Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan: “Türkiye’nin acil bir özgürleştirme hamlesine ihtiyacı var”
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, 14 Ocak 2026’da İstanbul’da düzenlenen Suriçi Dostluk Grubu toplantısında küresel sistemdeki dönüşümü ve Türkiye’nin içinde bulunduğu tabloyu değerlendirdi. Arıkan, artan savaşlar, ekonomik krizler ve uluslararası sistemdeki kırılganlıklar karşısında Türkiye’nin adalet, ekonomi ve siyaset alanında köklü bir özgürleşme adımı atması gerektiğini söyledi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, İstanbul’da gerçekleştirilen Suriçi Dostluk Grubu toplantısında yaptığı konuşmada küresel gelişmeler ile Türkiye’nin siyasi ve ekonomik durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Arıkan, dünyada artan savaşlar ve derinleşen krizler karşısında Türkiye’nin de ciddi bir yön arayışı içinde olduğunu belirterek, “Türkiye’nin acil bir özgürleştirme hamlesine ihtiyacı var.” dedi.
“Dünya Yeni Bir Dizayn Sürecinden Geçiyor”
Mahmut Arıkan, 20. yüzyılda yaşanan iki dünya savaşının küresel sistemi kökten değiştirdiğini, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan düzenin ise kalıcı barış üretmekte yetersiz kaldığını ifade etti. İsrail’in kurulmasıyla birlikte Orta Doğu’nun kalıcı bir istikrarsızlık hattına dönüştüğünü savunan Arıkan, çatışmaların özellikle Müslüman coğrafyada yoğunlaştığını dile getirdi.
11 Eylül saldırıları sonrası bölgenin yeniden dizayn edilmeye çalışıldığını belirten Arıkan, “Savaşları kim çıkarıyor, silahların parasını kim ödüyor, tetiği kim çekiyor? Bu üç soruya dürüst cevap verdiğimizde dünya siyasetinin hangi merkezlerden yönlendirildiğini daha net görürüz.” değerlendirmesinde bulundu. Afganistan işgali, Arap Baharı ve Suriye iç savaşının bu sürecin parçaları olduğunu söyledi.
“Devlet Kavramının İçi Boşalıyor”
Küresel krizlerin ekonomik boyutuna dikkat çeken Arıkan, birçok ülkenin ağır borç yükü altında bulunduğunu ve uluslararası kuruluşların karar alabilen ancak uygulama iradesi gösteremeyen yapılara dönüştüğünü ifade etti. Büyük devletlerin uluslararası anlaşmalardan çekilmesinin sistemin kırılganlığını ortaya koyduğunu belirtti.
Türkiye’de ise devlet kavramının toplum nezdinde anlam kaybına uğradığını savunan Arıkan, Cumhuriyet’in üzerinden bir asır geçmesine rağmen Kürt meselesi, Alevi meselesi ve terör sorunu gibi temel başlıkların çözülemediğini kaydetti. Arıkan, “Hukukun evrensel ilkeleri zedeleniyor, eğitim ve sağlıkta ciddi sorunlar sürüyor, gençlerimizin gelecek kaygısı derinleşiyor.” ifadelerini kullandı.
“Adaleti Özgürleştirmek Mecburiyetindeyiz”
Mevcut sorunların önemli bölümünün yönetim anlayışından kaynaklandığını dile getiren Arıkan, “Siyaset yalnızca tabloyu tespit etmek değil, çözüm üretmektir.” dedi. Türkiye’nin özgürleştirilmesi gereken ilk alanın adalet olduğunu vurgulayan Arıkan, yargı bağımsızlığına ilişkin eleştirilerde bulundu.
Arıkan, “Hakimlerimizin sadece dosyalarına, anayasal hükümlere ve vicdanlarına göre karar verebildiği bir sistem kurmak zorundayız. Savcılarımızın topladıkları delillerle özgürce hareket edebildiği bir düzen inşa etmek mecburiyetindeyiz.” diye konuştu. Toplumda adalet mekanizmasının farklı kesimlere göre farklı işlediği algısının güveni sarstığını belirten Arıkan, “Bizim iktidarımızda yargı özgür olacak.” dedi.
“Sorun Kaynak Yokluğu Değil, Paylaşım Adaletsizliği”
Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Arıkan, asgari ücret ve emekli maaşlarının insanca yaşamaya yetmediğini ifade etti. Bütçe önceliklerinin yeniden ele alınması gerektiğini belirten Arıkan, faiz ödemeleri ile sosyal harcamalar arasındaki farkın dikkat çekici boyutta olduğunu söyledi.
“Türkiye’de problem kaynak eksikliği değil; mevcut kaynağın adil paylaşılmamasıdır.” diyen Arıkan, gelir dağılımındaki bozulmanın toplumsal huzuru zedelediğini kaydetti.
“Yatırıma Karşı Değiliz, Yolsuzluğa Karşıyız”
Savunma sanayii ve altyapı yatırımlarına karşı olmadıklarını vurgulayan Arıkan, bu süreçlerde şeffaflık ve hesap verilebilirliğin esas alınması gerektiğini söyledi. “Hem savunma hem kalkınma mümkündür. Hem demokrasi hem adalet mümkündür. Türkiye’nin bu dengeyi kurabilecek gücü vardır.” ifadelerini kullandı.
“Yeni Nesil Bir Siyaset Anlayışı Şart”
Türkiye’nin yeni bir siyaset diline ihtiyaç duyduğunu belirten Arıkan, geçmişte ideolojiler üzerinden yürüyen tartışmaların yerini bugün dil ve ahlak üzerinden yapılan tartışmaların aldığını söyledi. Sert üslubun normalleştiğini ve bunun toplumsal kutuplaşmayı derinleştirdiğini dile getirdi.
Saadet Partisi olarak öngörülebilir, hukuka dayalı ve adil bir Türkiye hedeflediklerini vurgulayan Arıkan, konuşmasını “Türkiye’nin özgürleşmesi; adaletin, inancın, insanın ve ekmeğin özgürleşmesiyle mümkündür.” sözleriyle tamamladı.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI