EÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Tolga Esetlili: “Bir Ülkenin Geleceği, Verimli Toprakları ve Su Kaynakları Kadar Güçlüdür”

EÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Tolga Esetlili: “Bir Ülkenin Geleceği, Verimli Toprakları ve Su Kaynakları Kadar Güçlüdür”

Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Tolga Esetlili, iklim değişikliği, plansız kentleşme ve aşırı yeraltı suyu kullanımının Ege Bölgesi’nde gizli çölleşme riskini artırdığını belirterek, toprak ve su kaynaklarının korunmasının stratejik bir öncelik olduğunu vurguladı.

Haziran 21, 2026 - 04:46

Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Tolga Esetlili, iklim değişikliği ve insan kaynaklı baskıların Ege Bölgesi’nde toprak ve su kaynakları üzerinde ciddi tehditler oluşturduğunu söyledi.

Prof. Dr. Mustafa Tolga Esetlili, çölleşmenin yalnızca kurak iklim kuşaklarına özgü bir sorun olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, “Bölgemizde toprak verimliliği, üretim kapasitesi ve ekolojik işlevler maalesef yavaş yavaş yok oluyor. Bu sürecin asıl tehlikesi, çoğu zaman görünmez bir şekilde ilerlemesidir. Akdeniz Havzası, iklim değişikliğinden en fazla etkilenmesi beklenen bölgelerin başında geliyor.” dedi.

“Su stresi gelecekte daha büyük sorunların habercisi”

Artan sıcaklıklar, azalan su kaynakları ve düzensiz yağış rejimlerinin tarımsal üretimi tehdit ettiğini vurgulayan Esetlili, “Bölgemizde artan sıcaklıklar, azalan su kaynakları, düzensiz yağışlar ve uzun kurak dönemler, tarımsal üretimimiz için çok ciddi bir risk oluşturuyor. Açıkça söylemek gerekirse; bugün yaşadığımız su stresi ve kuraklık belirtileri, gelecekte karşılaşabileceğimiz çok daha büyük sorunların habercisidir.” ifadelerini kullandı.

“Yanlış arazi kullanımı binlerce yıllık mirası yok ediyor”

İzmir’in son yıllarda hızlı büyüyen kentlerden biri olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Esetlili, plansız kentleşmenin doğal denge üzerinde olumsuz etkiler yarattığını söyledi.

Esetlili, “Plansız kentleşme ve artan geçirimsiz yüzeyler, yağmur suyunun toprağa sızmasını engelleyerek yeraltı suyu beslenimini azaltıyor ve doğal ekosistemleri parçalayarak ekolojik dengeyi zayıflatıyor. Bir toprağın oluşması yüzlerce, hatta binlerce yıl alırken; yanlış arazi kullanımıyla bu paha biçilmez kaynak çok kısa bir sürede tamamen yok olabilmektedir. Bu nedenle toprak koruma, yalnızca tarımsal değil aynı zamanda ulusal bir güvenlik meselesidir.” diye konuştu.

“En sinsi tehdit gizli çölleşme”

Ege Bölgesi’nde yeraltı sularının bilinçsiz kullanımının önemli sonuçlar doğurduğunu belirten Esetlili, kıyı bölgelerinde yaşanan tuzlanma sorununa dikkat çekti.

Prof. Dr. Esetlili, “Ege kıyılarında özellikle kaçak kuyular vasıtasıyla yapılan aşırı yeraltı suyu çekimi, deniz suyu girişimine yol açıyor. Tuzlanan topraklarda bitki gelişimi güçleşiyor, tarımsal verim düşüyor ve zamanla üretim tamamen sürdürülemez bir hale geliyor. Tuzluluk ve arazi bozunumu, ‘gizli çölleşme’ olarak tanımlayabileceğimiz en önemli ve en sinsi tehditlerden biridir.” dedi.

“Ege Üniversitesi olarak sahadayız”

Üniversitelerin çözüm üretme sorumluluğuna da değinen Esetlili, “Bizler yalnızca sorunu tespit etmekle yükümlü değiliz, aynı zamanda uygulanabilir çözümler geliştirmek zorundayız. Ege Üniversitesi olarak; sürdürülebilir arazi yönetimi, su verimliliği, hassas tarım uygulamaları ve iklim değişikliğine uyum stratejileri alanlarında yerel yönetimlerimiz ve üreticilerimizle iş birliği içinde önemli projeler yürütmeye devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Gençlere çevre ve toprak bilinci çağrısı

Açıklamasının sonunda gençlere seslenen Prof. Dr. Esetlili, çevre, su ve toprak kaynaklarının korunmasına yönelik farkındalığın artırılması gerektiğini belirtti.

Esetlili, “Toprak, sadece üzerinde yürüdüğümüz bir yüzey değildir; gıdamızı, suyumuzu ve yaşamımızı destekleyen stratejik bir doğal kaynaktır. Çölleşme dediğimiz şey, aslında toprağın sessizce kaybedilmesidir. Şunu asla unutmamalıyız; bir ülkenin geleceği, sahip olduğu verimli topraklar ve su kaynakları kadar güçlüdür.” diye konuştu.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI