Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü: “Geçmişte Uçak Aldığımız Ülkelere Artık Uçak Satıyoruz”

Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, CİHANNÜMA Düzce Derneği’nin Sahur Meclisi programında Türkiye’nin savunma sanayiinde geçirdiği dönüşümü anlattı. Türkiye’nin küresel etkisinin ekonomik büyüklüğünün üzerinde olduğunu belirten Özlü, savunma harcamalarının artırılması gerektiğini vurguladı.

Mart 11, 2026 - 13:39
Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü: “Geçmişte Uçak Aldığımız Ülkelere Artık Uçak Satıyoruz”


Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, CİHANNÜMA Düzce Derneği tarafından düzenlenen geleneksel Sahur Meclisi programına katılarak Türkiye’nin savunma sanayiindeki tarihsel dönüşümü ve küresel konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Savunma sanayiinde yaşanan gelişmeleri örneklerle anlatan Özlü, Türkiye’nin geçmişte teknoloji aldığı ülkelerle bugün farklı bir konuma geldiğini söyledi.

Türkiye’nin dünya içindeki yerini ekonomik ve demografik veriler üzerinden değerlendiren Özlü, ülkenin küresel ölçekte sahip olduğu etkinliğe dikkat çekti. Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, “Türkiye dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 1’ini oluşturmaktadır. Dünya nominal gayri safi milli hasılası içindeki payımız yaklaşık yüzde 1,2 ile yüzde 1,3 aralığındadır. Dünya ekonomisinde Dünya Bankası verilerine göre 17’nci, IMF verilerine göre 16’ncı sıradayız. Nüfus bakımından ise 18’inci sıradayız. Yani kabaca dünyanın yüzde 1’i ile 1,2’si arasında bir yerdeyiz. Ancak siyasal etkinliğimize baktığımızda dünyanın yüzde 1’inden çok daha fazlasıyız. Türkiye bugün sözü dinlenen ve küresel ağırlığı ekonomik büyüklüğünden daha fazla olan bir ülkedir.” ifadelerini kullandı.

SAVUNMA SANAYİİNDE TARİHSEL DÖNÜŞÜM

Türkiye’nin savunma sanayii serüvenini dört ana dönem üzerinden değerlendiren Özlü, Cumhuriyet’in ilk yıllarında milli ve yerli üretim için önemli adımlar atıldığını belirtti. 1952 sonrası dönemde NATO üyeliği ile Batı ittifakının güvenlik şemsiyesine girildiğini hatırlatan Özlü, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sonrasında uygulanan ambargonun Türkiye için kritik bir kırılma noktası olduğunu söyledi.

Özlü, bu dönemde yaşanan haberleşme eksikliklerinin ağır sonuçlar doğurduğunu belirterek, “Kıbrıs Barış Harekatı sırasında haberleşme eksikliği nedeniyle kendi gemimizi vurduğumuz acı bir tecrübe yaşadık. Bu olaydan sonra yerli ve milli savunma sanayii kurma ihtiyacı çok daha net şekilde ortaya çıktı.” dedi.

Bu süreçte savunma sanayiinin kurumsallaşmaya başladığını ifade eden Özlü, “1975’te ASELSAN kuruldu, 1982’de HAVELSAN faaliyete geçti. 1985 yılından itibaren Başbakan Turgut Özal döneminde savunma sanayiinde büyük bir atılım yapıldı.” diye konuştu.

TEKNOLOJİ TRANSFERİ VE ORTAKLIK MODELİ

Savunma sanayiinde teknoloji transferi sağlayan uluslararası ortaklıkların önemine değinen Özlü, Lockheed Martin, General Electric ve FMC gibi küresel şirketlerle yapılan iş birliklerine dikkat çekti.

Özlü, “Lockheed Martin ile TUSAŞ ortaklığında F-16 üretimi için TAİ kuruldu. General Electric, TUSAŞ, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı ve Türk Hava Kurumu ortaklığıyla TEİ kurularak uçak motoru üretimine geçildi. FMC ve Nurol Holding ortaklığında FNSS zırhlı araç üretimi için faaliyet göstermeye başladı.” ifadelerini kullandı.

“GEÇMİŞTE UÇAK ALDIĞIMIZ ÜLKELERE ARTIK UÇAK SATIYORUZ”

Türkiye’nin savunma sanayiinde ulaştığı noktayı çarpıcı örneklerle anlatan Özlü, ASELSAN’ın kuruluş sürecine ve ihracat başarısına değindi.

Özlü, “Aselsan’ı kurarken Hollanda’dan telsiz lisansı almıştık. Aradan geçen 20-25 yıl sonra Aselsan, Hollanda’ya Kaideye Monteli Stinger sattı. Bu KMS projesiydi.” dedi.

Savunma sanayiindeki dönüşümü kendi deneyimi üzerinden de anlatan Özlü, “Savunma sanayinde çalışırken proje ve mühendislik eğitimi almak için İspanya’ya gittim. O dönemde biz İspanya’dan 52 adet hafif nakliye uçağı almıştık. Yaklaşık 30 yıl sonra geçen yıl biz İspanya’ya 2 milyar dolarlık Hürjet sattık. Yani geçmişte uçak aldığımız ülkelere artık uçak satıyoruz. Bu geldiğimiz çok önemli bir seviyedir.” diye konuştu.

“SAVUNMA HARCAMALARIMIZI ARTIRMALIYIZ”

Türkiye’nin savunma bütçesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özlü, mevcut harcama seviyesinin küresel ortalamanın altında kaldığını belirtti.

Özlü, “Türkiye’nin savunma harcamaları yaklaşık 25 milyar dolar seviyesinde. Bu da gayri safi milli hasılanın yaklaşık yüzde 1,9’una karşılık geliyor. Dünya ortalaması ise yüzde 2,5 seviyesinde. Etrafımızda yaşanan gelişmeleri de dikkate aldığımızda Türkiye’nin savunma harcamalarını artırmaya ihtiyacı var.” ifadelerini kullandı.

Füze teknolojilerindeki gelişmelere de değinen Özlü, Türkiye’nin uzun menzilli sistemler üzerinde çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. “1250 kilometre menzilli seyir füzeleri üzerinde testler başarıyla devam ediyor. Her şeyden önce çok güçlü bir hava savunma sistemine ihtiyacımız var. Tasarladığımız yerli sistemlerin süratle seri üretime geçip envantere girmesi en büyük önceliğimiz olmalı.” dedi.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI