UZM. DR. AYSEL MAMMADYARZADA: “AÇIKLANAMAYAN KİLO KAYBI TİROİT HASTALIĞININ İŞARETİ OLABİLİR”

Medicana International İzmir Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, uzun süren halsizlik, ani kilo değişimleri ve çarpıntı gibi belirtilerin tiroit hastalıklarına işaret edebileceğini belirterek erken tanı ve düzenli kontrollerin hayati önem taşıdığını açıkladı.

Mart 31, 2026 - 21:07
UZM. DR. AYSEL MAMMADYARZADA: “AÇIKLANAMAYAN KİLO KAYBI TİROİT HASTALIĞININ İŞARETİ OLABİLİR”

Medicana Sağlık Grubu Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, tiroit hastalıklarının çoğu zaman fark edilmeden ilerlediğini belirterek, “Uzun süren halsizlik, ani kilo değişimleri ve çarpıntı gibi şikâyetler basit görülmemeli” dedi. Mammadyarzada, erken tanı ve düzenli kontrollerle ciddi sağlık sorunlarının önlenebileceğini vurguladı.

“METABOLİZMANIN RİTMİNİ TİROİT BELİRLER”
Tiroit bezinin vücudun enerji üretimi, ısı dengesi ve organların çalışma hızını yönettiğini ifade eden Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, “Bu küçük bez, aslında metabolizmanın ritmini belirler. Bu ritimdeki en küçük sapma bile tüm sistemi etkileyebilir” açıklamasında bulundu.

BELİRTİLER FARKLI HASTALIKLARLA KARIŞABİLİYOR
Tiroit hormonlarının fazla ya da yetersiz salgılanmasının farklı etkiler oluşturduğunu belirten Mammadyarzada, “Hormonların fazla salgılandığı durumlarda çarpıntı, kilo kaybı, aşırı terleme ve sinirlilik görülür. Bu tablo ilerlediğinde kalp sorunları ve kemik erimesi gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir” dedi.
Mammadyarzada, hormon eksikliğinde ise “Yorgunluk, üşüme, cilt kuruluğu ve kabızlık gibi şikâyetler ortaya çıkar. Bu belirtiler çoğu zaman farklı hastalıklarla karıştırıldığı için tanı gecikebilir” ifadelerini kullandı.

“HALSİZLİK VE KİLO DEĞİŞİMİ GÖZ ARDI EDİLMEMELİ”
Halsizlik ve kilo değişimlerinin birçok nedene bağlı olabileceğini ancak tiroit hastalıklarında da sık görüldüğünü belirten Mammadyarzada, “Özellikle açıklanamayan kilo kaybı ya da artışı, altta yatan hormonal bir sorunun işareti olabilir” dedi. Kadınlarda tiroit hastalıklarının erkeklere göre 5 ila 8 kat daha fazla görüldüğünü de sözlerine ekledi.

BASİT TESTLERLE ERKEN TANI MÜMKÜN
Tanı sürecine ilişkin bilgi veren Mammadyarzada, “Tarama amacıyla çoğu zaman TSH testi yeterlidir. Ancak belirtiler varsa serbest T4 ve gerekli durumlarda T3 düzeyleri de değerlendirilmelidir” dedi.
Tiroit hastalıklarının kalp ve metabolizma üzerinde etkili olduğunu vurgulayan Mammadyarzada, “Hipotiroidi tedavi edilmezse yorgunluk, kilo artışı ve kalp ritim bozukluklarına yol açabilir. Hipertiroidi ise kontrol altına alınmadığında kalp yetmezliğine kadar ilerleyebilir” diye konuştu.

“DÜZENLİ TAKİP HAYATİ ÖNEM TAŞIR”
Belirti göstermeyen bireylerde 3-5 yılda bir TSH testi yapılabileceğini belirten Mammadyarzada, risk grubundaki kişilerde bu sürenin kısalması gerektiğini ifade etti. Mammadyarzada, “Tanı alan bireylerde ise tedavi sürecine göre daha sık takip gerekir” dedi.

TİROİT SAĞLIĞI İÇİN ÖNERİLER
Yaşam tarzının tiroit sağlığı üzerindeki etkisine dikkat çeken Mammadyarzada, “İyot açısından yeterli beslenmek, dengeli gıdalar tüketmek, egzersiz yapmak ve sağlıklı kiloyu korumak önemlidir. Stresin kontrolü ile sigara ve alkol tüketiminin sınırlandırılması da gereklidir” ifadelerini kullandı.

ANTİ-TPO VE ANTİ-TG HAKKINDA BİLGİ
Tiroit hastalıklarının tanısında kullanılan antikor testlerine değinen Mammadyarzada, “Anti-TPO antikorları kronik otoimmün tiroit hastalarında sık görülür ve özellikle Hashimoto tiroiditi tanısında önemli rol oynar” dedi.
Anti-Tg testinin ise çoğu durumda tanıya sınırlı katkı sağladığını belirten Mammadyarzada, bu testin rutin kullanımının önerilmediğini ifade etti.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI