “istisnai, geçici, ölçülü ve yargı denetimine açık olması gerektiğinin açık olduğu” görüşünü dile getirdi.

AİHS ve AİHM vurgusu
Önergede ayrıca Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6’ncı maddesi ve 3 No’lu Protokol’ün 1’inci maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına atıf yapılarak, seçilmiş kişilerin görevden alınmasına yönelik müdahalelerin “zorunlu toplumsal ihtiyaç, orantılılık ve demokratik toplum düzeni” kriterleri çerçevesinde ele alınması gerektiği belirtildi.

Tanrıkulu, “Tahliye edilen veya hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunmayan belediye başkanlarının görevlerine iade edilmemesi, idari tasarruf yoluyla seçme ve seçilme hakkının fiilen ortadan kaldırılması anlamına gelmekte” değerlendirmesine yer verdi.

Dosya sayısı, numaralar, karar tarihleri ve kayyım denetimi soruldu
Tanrıkulu, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’tan, görevden alınan, tutuklanan ve/veya tahliye edilen belediye başkanlarının isim listelerinin paylaşılmasını; her bir kişi bakımından soruşturma ve dava dosyası sayıları, dosya numaraları, isnat edilen suçların hukuki nitelikleri ile tutuklama-tahliye-adli kontrol kararlarının tarihlerini açıklamasını istedi.

Önergede, görevden alma ve kayyım atama işlemlerinin hangi mevzuat hükümlerine dayandırıldığı, bu işlemlerde “orantılılık, ölçülülük ve geçicilik ilkelerinin” nasıl gözetildiği ve tahliye kararına rağmen göreve iade edilmeyen belediye başkanları açısından idarenin tutumuna ilişkin bakanlığın görüşü de sorular arasında yer aldı.

Tanrıkulu ayrıca, kayyım olarak atanan yöneticilerin yetki kapsamları, aldıkları idari kararlar, belediyelerin mali yapısı üzerindeki etkileri ve yerel halkın seçme-seçilme hakkına etkileri konusunda “herhangi bir hukuki denetim mekanizması” bulunup bulunmadığını da gündeme taşıdı.

“Gözden geçirme ve düzenleme planı var mı”
Önergede, görevden alma ve göreve iade süreçlerinde standart bir idari prosedür bulunup bulunmadığı, eşitlik ilkesi çerçevesinde tüm belediye başkanlarına aynı biçimde uygulanıp uygulanmadığı ve iade işlemlerinin tesis edilmemesinin “hukuki güvenlik ve belirlilik” ilkeleri açısından nasıl değerlendirildiği soruldu.

Tanrıkulu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları doğrultusunda seçilmiş yerel yöneticilerin görevden alınmasına ilişkin uygulamaların gözden geçirilmesine yönelik bir çalışma olup olmadığını ve demokratik hukuk devleti ilkesi gereği, kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunmayan ve/veya tahliye edilmiş belediye başkanlarının görevlerine iadesini sağlayacak yasal veya idari düzenleme planlanıp planlanmadığını da Bakan Tunç’un yanıtlamasını istedi.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI