Manisa Bağcılık ve Tarım Çalıştayı bildirgesi açıklandı: Üretici, su ve üzüm için ortak yol haritası

Manisa Bağcılık ve Tarım Çalıştayı bildirgesi açıklandı: Üretici, su ve üzüm için ortak yol haritası

Manisa Büyükşehir Belediyesi ile Şehzadeler Belediyesi iş birliğinde 7 Eylül 2026’da düzenlenen Manisa Bağcılık ve Tarım Çalıştayı’nın Sonuç Bildirgesi açıklandı. Bildirgede su ve kuraklıktan üzüm fiyatlarına, TMO’dan TARSİM’e, lisanslı depoculuktan ihracat ve markalaşmaya kadar bağcılığın geleceğini ilgilendiren başlıklarda çözüm önerileri sıralandı.

Eylül 17, 2026 - 19:27

Manisa Büyükşehir Belediyesi ve Şehzadeler Belediyesi iş birliğiyle, Bağ Bozumu Şenlikleri kapsamında 7 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen Manisa Bağcılık ve Tarım Çalıştayı’nın Sonuç Bildirgesi kamuoyuyla paylaşıldı. Bildirgede Manisa bağcılığının karşı karşıya bulunduğu sorunlar ile sektörün geleceğine ilişkin ihtiyaçlar birlikte ele alındı.

Çalıştayın moderatörlüğünü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden Doç. Dr. Burçak İşçi üstlendi. Manisa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Manisa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Bağcılık Araştırma Enstitüsü, Manisa Ticaret Borsası, akademisyenler, uzmanlar, çiftçiler, ihracatçılar ve sektör paydaşları değerlendirmelere katkı sundu.

Çalıştayda üç çalışma masasında su ve iklim dayanıklılığı, üretici ekonomisi ve örgütlenme, katma değer, sanayi, pazarlama, ihracat, markalaşma, mekanizasyon ve akıllı bağcılık başlıkları değerlendirildi.

“Sorunlar birbirinden bağımsız değil”

Bildirgenin ortak tespitinde, Manisa bağcılığının su kıtlığı, iklim kaynaklı üretim riskleri, artan girdi maliyetleri, kalıntı ve kalite baskısı, örgütlenme eksikliği ve pazarlarda değer kaybıyla aynı anda karşı karşıya bulunduğuna dikkat çekildi.

Bildirgede, “Suyun doğru yönetilmediği, üreticinin artan maliyetler karşısında emeğinin karşılığını alamadığı, ürünün niteliğinin izlenemediği ve pazarlama gücünün yeterince oluşturulamadığı bir sistemde bağcılığın kalıcı biçimde sürdürülmesi mümkün değildir.” değerlendirmesine yer verildi.

Üretim planlamasının havza ölçeğinde yapılması gerektiği belirtilerek, “Bilimsel veri, çiftçi deneyimi ve kamu politikası aynı hedefte buluşmalıdır.” ifadesi kullanıldı.

Su ve kuraklık için havza bazlı planlama

Sonuç Bildirgesi'nin öncelikli başlıklarından birini su kaynaklarının korunması ve kuraklıkla mücadele oluşturdu.

Kapalı sulama sistemlerine geçişin hızlandırılması, damla sulamanın toprağın nem durumu ve bitkinin gerçek su ihtiyacına göre yönetilmesi, sulamadaki kaçak ve kayıpların azaltılması istendi.

Bildiride, “Havza bazlı ürün planlamasında kullanılabilir su miktarı temel ölçüt olmalıdır.” denildi. Arıtılmış suyun tarımsal kullanım olanaklarının araştırılması, sulama yatırımlarının artırılması ve üreticinin suya erişimini güvence altına alacak uzun vadeli çözümlerin geliştirilmesi önerildi.

Kuraklık, aşırı sıcak, don, dolu, kuvvetli yağış ve sel risklerine karşı bağ alanlarına özgü risk haritalarının hazırlanması, iklim istasyonları ve erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi de öneriler arasında yer aldı.

Üzüm fiyatlarında üretim maliyetleri dikkate alınmalı

Bildirgenin önemli başlıklarından biri üreticinin gelirinin ve emeğinin korunması oldu. Üzüm fiyatlarının belirlenmesinde üretim maliyetleri, ürün kalitesi, piyasa koşulları ve üretimin devamlılığının birlikte gözetilmesi gerektiği kaydedildi.

Bildiride, “Üreticinin emeğini ve sürdürülebilir üretim kapasitesini koruyacak, maliyetleri dikkate alan ve öngörülebilir bir fiyatlama yaklaşımı oluşturulmalıdır.” ifadesine yer verildi.

Üreticinin mağduriyet yaşamaması ve piyasadaki aşırı fiyat dalgalanmalarının önlenmesi amacıyla Toprak Mahsulleri Ofisi'nin ihtiyaç duyulan dönemlerde etkin ve zamanında müdahale edebilmesine yönelik mekanizmaların güçlendirilmesi istendi.

Mazot, gübre, bitki koruma ürünleri, enerji, sulama, işçilik, fidan ve mekanizasyon giderlerinin düzenli izlenmesi, artan girdi maliyetlerinin üretici üzerindeki yükünü azaltacak destek ve teşviklerin geliştirilmesi önerildi.

Kalıntı riskine karşı eğitim ve izlenebilirlik

İlaç kalıntısı ve ürün kalitesine ilişkin değerlendirmelerde ise hastalık ve zararlılarla mücadelede entegre, biyolojik ve biyoteknik yöntemlerin yaygınlaştırılması gerektiği belirtildi.

Bildiride, “Hasat öncesi kontrol, ihracat kalıntı limitleri ve iyi tarım uygulamaları birlikte ele alınmalıdır.” denilerek kalıntısız, güvenilir ve kaliteli üretimin destekleme politikalarıyla teşvik edilmesi istendi.

Üretici, parsel, girdi, uygulama ve hasat kayıtlarının tutulması, bağdan sofraya izlenebilirliği sağlayacak sistemlerin küçük üreticilerin de kullanabileceği sade dijital araçlarla kurulması önerildi.

Kooperatifler ve lisanslı depoculuk güçlendirilmeli

Üreticilerin ürün ve havza temelinde örgütlenmesinin teşvik edilmesi gerektiği kaydedilen bildirgede, kooperatifler ve üretici birliklerinin ortak girdi alımı, makine kullanımı, depolama, paketleme ve pazarlama kapasitelerinin geliştirilmesi istendi.

Örgütlenmenin yalnızca maliyet azaltan bir araç olmadığı vurgulanarak, “Üreticinin pazardaki söz hakkını, bilgiye erişimini ve yatırım yapabilme gücünü artıran temel ekonomik mekanizmadır.” değerlendirmesi yapıldı.

Üreticinin hasat döneminde ürününü düşük fiyatla elinden çıkarmak zorunda kalmaması için lisanslı depoculuk altyapısının yaygınlaştırılması, depolama ve finansman olanaklarına erişimin kolaylaştırılması gerektiği belirtildi.

Manisa üzümünde katma değer hedefi

Bildirgede Manisa üzümünün yalnızca kuru ve sofralık ürün olarak değerlendirilmemesi gerektiğine işaret edildi.

Üzüm suyu, pekmez, sirke, çekirdek yağı, fonksiyonel gıdalar, asma yaprağı ve yeni üzüm bazlı ürünlere yönelik araştırma, ürün geliştirme ve yatırımların desteklenmesi önerildi.

Üzüm posası, çekirdek, kabuk, asma yaprağı ve budama artıklarının gıda, sağlık, kozmetik ve enerji alanlarında ekonomiye kazandırılması da hedefler arasında gösterildi.

İhracat ve markalaşmada ortak strateji

Manisa üzümünün bölgesel kimliği, coğrafi işareti ve üretim kültürünün ortak bir marka stratejisi içinde ele alınması gerektiği kaydedildi.

Bildiride, “İhracatın artırılması yalnızca dış pazarların bulunmasıyla sınırlı görülmemeli; üretim kalitesi, lojistik, depolama, ambalaj, sertifikasyon ve marka değerini birlikte geliştiren bütüncül bir ihracat politikası oluşturulmalıdır.” ifadeleri kullanıldı.

E-ticaret, dijital pazarlama ve üreticiden tüketiciye doğrudan satış kanallarının geliştirilmesi; gastronomi, bağ kültürü, bağ turizmi ve bağbozumu etkinliklerinin de Manisa üzümünün tanıtımına ve üretici gelirine katkı sağlayacak biçimde planlanması önerildi.

TARSİM ve sosyal güvenlik için düzenleme önerisi

İklim kaynaklı risklerin artması nedeniyle tarım sigortalarının üreticilerin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilmesi gerektiği belirtildi.

TARSİM primleri ve muafiyet oranlarının üreticinin ödeme gücü ve karşı karşıya bulunduğu riskler dikkate alınarak üretici lehine yeniden değerlendirilmesi önerildi.

Tarım Bağ-Kur ve SGK primlerinin de üreticinin gelir düzeyi ve ödeme gücüne göre ele alınması, prim yükünün üretimin sürdürülebilirliğini tehdit etmeyecek biçimde düzenlenmesi gerektiği kaydedildi.

Gençler ve kadınlar için destek çağrısı

Manisa bağcılığının gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla genç çiftçilere araziye erişim, makine ve ekipman, uygun koşullu kredi, eğitim, danışmanlık ve teknoloji desteğinin birlikte sunulması istendi.

Bildiride, “Bağcılık gençler için geçim sağlayan, gelişime açık ve saygın bir meslek olarak yeniden güçlendirilmelidir.” ifadesine yer verildi.

Kadınların üretimdeki rolünün artırılması amacıyla mesleki eğitim, girişimcilik, teknoloji kullanımı ve yatırım desteklerinin yaygınlaştırılması da önerildi.

İlk üç yıl için sekiz öncelikli program

Sonuç Bildirgesi'nde ilk üç yılda uygulanması önerilen çalışmalar Su ve İklim, Üretici Ekonomisi ve Fiyat İstikrarı, Örgütlenme Depolama ve Pazar, Kalite ve İzlenebilirlik, Katma Değer ve Sanayi, Genç Çiftçi ve İnsan Kaynağı, Sigorta ve Sosyal Güvenlik ile Pazar ve Marka olmak üzere sekiz program altında toplandı.

Çalıştayda ortaya konulan önerilerin uygulamaya dönüşmesi için belediyeler, kamu kurumları, üniversiteler, meslek odaları, kooperatifler, sanayi temsilcileri ve üreticilerin yer aldığı sürekli bir koordinasyon yapısı kurulması istendi.

Her hedef için sorumlu kurum, iş birliği yapılacak paydaş, takvim ve ölçülebilir başarı göstergelerinin belirlenmesi gerektiği ifade edilerek, ilerlemenin yılda en az bir kez kamuoyuyla paylaşılması önerildi.

Bildirgenin sonuç bölümünde, “Manisa bağcılığının geleceği; suyu koruyan üretim, üreticinin artan maliyetler karşısında korunması, emeğin karşılığını veren ve fiyat istikrarını gözeten bir ekonomi, güvenilir ve izlenebilir kalite, güçlü üretici örgütleri, erişilebilir finansman ve sigorta, gençleri tarımda tutan politikalar ve katma değer yaratan pazarlar üzerine kurulmalıdır.” ifadelerine yer verildi.

Çalıştay katılımcıları ayrıca, “Bilimin, kamu sorumluluğunun, üretici deneyiminin ve ortak aklın buluştuğu; üreticinin emeğinin ve gelirinin korunduğu; kadınların ve gençlerin güçlendiği; toprağın ve suyun korunduğu; Manisa üzümünün hak ettiği değere ulaştığı sürdürülebilir bir bağcılık düzeninin kurulması için bu bildirgede yer alan hedeflerin takipçisi olma irademizi kamuoyuna duyuruyoruz.” açıklamasında bulundu.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI