Pazarda Ekonomi Edebiyatı, Adliyede Kara Para Trafiği: Domatesin Fiatı Milyon Euroları Gizlermi.??
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Sosyal medyanın ve televizyon ekranlarının aşina olduğu bir sahne vardır: Kameralar açılır, ceketler çıkarılır ve hararetli bir ses tonuyla pazar tezgahları arasında tura çıkılır. Elinde tuttuğu domatesi, biberi, patlıcanı göstererek halkın geçim sıkıntısını, emeklinin düşen alım gücünü haykırmak, siyaset sahnesinde en kolay alıcı bulan hamlelerden biridir. Son dönemde pazar tezgahlarını adeta bir "tiyatro sahnesine" çevirerek hayat pahalılığı üzerinden toplumsal acitasyon yapan isimlerin başında şüphesiz Yeni Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül geliyor.
Ancak madalyonun diğer yüzü, pazar tezgahlarındaki o "halk adamı" imajıyla taban tabana zıt bir gerçekliği yüzümüze çarpıyor.
Halkın filesindeki üç kuruşluk yangını diline dolayanların, perde arkasında milyonlarca euroluk devasa bir çarkın aktörleri olduğu iddiası gündeme bomba gibi düştü. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen “Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerinin Aklanması” soruşturması, siyasetin sahne önü ile sahne arkası arasındaki korkunç uçurumu gözler önüne serdi. Soruşturma kapsamında Mustafa Sarıgül’ün oğlu Ömer Sarıgül, eski eşi Aylin Kotil ve gazeteci Murat Ağırel’in de aralarında bulunduğu 15 kişi tutuklanırken, diğer oğlu Emir Sarıgül’ün de emniyetteki adli süreçleri devam ediyor. Mustafa Sarıgül hakkındaki iddialar ise milletvekili dokunulmazlığı nedeniyle dosyadan ayrılarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.
İddiaların boyutu ise pazar tezgahındaki domates fiyatıyla kıyaslanamayacak kadar dudak uçuklatıcı. Teknik incelemelere ve savcılık dosyalarına yansıyan 100 milyon euroluk havale iddiaları, lüks yat devirleri ve kaynağı belirsiz paraların şirketler üzerinden yurt dışına transfer edilme çabaları… İnsan sormadan edemiyor: Milletin boğazından geçecek lokmanın hesabını pazar pazar gezip yaparken, perde arkasında dönen bu milyon euroluk çarklar hangi vicdana sığıyor?
Mustafa Sarıgül her ne kadar bu iddiaları "ticari bir iş anlaşmazlığı" veya "sahte belgelerle yapılan bir kumpas" olarak nitelendirip ailesini savunmaya çalışsa da, adli makamların attığı somut adımlar konunun basit bir ticari sıyrılma ile geçiştirilemeyeceğini gösteriyor.
Bu ülkenin asıl trajedisi ise pazar yerinde sesini duyurmaya çalışan, market raflarına bakarken içi sızlayan vatandaşın temiz duygularının suistimal edilmesidir. Özellikle ay sonunu getiremeyen, hakkı gasbedilmiş gibi hisseden ve hayata tutunmaya çalışan emeklilerimiz, bu lüks yaşamları, milyarlık kara para iddialarını ve usulsüzlük operasyonlarını maalesef büyük bir üzüntü, kırgınlık ve öfkeyle izliyor. Bir yanda pazardan akşam artıkları toplamak zorunda kalan halk; diğer yanda ise halkın bu çaresizliğini siyasi sermaye yaparken arkada lüks yatların, paravan şirketlerin ve devasa fonların adli takibine yakalanan siyaset elitleri…
Pazardaki enflasyon canavarına karşı halkın yanında görünerek adeta bir koruyucu kalkan örmek, ne yazık ki arkadaki usulsüzlük iddialarının üzerini örtmeye yetmiyor. Gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi güzel bir huyu vardır. Domatesin, biberin, patlıcanın fiyatı üzerinden yapılan siyasi ajitasyon, adliye koridorlarında yankılanan kara para iddialarının ve tutuklama kararlarının gürültüsünü bastıramayacak kadar cılız kalmıştır.
Hukuk önünde herkes eşittir. Temennimiz, yargının bu devasa iddiaları hiçbir siyasi baskı altında kalmadan, en ince ayrıntısına kadar aydınlatması ve tüyü bitmemiş yetimin hakkını, pazar tezgahlarında siyaset malzemesi yapanlardan sormasıdır. Çünkü vatandaşın artık ne aldatılmaya ne de bu çelişkileri izlemeye dayanacak gücü kalmıştır..