Gazeteci Atakan Çelik “Anadolu Ajansı’nın Asırlık Öyküsü” kitabıyla ajansın küresel dönüşümünü anlattı

Gazeteci-yazar Atakan Çelik’in dört yıllık çalışmayla hazırladığı “Yüzyılın Tanığı: Anadolu Ajansı’nın Asırlık Öyküsü” adlı eser yayımlandı. Kitap, Anadolu Ajansı’nın Milli Mücadele’den günümüze uzanan tarihsel misyonunu, çok dilli yayıncılıkla yaşadığı dönüşümü ve küresel medya gücüne evrilen yapısını ele alıyor.

Nisan 7, 2026 - 10:45
Nisan 7, 2026 - 11:02
Gazeteci Atakan Çelik “Anadolu Ajansı’nın Asırlık Öyküsü” kitabıyla ajansın küresel dönüşümünü anlattı

Gazeteci-yazar Atakan Çelik tarafından kaleme alınan “Yüzyılın Tanığı: Anadolu Ajansı’nın Asırlık Öyküsü” adlı eser, Nobel Yayınları etiketiyle okuyucuyla buluştu. Dört yıla yayılan çalışmanın ürünü olan kitap, ajansın tarihsel gelişimini ve dönüşümünü kapsamlı bir çerçevede inceliyor.

Atakan Çelik, eserin oluşum sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Bu eser, hem sahada geçen meslek hayatımın bir özeti hem de akademik bir çalışmanın kitaplaşmış halidir. Anadolu Ajansı benim için sadece bir kurum değil, aynı zamanda bir okul ve bir hayat tecrübesidir.” ifadelerini kullandı. Çelik’in uzun yıllara dayanan gazetecilik deneyimi ile Sakarya Üniversitesi’nde hazırladığı yüksek lisans tezinin derinleştirilmesi, kitabın temelini oluşturdu.

Milli Mücadele’den Küresel Medyaya Uzanan Süreç

Kitapta, Anadolu Ajansı’nın Milli Mücadele yıllarında ortaya çıkan kurucu ruhu ile başlayan süreç detaylandırıldı. Ajansın, Türkiye’nin sesini dünyaya duyurmak amacıyla üstlendiği rol ve dezenformasyonla mücadelesi tarihsel bağlamda ele alındı. Çelik, bu misyona ilişkin, “Anadolu Ajansı, Milli Mücadele döneminde bir milletin sesini dünyaya duyurmak ve o dönemde yürütülen algı ve dezenformasyona karşı hakikati ortaya koymak için kuruldu. Bugün de aslında aynı görevi sürdürüyor.” dedi.

Ajansın geçirdiği dönüşüme de değinen Çelik, “Geyve’de bir telgraf hattında filizlenen bu fikir, bugün çok dilli yayıncılıkla dünyanın dört bir yanına ulaşan küresel bir medya gücüne dönüştü. Bu süreç, sadece bir büyüme değil, aynı zamanda bir zihniyet dönüşümüdür.” değerlendirmesinde bulundu.

Saha Tanıklıkları ve Kritik Dönemler Kitapta Yer Aldı

Eserde, Anadolu Ajansı’nın kriz anlarında üstlendiği role ilişkin saha örneklerine de yer verildi. 15 Temmuz darbe girişimi sırasında TBMM’de yaşananlar, Arap Baharı süreci, Pakistan’daki sel felaketi ve Bosna’daki saha deneyimleri ajansın haber üretim süreçlerine ışık tutan başlıklar arasında sıralandı.

Gazze’de yaşanan gelişmeler de kitapta özel bir bölüm olarak ele alındı. Anadolu Ajansı’nın yayımladığı “Tanık”, “Kanıt” ve “Sanık” eserlerinin uluslararası kamuoyu ve hukuk açısından taşıdığı öneme dikkat çekildi. Çelik, bu çalışmalara ilişkin, “Gazze’de sadece insanlar değil, hakikat de hedef alındı. Anadolu Ajansı bu süreçte sadece haber üretmedi; ‘Tanık’, ‘Kanıt’ ve ‘Sanık’ eserleriyle yaşananları belgeleyerek tarihe not düştü.” ifadelerini kullandı.

Çelik, kitabını İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları sırasında hayatını kaybeden gazetecilere ithaf ettiğini belirtti. Eser, Anadolu Ajansı’nın yalnızca bir haber ajansı değil, aynı zamanda Türkiye’nin küresel iletişim gücü ve medya diplomasisinin önemli bir temsilcisi olduğunu ortaya koyuyor.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI