Ege Üniversitesi Uzmanları Otizmde Erken Tanı ve Nöroçeşitlilik Vurgusu Yaptı

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyeleri, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında otizmin yalnızca çocuklukla sınırlı olmadığını, erken tanının hayati önem taşıdığını ve toplumda yaygın olan yanlış bilgilerin bilimsel gerçeklerle örtüşmediğini açıkladı.

Nisan 2, 2026 - 20:34
Nisan 2, 2026 - 20:35
Ege Üniversitesi Uzmanları Otizmde Erken Tanı ve Nöroçeşitlilik Vurgusu Yaptı

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde görev yapan uzman akademisyenler, Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında Otizm Spektrum Bozukluğu’na ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Uzmanlar, otizmin nörogelişimsel bir farklılık olduğunu belirterek, bireylerin çocukluktan yetişkinliğe uzanan süreçte hem zorluklar hem de potansiyeller barındırdığını ifade etti.

“Erken tanı hayati önem taşıyor”
EÜ Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şebnem Pırıldar, otizmin çoğunlukla çocuklukta fark edilmesine rağmen erişkin yaşlarda da tanı konulabildiğini belirtti. Prof. Dr. Pırıldar, “Belirtiler çocukluktan itibaren vardır ancak bazı durumlarda maskelenebilir. Özellikle sosyal becerileri gelişmiş bireylerde bu durum daha sık görülür. Anksiyete, depresyon veya DEHB gibi eşlik eden rahatsızlıklar da tanıyı zorlaştırabilir” dedi.
Prof. Dr. Pırıldar, “Tanının erken konulması; beceri eğitimlerinin planlanması ve eşlik eden durumların yönetimi açısından kritik önemdedir. Tanının gecikmesi bireyin özgüvenini ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebilir. Nöroçeşitlilik kavramının benimsenmesi, farklılıkların kabul edilmesi açısından önemlidir” ifadelerini kullandı.

“Ekran maruziyeti neden değil sonuç”
Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sezen Köse, dil gelişim geriliğinin her zaman otizm anlamına gelmediğini ancak mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Köse, “Otizmli çocuklar sosyal uyaranlar yerine daha tekdüze uyaranlara yönelir. Ekran maruziyeti otizmin nedeni değil, bir tercihtir” dedi.
Prof. Dr. Köse, “Tedavi sürecinde sosyal temasın artırılması, ekran süresinin azaltılması önerilir. Uyaran eksikliğinin otizme yol açtığına dair bilimsel bir kanıt yoktur” diye konuştu.

“Aşılarla otizm arasında bağlantı yok”
Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burcu Özbaran, erken tanının tedavi başarısındaki rolüne dikkat çekti. Prof. Dr. Özbaran, “Aileler en küçük şüphede bir uzmana başvurmalıdır. Erken müdahale ile çocukların gelişim süreçleri desteklenebilir” dedi.
Prof. Dr. Özbaran, “Otizm geniş bir yelpazedir ve her birey farklı özellikler gösterir. Şunu net olarak ifade etmek gerekir ki; aşılar ile otizm arasında hiçbir bağlantı yoktur. Aşılamanın ihmal edilmesi çok daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir” ifadelerini kullandı.

“Doğru yönlendirme ile başarı mümkün”
EÜ Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Cenan Hepdurgun ise otizmli bireylerin doğru yönlendirme ile toplumsal hayatta önemli başarılara imza atabileceğini belirtti. Dr. Hepdurgun, “Otizm erişkinlikte başlamaz ancak bu dönemde fark edilebilir. Bireyler güçlü yönlerini keşfettiklerinde iş ve sosyal yaşamda başarılı olabilirler” dedi.
Dr. Hepdurgun, “Kısıtlı ilgi alanları bazı mesleklerde avantaja dönüşebilir. Bilim, sanat ve teknoloji alanlarında önemli isimlerin otizm spektrum özellikleri taşıdığı bilinmektedir” diye konuştu.

Ege Üniversitesi uzmanları, hem çocuklukta takip edilen hem de erişkinlikte tanı alan bireyler için sosyal beceri ve eğitim programları geliştirmeye devam ettiklerini belirtti.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI