İYİ PARTİ EĞİTİM POLİTİKALARINDAN SORUMLU GENEL BAŞKAN YARDIMCISI ŞENOL SUNAT: “Çocuklarımız İçin Güvenli Okullar, Güvenli Gelecek Diyelim”

İYİ PARTİ EĞİTİM POLİTİKALARINDAN SORUMLU GENEL BAŞKAN YARDIMCISI ŞENOL SUNAT: “Çocuklarımız İçin Güvenli Okullar, Güvenli Gelecek Diyelim”

İYİ Parti Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Şenol Sunat, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sundukları 48 maddelik "Okul Güvenliği ve Çocuk Koruma Hakkında Kanun Teklifi"ne ilişkin açıklama yaptı. Sunat, okul güvenliğinin yalnızca fiziki tedbirlerle sınırlı olmadığını belirterek çocukların şiddet, dijital tehditler, akran zorbalığı ve bağımlılıktan korunmasını hedefleyen kapsamlı düzenlemelerin hayata geçirilmesini istediklerini ifade etti.

Haziran 25, 2026 - 14:51

İYİ Parti Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Şenol Sunat, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlediği basın açıklamasında, çocukların güvenliğini esas alan 48 maddelik "Okul Güvenliği ve Çocuk Koruma Hakkında Kanun Teklifi"ni kamuoyuyla paylaştı. Sunat, teklifin çocukları şiddetten, dijital tehditlerden, akran zorbalığından, bağımlılıktan, suç ağlarından ve ihmalden korumayı amaçlayan bütüncül bir çalışma olduğunu söyledi.

"Okul güvenliği artık sadece okul kapısından başlamıyor"

Şenol Sunat, okul güvenliği anlayışının değişen tehditler karşısında yeniden ele alınması gerektiğini belirterek, "Bugün bir çocuk yalnızca okul bahçesinde tehdit altında değil. Telefon ekranında, sosyal medyada, dijital zorbalığın içinde, bağımlılık ağlarının hedefinde, şiddeti özendiren içeriklerin kuşatması altında." ifadelerini kullandı. Sunat, yaşanan okul kaynaklı şiddet olaylarının toplumda derin üzüntü yarattığını belirterek, "Bir daha böyle bir olay yaşanmaması için ne yapmalıyız? İşte bugün sizlerle paylaştığım kanun teklifi bu sorulara verilmiş somut bir cevaptır." dedi.

Okullarda yeni güvenlik ve erken müdahale modeli

Kanun teklifiyle her okulda acil durum protokollerinin hazırlanması, yılda en az iki kez kriz tatbikatı yapılması ve Okul Güvenliği Koordinatörlüğü oluşturulmasının öngörüldüğünü belirten Sunat, kontrollü giriş sistemleri, riskli okullarda sertifikalı güvenlik personeli istihdamı, akran ve dijital zorbalıkla mücadele mekanizmaları ile Çok Disiplinli Tehdit Değerlendirme Ekipleri kurulmasının hedeflendiğini kaydetti.

Sunat ayrıca her 200 öğrenciye en az bir psikolojik danışman görevlendirilmesi, okul temelli sosyal hizmet modelinin hayata geçirilmesi, okul terk riski bulunan çocukların yeniden eğitim sistemine kazandırılması ve çocukların dijital güvenliğini artıracak düzenlemelerin de teklif kapsamında yer aldığını ifade etti.

"Çocuğu olay olduktan sonra değil, risk ortaya çıktığı anda korumalıyız"

Teklif kapsamında sosyal medya platformlarına çocuklara yönelik zararlı içeriklerin yayılmasına ilişkin yeni yükümlülükler getirildiğini belirten Sunat, eğitim kurumları ve yurt çevresinde işlenen bazı suçlara yönelik cezaların artırılmasının da öngörüldüğünü söyledi.

Çocukların hiçbir şekilde fişlenmesine veya damgalanmasına izin vermeyeceklerini vurgulayan Sunat, "Cezalandırmayı değil tamamen onarıcı adaleti sağlamayı ve rehabilite etmeyi hedefliyoruz." dedi.

Şenol Sunat, çocukların güvenli şekilde ihbarda bulunabileceği anonim bildirim sisteminin kurulmasını önerdiklerini belirterek, "Biz diyoruz ki; Devlet çocuğu olay olduktan sonra değil, risk ortaya çıktığı anda korumalıdır." ifadelerini kullandı.

"Bu mesele siyasi değil vicdanidir"

Millî Eğitim, İçişleri, Sağlık, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlıkları ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun koordinasyonunda "Okul Güvenliği ve Çocuk Koruma Kurulu" oluşturulmasını teklif ettiklerini açıklayan Sunat, ulusal veri sistemi ve bölgesel risk haritalarıyla kaynakların riskli okullara yönlendirilmesini amaçladıklarını söyledi.

Açıklamasının sonunda tüm siyasi partilere çağrıda bulunan Sunat, "Bu mesele siyasi değil vicdanidir. Bu mesele yalnızca bugünün değil Türkiye'nin geleceği meselesidir." dedi. Sunat, teklifin TBMM'de ortak akıl ve toplumsal sorumluluk anlayışıyla değerlendirilmesini temenni ederek, "Çocuklarımızın güvenliği hiçbir tartışmanın konusu değil, hepimizin ortak emaneti olmalıdır. Gelin bir sonraki trajediyi beklemeyelim. Çocuklarımızı kaybetmeden harekete geçelim. 'Çocuklarımız İçin Güvenli Okullar, Güvenli Gelecek' diyelim." ifadelerini kullandı.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI