Girişimci Ahmet Yaşar Eşmekaya: “Bitki Bazlı Eksozomlar Hücresel İletişimde Yeni Bir Dönem Başlatıyor”
AYE Exocure kurucusu Ahmet Yaşar Eşmekaya, nanoteknoloji temelli bitki bazlı eksozom çalışmalarının bilimsel temelini, geliştirdikleri NanoExtract Teknolojisi’nin farkını ve Türkiye’de kurulan Dünya Eksozom Merkezi ile küresel hedeflerini anlattı.
Biyoteknoloji alanında son yıllarda öne çıkan eksozomlar, hücreler arası iletişimi sağlayan mikroskobik yapılar olarak bilim dünyasının odağına yerleşti. Türkiye’de bu alanda çalışma yürüten AYE Exocure’un kurucusu Ahmet Yaşar Eşmekaya, geliştirdikleri bitki bazlı eksozom yaklaşımı ve NanoExtract Teknolojisi hakkında değerlendirmelerde bulundu.
“Eksozomlar hücreler arası mesaj taşıyıcıdır”
Eksozomların temel işlevine değinen Ahmet Yaşar Eşmekaya, “Hücreler yalnızca bağımsız yapılar değildir, sürekli iletişim halindedir. Eksozomlar ise bu iletişimi sağlayan mikroskobik mesaj paketleridir. İçlerinde proteinler, lipidler ve genetik bilgiler taşırlar” ifadelerini kullandı.
Bilimsel Yolculuk ve Motivasyon
Bitki bazlı eksozom çalışmalarına yönelme sürecini anlatan Eşmekaya, “Bu alan benim için sadece bilimsel değil, aynı zamanda insan hayatına değer katma motivasyonunun bir sonucudur. Günümüzde zihinsel yük artıyor, odaklanma ve bilişsel performans önemli hale geliyor” dedi.
Eşmekaya, “Bilim insanlarından oluşan ekibimizle bitkilerin doğal yapısındaki nano ölçekli yapıların potansiyelini anlamaya odaklandık” açıklamasında bulundu.
“NanoExtract klasik yöntemlerden tamamen farklı”
Geliştirilen teknolojiye ilişkin bilgi veren Eşmekaya, “NanoExtract Teknolojisi, klasik ekstraksiyon yöntemlerinden farklı olarak bitkisel yapıları nano boyuta indirerek hücresel etkileşim potansiyelini artırmayı hedefler” dedi.
Eşmekaya, “Bu süreçte kimyasal taşıyıcılar kullanılmadan doğal biyolojik yapı korunur” ifadelerini kullandı.
En büyük zorluk: Stabilite ve sürdürülebilirlik
Teknoloji geliştirme sürecindeki zorluklara değinen Eşmekaya, “Asıl zorluk partikül üretmek değil, bu yapıları stabil ve güvenilir şekilde sürdürülebilir hale getirmektir” dedi.
Eşmekaya, “Dünyada birçok ekip bu yapıları üretir ancak stabil şekilde korumak büyük bir sorundur. Biz bu eşiği aşmayı başardık” diye konuştu.
Bilimsel çalışmalar ve klinik süreç
Araştırmaların bilimsel temeline ilişkin bilgi veren Eşmekaya, “Çalışmalarımıza hücre kültürü modelleriyle başladık. Mikroglia hücreleri üzerinde elde ettiğimiz veriler, bu yapıların anlamlı etkileşim potansiyeline sahip olduğunu gösterdi” dedi.
Eşmekaya, “Şu anda 90 katılımcı ile yürütülen çift kör, plasebo kontrollü klinik çalışmamız devam ediyor” açıklamasında bulundu.
Global vizyon ve Aksaray yatırımı
Gelecek hedeflerine ilişkin değerlendirmede bulunan Eşmekaya, “NanoExtract bizim için bir başlangıç. Onkoloji başta olmak üzere farklı alanlarda çalışmalarımız sürüyor” dedi.
Aksaray’da kurulan tesis hakkında bilgi veren Eşmekaya, “Dünya Eksozom Merkezi ile bu teknolojiyi küresel ölçekte yaygınlaştırmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
“Türkiye’den dünyaya bilimsel bir dönüşüm”
Eşmekaya, “Bu yolculuk sadece bir teknoloji geliştirme süreci değil, Türkiye’den dünyaya uzanan bilimsel bir dönüşüm hareketidir” dedi.
Eşmekaya, “Doğru bilimsel yaklaşımlar ve güçlü üretim altyapısı ile gelecekte birçok alanda yeni çözümler mümkün olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI