Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin: “Millî Birliğimizi ve Cumhuriyet Değerlerimizi Sahiplenecek Bir Kuşak Yetiştirmek Ana İşlevimiz”

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin: “Millî Birliğimizi ve Cumhuriyet Değerlerimizi Sahiplenecek Bir Kuşak Yetiştirmek Ana İşlevimiz”

Millî Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının 100. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Bakan Yusuf Tekin başkanlığında düzenlenen özel oturumda, 5 maddeden oluşan “100. Yıl Kararları” oy birliğiyle kabul edildi. Toplantıda Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, millî eğitim politikalarının geleceği, millî ve manevi değerlerin yeni nesillere aktarılması ve Kurulun ikinci yüzyıla yönelik kurumsal vizyonu ele alındı.

Kasım 2, 2026 - 19:50

Millî Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının kuruluşunun 100. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen “Talim ve Terbiye Kurulu 100. Yıl Özel Oturumu”, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin başkanlığında gerçekleştirildi. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı Kurul Toplantı Salonu'nda yapılan oturumda, 5 maddeden oluşan “100. Yıl Kararları” oy birliğiyle kabul edilerek imzalandı.

Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Cem Gençoğlu'nun özel oturumu açmasının ardından Bakan Yusuf Tekin gündem maddelerine ilişkin müzakereleri başlattı. Kurul üyelerinin 100. yıla yönelik değerlendirmelerini paylaşmasının ardından karar taslağı okunarak açık oylamaya sunuldu.

BAKAN TEKİN: “KURULUN KATKILARIYLA BAKANLIK ÇOK GÜZEL İŞLERİN ALTINA İMZA ATTI”

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, özel oturumda yaptığı konuşmada Talim ve Terbiye Kurulunun kuruluş sürecine ve Türk millî eğitimindeki tarihsel rolüne değindi.

Millî Mücadele döneminde 1921 yılında gerçekleştirilen Birinci Maarif Kongresi'nin, yeni kurulacak Türkiye Cumhuriyeti'nin eğitim ihtiyaçlarının tartışıldığı önemli bir zemin oluşturduğunu hatırlatan Tekin, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının kuruluşunun 1 Kasım 1926 tarihinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından TBMM'de ilan edildiğini belirtti.

Kurulun geçen 100 yıllık süreçte önemli bir kurumsal yapılanma sürecinden geçtiğini ifade eden Tekin, Millî Eğitim Bakanlığı ile Kurul arasındaki iş birliğinin eğitim politikalarının geliştirilmesinde önemli rol oynadığını söyledi.

Bakan Tekin, “Bu süreçte Millî Eğitim Bakanlığı açısından Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı çok önemli bir paydaş oldu. Bu Kurulun katkılarıyla Bakanlık çok güzel işlerin altına imza attı. Bunlardan biri olan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni ben iki açıdan çok önemsiyorum.” dedi.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin özellikle beceri temelli eğitim programları açısından önem taşıdığını vurgulayan Tekin, eğitim sisteminin çağın gerçeklerine uyum sağlayabilmesi için daha hızlı ve dinamik bir mekanizmaya ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.

“TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ'NİN MEYVELERİNİ ALMAYA BAŞLADIK”

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin hazırlanmasında Talim ve Terbiye Kurulunun önemli katkılar sunduğunu belirten Bakan Tekin, modelin hem öğretim programlarının içeriği hem de millî değerlerle uyumlu bir eğitim yaklaşımının oluşturulması bakımından değerlendirildiğini ifade etti.

Kurulun, genel müdürlüklerden gelen programlar üzerinde çalışmalar yürüttüğünü ve oluşturulan komisyonlarla sürece katkı sağladığını aktaran Tekin, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin meyvelerini almaya başladık. 2029 yılında PISA'nın yeni döngüsü yapılacak. Bu döngüde, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin de etkisiyle çok daha başarılı bir sonuç alacağımıza inanıyorum. Diğer boyutuyla ise millî ve manevi değerlerimizin çocuklarımıza kazandırılmasında bu sürecin çok pozitif bir sonucu olacağına inanıyorum.”

“MİLLÎ BİRLİĞİMİZİ, CUMHURİYET'İ VE DEĞERLERİMİZİ SAHİPLENECEK BİR KUŞAK YETİŞTİRMEK ANA İŞLEVİMİZ”

Konuşmasında eğitim sisteminin toplumsal beklentilerle ilişkisine de değinen Bakan Tekin, vatandaşların okulların fiziki imkânları, teknolojik donanımları ve öğretmen kadrolarındaki gelişmelerin yanı sıra eğitim süreçlerinin niteliğine ilişkin beklentilerini dile getirdiğini söyledi.

Tekin, vatandaşların çocukların büyüklere saygı göstermesi, tarihine ve millî değerlerine sahip çıkması yönündeki beklentilerine dikkati çekerek, bunun günümüz dünyasında karşı karşıya kalınan önemli sorunlardan biri olduğunu ifade etti.

Dünya vatandaşlığı ve küresel vatandaşlık gibi kavramların ülkelerin millî değerlerini geri plana itebildiğini belirten Tekin, şöyle konuştu:

“Bu kavramla ülkelerin kendilerine ait millî değerleri örselenmeye ve kimin tarafından belirlendiğini bilmediğimiz bir karakter formuna doğru evrilmeye başladı. Bu, hepimizi rahatsız ediyor. Çünkü bu vatandaş tanımının içinde biz yokuz, bize ait değerler yok. Dolayısıyla bu vatandaş tanımının egemen olması durumunda bizi biz yapan değerlerimizin ne olacağı ile ilgili, bir sonraki kuşakla ilgili öngörüde bulunamıyoruz. Bununla mücadele etmek durumundayız.”

Eğitim politikalarının toplumun beklentileri doğrultusunda şekillendirilmesinin önemini vurgulayan Tekin, Talim ve Terbiye Kurulunun Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında önemli bir çalışma yürüttüğünü belirtti.

Bakan Tekin, Kurulun temel sorumluluğuna ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Bizim yapmamız gereken ana iş şu. Talim ve Terbiye Kurulu kurulurken de parlamentoda Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ifade ettiği amaca matuf bir şekilde çalışması açısından millî birliğimizi, beraberliğimizi, devletimizi, Cumhuriyet'i, değerlerimizi sahiplenecek bir kuşak yetiştirmek bizim ana işlevimiz. Bundan taviz verirsek, bunu yapamazsak biz de görevimizi yapmamış oluruz. Hem idari ve hukuki anlamda görevimizi yapmamış oluruz hem de topluma karşı, millete karşı olan hassasiyetimize sahip çıkmamış oluruz.”

GENÇOĞLU: “MİLLÎ EĞİTİMİN KÖKLÜ DEĞERLERİ İLE GELECEĞİN İHTİYAÇLARI ARASINDA GÜÇLÜ BİR BAĞ KURMAK TEMEL SORUMLULUĞUMUZ”

Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Cem Gençoğlu da özel oturumda yaptığı konuşmada, Kurulun bir asırlık tarihî tecrübesi ve kurumsal birikimiyle Türk millî eğitiminde önemli bir hafızayı temsil ettiğini söyledi.

Geçmişten devralınan mirasın korunmasının yanı sıra çağın ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilerek geleceğe taşınmasının da önemli bir sorumluluk olduğunu belirten Gençoğlu, Kurulun Bakanlığın eğitim vizyonu doğrultusunda tüm hizmet birimleriyle eş güdüm içerisinde çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.

Öğretmenler, akademisyenler, aileler ve eğitim camiasının diğer paydaşlarıyla ortak aklı ve ortak emeği büyütmeyi hedeflediklerini ifade eden Gençoğlu, şöyle konuştu:

“Kurulumuz, millî eğitimin köklü değerleri ile geleceğin ihtiyaçları arasında güçlü bir bağ kurmayı temel sorumluluğu olarak görmektedir. Bu sorumluluk anlayışımızla Kurulumuz, köklerinden güç alan, bilim ve hikmetin rehberliğinde ilerleyen, millî kimliği ile insanlığın ortak değerlerini buluşturan, bilgi ve teknoloji üreterek ülkesinin ve insanlığın hizmetine sunan yetkin ve erdemli nesillerin yetiştirilmesine katkıda bulunmayı, ikinci yüzyılın temel hedefi olarak benimsemektedir.”

Gençoğlu, 100. yıl dolayısıyla ortaya konulan iradenin Kurulun ikinci yüzyıla yönelik kurumsal vizyonunu ve ilke beyanını yansıttığını belirterek, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli hedefleri doğrultusunda millî eğitime bilimsel temelde rehberlik etmeyi sürdüreceklerini ifade etti.

100. YIL KARARLARI OY BİRLİĞİYLE KABUL EDİLDİ

Özel oturumda kabul edilen 5 maddelik karar metninde, Talim ve Terbiye Kurulunun tarihsel sorumluluğu, Türk millî eğitiminin temel ilkeleri ve geleceğe yönelik eğitim hedefleri ele alındı.

Kararların ilk maddesinde, 15-21 Temmuz 1921 tarihleri arasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün başkanlığında gerçekleştirilen Birinci Maarif Kongresi'nin önemi hatırlatıldı. Millî Mücadele'nin en zorlu dönemlerinde dahi eğitim meselesinin öncelendiğine dikkat çekilerek hürriyet ve istiklâlin eğitim, kültür ve dil alanlarındaki önemine vurgu yapıldı.

İkinci maddede, 1926 yılından itibaren Türk millî eğitim sisteminin şekillendirilmesinde önemli görev üstlenen Talim ve Terbiye Kurulunun tarihsel önemine dikkat çekildi. Geçmişte Kurulda görev yapan başkan ve üyeler rahmet ve minnetle anılırken mevcut üyelerin sorumluluklarının önemi vurgulandı.

Üçüncü maddede, Türkiye Yüzyılı idealine uygun olarak hazırlanan ve yürürlüğe konulan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin geleceği hedefleyen bir eğitim manifestosu olduğu belirtildi. Yeni nesillerin bilgi, düşünce, beceri, erdem ve estetik yetkinlikler bakımından kendi çağına yeni bir söz söylemesi ve yeni bir hayat teklifi getirmesi beklentisi dile getirildi.

Dördüncü maddede, eğitimin bir millî güvenlik mevzuu olduğu vurgulanarak milletin ve gelecek nesillerin tarihin öznesi konumuna yükselmesini sağlayacak bir geleceğin dil ve düşünce alanındaki mücadeleyle inşa edilebileceği ifade edildi.

Beşinci maddede ise Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının çalışmalarını gayret, adanmışlık, bilimsellik, objektiflik ve millî hassasiyetler doğrultusunda sürdürmesine yönelik başarı dilekleri ve temennileri yer aldı.

TALİM VE TERBİYE KURULU 1926 YILINDA RESMEN KURULDU

Millî Eğitim Bakanlığının bilimsel danışma ve inceleme organı olan Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının kurumsal geçmişi Tanzimat Dönemi'ne kadar uzanıyor. Kurulun temellerini, Osmanlı Devleti döneminde eğitim alanında faaliyet gösteren danışma ve karar organları oluşturuyor.

Cumhuriyet döneminde eğitim sisteminin bilimsel esaslara göre yapılandırılması amacıyla 22 Mart 1926 tarihinde kabul edilen ve 3 Nisan 1926 tarihinde yürürlüğe giren 789 sayılı Maarif Teşkilatına Dair Kanun ile Millî Talim ve Terbiye Dairesi adı altında resmen kurulan yapı, 1984 yılında bugünkü adını aldı.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1 Kasım 1926 tarihinde TBMM'de yaptığı konuşmada Kurulun kuruluşunu şu sözlerle ilan etti:

“Memlekette talim ve tedris esaslarını ilmî ve müstakil bir merkezden sevk ve idare maksadıyla tasavvur edilen Talim ve Terbiye Dairesi tesis edilmiştir.”

Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı, günümüzde eğitim sisteminin geliştirilmesi, öğretim programlarının hazırlanması ve incelenmesi, ders kitapları ile eğitim materyallerinin bilimsel ve pedagojik ölçütlere göre değerlendirilmesi, yurt içi ve yurt dışındaki eğitim gelişmelerinin takip edilmesi ve diploma denkliklerine ilişkin ilkelerin belirlenmesi gibi görevleri yürütüyor.

Kurulun 100. kuruluş yıl dönümü kapsamında gerçekleştirilen özel oturumda kabul edilen kararlarla, bir asırlık kurumsal birikimin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda geleceğe taşınması ve Türk millî eğitimine bilimsel katkının sürdürülmesi yönündeki irade ortaya konuldu.