TÜRKİYE VETERİNER HEKİMLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANI ALİ EROĞLU: “KANATLI ETİ İHRACATININ DURDURULMASI ÜRETİMDE DARALMA VE PAZAR KAYBI RİSKİ TAŞIYOR”
Ticaret Bakanlığı’nın kanatlı eti ihracatını durdurma kararını değerlendiren Türkiye Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, kısa vadede fiyatların gerileyebileceğini ancak orta ve uzun vadede üretim daralması, istihdam kaybı ve dış pazarlarda kalıcı pay kaybı yaşanabileceğini belirtti. Eroğlu, gıda arz güvenliği ile sürdürülebilir üretim arasında dengeli ve öngörülebilir politikalar geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Ticaret Bakanlığı tarafından son dönemde kanatlı eti piyasasında yaşanan fiyat hareketlilikleri gerekçe gösterilerek ihracatın durdurulmasına yönelik karar alındı. Bakanlık açıklamasında, bölgesel gelişmelerin gıda piyasalarına etkisi, iç talepteki artış ve dönemsel tüketim eğilimlerinin fiyat oluşumlarını hızlandırabildiği belirtilerek arz-talep dengesini destekleyici tedbirlerin devreye alındığı kaydedildi.
Karara ilişkin değerlendirmede bulunan Türkiye Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, sektörün mevcut üretim kapasitesine dikkat çekti. Ali Eroğlu, “Türkiye’de tavuk eti üretimi 2001 yılında 614 bin ton seviyesindeyken, 2025 yılı itibarıyla 2,6–2,8 milyon ton bandına ulaşmıştır. Kişi başına üretim miktarı da 15 kilogramdan 32 kilogramın üzerine çıkmıştır.” ifadelerini kullandı.
“Sektör stratejik bir konuma ulaştı”
Kanatlı sektörünün hayvansal protein arzında stratejik öneme sahip olduğunu belirten Ali Eroğlu, “Bu tablo, sektörün iç talebi karşılayabilecek güçlü bir üretim kapasitesine ulaştığını göstermektedir.” dedi. Ali Eroğlu, sektörün dikey entegrasyon yapısı ve sözleşmeli üretim modeliyle yaygın istihdam sağladığını da vurguladı.
Girdi maliyetlerine dikkat çeken Ali Eroğlu, “Sektör yem hammaddeleri ve canlı materyal temininde büyük ölçüde dışa bağımlıdır. Döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve maliyet artışları doğrudan üretim maliyetlerine yansımaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.
İhracatta Son 15 Yılda Önemli Artış
İhracat verilerine de değinen Ali Eroğlu, “2010 yılında 138 bin ton olan tavuk eti ihracatı 2024 yılı itibarıyla 370 bin tonun üzerine çıkmış, 2025 yılında ise yaklaşık 378 bin ton seviyesine ulaşmıştır.” bilgisini paylaştı. Ali Eroğlu, ihracat değerinin aynı dönemde yaklaşık üç kat arttığını ve başta Irak olmak üzere Orta Doğu, Afrika ve Asya pazarlarının sektör açısından stratejik önem taşıdığını ifade etti.
“Kısa Vadede Fiyat Gerileyebilir, Uzun Vadede Arz Sorunu Doğabilir”
İhracatın sınırlandırılmasının kısa vadeli etkilerine ilişkin Ali Eroğlu, “İç piyasada arz artışı fiyatlarda geçici bir gerilemeye yol açabilir.” dedi. Ancak üretimin biyolojik döngüye dayalı olduğuna işaret eden Ali Eroğlu, “Kârlılığın sürdürülemediği bir fiyat düzeyi kapasite daralmasına, işletmelerin üretimden çekilmesine ve istihdam kayıplarına neden olabilir.” uyarısında bulundu.
Orta ve uzun vadede üretimde yaşanabilecek daralmanın arz yetersizliği oluşturabileceğini belirten Ali Eroğlu, bunun da fiyatlarda daha sert dalgalanmalara zemin hazırlayabileceğini kaydetti.
“Pazar Kaybı Telafi Edilemeyebilir”
İhracatın yalnızca üretici geliri değil, aynı zamanda döviz girdisi olduğunu vurgulayan Ali Eroğlu, “İhracat gelirlerindeki azalma, ithal girdilere bağımlı olan sektörde maliyet baskısını artıracaktır.” ifadelerini kullandı. Ali Eroğlu, dış pazarlarda güven kaybı ve ticari ilişkilerin zedelenmesi riskine dikkat çekerek, “Uluslararası pazarlarda kaybedilen payın kısa sürede yeniden kazanılması çoğu zaman mümkün olmamaktadır.” dedi.
Üretim kapasitesinin biyolojik süreçler nedeniyle kısa sürede artırılamayacağını belirten Ali Eroğlu, “Ani ve kapsamlı ticari kısıtlamalar öngörülebilirliği azaltmakta ve sektörün rekabet gücünü zayıflatabilmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.
Ali Eroğlu, “Gıda arz güvenliğinin sağlanması, tüketicinin makul fiyatlarla hayvansal proteine erişimi ve üreticinin sürdürülebilir üretim yapabilmesi arasında hassas bir denge bulunmaktadır.” dedi. Hayvansal üretim politikalarının maliyetleri azaltıcı, üretimi planlayan ve özel sektörle koordinasyon içinde yürütülen araçlarla desteklenmesi gerektiğini ifade eden Ali Eroğlu, kararların bilimsel veriler ışığında ve bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasının önem taşıdığını vurguladı.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI