Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan: “Deprem vergileri yerli yerinde kullanılmalı, kentsel dönüşüm gecikmemeli”
CUMHA Cumhur Haber Ajansı’nın katılım sağladığı Yeniden Refah Partisi genişletilmiş il başkanları toplantısında Genel Başkan Dr. Fatih Erbakan, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde “tedbir” vurgusu yaptı; deprem vergilerinin şeffaf ve amacına uygun kullanılmasını istedi. Erbakan, “borç-faiz-zam-vergi” eleştirisini sürdürürken TÜİK’in aralık-ocak enflasyon verilerine ilişkin “manipülasyon” iddiasını dile getirdi, alım gücü örnekleri verdi. Dış politika başlığında İran’a müdahaleye karşı olduklarını söyledi, Gazze için öne sürülen “kurul” planına Türkiye’nin katılmaması çağrısı yaptı.
Yeniden Refah Partisi’nin genişletilmiş formatta gerçekleştirilen il başkanları toplantısına CUMHA Cumhur Haber Ajansı olarak katılım sağlandı. Toplantıda konuşan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, Ramazan ayı öncesinde yapılan buluşmada teşkilat mensuplarına ve basın mensuplarına teşekkür ederek, “Toplantımız hayırlı olsun, günümüz hayırlı olsun.” ifadelerini kullandı.
6 Şubat depremleri: “Takdir Allah’tandır ancak tedbir almak bize düşer”
Erbakan, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde hayatını kaybedenler için başsağlığı dileklerini yineledi. Depremin büyüklüğünü hatırlatan Erbakan, “Elli bine yakın vatandaşımız hayatını kaybetti, yüz elli bine yakın vatandaşımız yaralandı.” dedi. “Takdir Allah’tandır ancak tedbir almak bize düşer.” vurgusunu yapan Erbakan, deprem riski yüksek bölgelerde dönüşümün hızlandırılması gerektiğini belirterek, “İstanbul başta olmak üzere deprem riski yüksek olan bölgelerimizde… binaların depreme dayanıklı hale getirilmesinin bir an evvel halledilmesi son derece büyük önem arz ediyor.” diye konuştu.
Erbakan, deprem vergilerine ilişkin çağrısını da yineledi. “Milletten toplanan milyarlarca dolarlık deprem vergilerinin de yerli yerinde kullanılması son derece büyük önem arz ediyor.” sözleriyle, kaynakların amacına uygun ve şeffaf kullanılmasını istedi.
“Borç, faiz, zam, vergi ekonomisi bütün hızıyla devam etmektedir”
Ekonomi başlığında hükümeti eleştiren Erbakan, “Maalesef Türkiye’de borç, faiz, zam, vergi ekonomisi bütün hızıyla devam etmektedir.” dedi. Erbakan, bütçe kalemlerine dair değerlendirmesinde, “Geçtiğimiz sene… üç nokta dört trilyon liralık bir borç ödemesi; bunun iki trilyon lirası faize gitmiştir.” ifadesini kullandı.
Faiz ödemelerine ayrılan kaynağı emekli aylığı örneğiyle karşılaştıran Erbakan, “En düşük emekli aylığının… yirmi bin liraya çıkarılması için kullanılan yüz on milyar liralık kaynak, devletin on beş günlük faiz ödemesi kadar bir kaynaktı.” dedi. Erbakan, “Milyonlarca emeklinin maaşını artırmak için ayırdığınız kaynağı on beş günde faize veriyorsun.” sözleriyle eleştirisini sürdürdü.
Özelleştirme eleştirisi: “Milletin devletin varlıklarını satıp yok etmek”
Erbakan, “İki köprü ve dokuz otoyolun özelleştirilmesiyle ilgili bir adım atılıyor.” diyerek özelleştirme başlığını gündeme taşıdı. Ekonomi yönetimine dönük eleştirilerini “gider kalemleri” ve “gelir kalemleri” üzerinden sıralayan Erbakan, “Milletin devletin varlıklarını satıp yok etmek.” ifadesini kullandı.
“Bu sistemi ıslah edecek olan milli görüştür”
Erbakan, çözüm olarak partisinin çizgisini işaret ederek, “Bu sistemi ıslah edecek olan milli görüştür, adil düzeni kuracak olan… milli görüştür ve Yeniden Refah Partisi’dir.” dedi. Geçmiş dönem uygulamalarına atıf yapan Erbakan, “Elli dördüncü hükümette rantiyeden, faizden, israftan kesilen… paralar… millete verilmiş ve milletin yüzü… güldürülmüş.” ifadelerini kullandı.
Yoksulluk ve açlık vurgusu: “Matematik olarak halkın yüzde kırk beşi açtır”
Erbakan, ekonomik tabloyu açlık ve yoksulluk sınırı üzerinden değerlendirdi. “Açlık sınırının otuz iki bin liraya dayandığı, yoksulluk sınırının yüz bin liraya çıktığı bir Türkiye’de…” diyen Erbakan, “Türkiye’de matematik olarak halkın yüzde kırk beşi açtır, yüzde sekseni de yoksul.” ifadesini kullandı. Erbakan, ayakta kalma nedenini ise “sosyal yardımlar… yardımlaşma… sadaka… zekat… ailenin eşin dostun yardımları.” sözleriyle anlattı.
TÜİK eleştirisi: “Aralıkta yüzde 0,89; ocakta yüzde 4,84… akla ve matematiğe uygun değil”
Enflasyon başlığında TÜİK’e yönelik eleştirilerini dile getiren Erbakan, “Milletin hakkını çalan… emekçinin hakkını gasp eden bir oyunla karşı karşıyayız.” dedi. Aralık ve ocak ayı verilerini örnek gösteren Erbakan, “Aralık ayında… aylık enflasyon… yüzde birin altına düştü… bu sene yüzde 0,89 olarak açıklandı. Ocak ayına geldiğimiz zaman 4,84 olarak açıklandı.” ifadelerini kullandı.
Erbakan, “Aylık enflasyonun bir ay içinde bu oranda değişmesi, akla, mantığa, matematiğe, gerçeklere uygun bir durum değil.” diyerek, “Çünkü aralık ayı enflasyonuna göre maaş zamları belirlenecek… ve bu hak… manipülasyonla gaspediliyor.” sözlerini kaydetti. “Son beş yılın aralık enflasyon rakamları toplamı yüzde dokuz. Ocak ayı enflasyon rakamları toplamı yüzde otuz üç. Bunun adı çalışanın cebinden çalmaktır.” diyen Erbakan, “TÜİK’i ciddiyete davet ediyoruz.” çağrısında bulundu.
Alım gücü örneği: “Bir en büyük banknotla bir çorba bile içilemeyecek”
Erbakan, 200 liralık banknotun değer kaybı üzerinden alım gücüne dikkat çekti. “İki yüz liralık banknot ilk defa tedavüle çıktığında değeri yüz otuz bir dolardı.” diyen Erbakan, kur ve alım gücü üzerinden, “Bugün dolar kurunun kırk dört liraya yaklaşmasıyla… iki yüz liralık banknotun değeri dört buçuk dolara kadar geriledi.” ifadesini kullandı.
Gündelik hayattan örnek veren Erbakan, “Ankara’nın Balgat semtinde… bir çorbanın iki yüz yirmi lira olduğunu görünce… ‘Bir en büyük banknotla bir çorba bile içilemeyecek noktaya gelmiş’.” sözlerini aktardı. Bir başka örnekte ise “Ben Türk lirasını vale ücreti olarak ancak kullanabiliyorum… onun dışında… elli dolar, yüz dolar banknot taşıyor.” ifadelerini paylaştı.
Esnaf ve borçlanma: “Beş yılda 606 bin esnaf kapısına kilit vurdu”
Erbakan, esnafın durumuna ilişkin değerlendirmesinde, “Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu verilerine göre son beş yılda kapısına kilit vuran esnaf sayısı altı yüz altı bin oldu.” dedi. 2025 yılı için de, “Sadece… yüz yirmi bin dört yüz yirmi üç esnaf kapısına kilit vuruyor… ayda on bin, günde üç yüz otuz esnafın iflas etmesi demek.” ifadelerini kullandı.
Hane halkı borçluluğuna ilişkin konuşan Erbakan, “Hane halkının yarısı borç içerisinde.” dedi. Kredi kartı borçlarıyla ilgili olarak, “Yüzde otuz sekizi… sadece asgari ödeme tutarını ödeyebildiğini görüyoruz.” ifadesini kullanan Erbakan, tüketici kredisi ve kredi kartı borçlarına dair, “Toplamda beş nokta yedi trilyon… AK Parti iktidara geldiğinde altı milyar lira seviyesindeydi… millet bin misli bankalara borçlu hale gelmiş.” dedi.
Anti depresan kullanımı: “2016’da 45 milyon kutu, 2025’te 71 milyon”
Erbakan, ekonomik tablonun sosyal sonuçlarına ilişkin de değerlendirme yaptı. “Anti depresan kullanımında muazzam bir artış.” diyen Erbakan, “2016 yılında kırk beş milyon kutu… 2025’e gelindiğinde yetmiş bir milyon… on yılda yüzde elli sekizlik bir artış.” ifadelerini kullandı.
Dış politika: “İran’a yapılacak bir müdahaleye kesinlikle karşıyız”
Konuşmasında dış politika başlığına da yer veren Erbakan, İran’a yönelik müdahale iddialarına ilişkin, “Dost ve kardeş İran’ın yanında olduğumuzu ifade ediyoruz.” dedi. Erbakan, “İran hem komşumuzdur hem kardeşimizdir… D8 üyesi… İran’a yapılacak olan bir müdahaleye kesinlikle karşı olduğumuzu… ifade ediyoruz.” sözlerini kullandı.
Gazze planı: “Trump’ın ve Siyonizm’in Gazze’ye çökme planı”
Erbakan, Gazze için gündeme gelen planı “barış kurulu” ifadesiyle anılan bir yapı üzerinden eleştirdi. “Gazze’deki barış kurulu planı… Trump’ın ve Siyonizm’in Gazze’ye çökme planı.” diyen Erbakan, kurulda yer alacağını söylediği isimleri sıralayarak “Karar alma yetkisine bu kurul sahip olacak, veto yetkisine bu kurul sahip olacak.” ifadelerini kullandı.
Planın finansmanına ilişkin eleştirisini de dile getiren Erbakan, “Parayı Müslümanlar verecek… Müslümanların parası ile Gazze’de Filistinlilerin egemenliği ortadan kalkacak.” dedi. Erbakan, yetkililere çağrısında ise “Böyle bir planın içerisinde… bulunamayız… bu kuruldan çekilmeniz milletimizin… hayrınadır.” ifadelerini kaydetti.
Epstein iddiaları: “İddialar var… açığa çıkarılması yetkililerin sorumluluğunda”
Erbakan, konuşmasının son bölümünde Epstein’la ilgili iddiaları da gündeme getirdi. “Türkiye’den çok sayıda çocuğun… götürüldüğüne ilişkin iddialar var… iki yüz milyon dolarlık bir kaynağı Türkiye’ye transfer ettiğine ilişkin iddialar var… özel uçağın… Türkiye’ye giriş çıkış yaptığına dair iddialar var.” diyen Erbakan, “Bunların açığa çıkarılması yetkililerin… sorumluluğunda.” ifadelerini kullandı.
Kararsız seçmen ve ittifak mesajı: “Toplum bir üçüncü yol arıyor”
Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Erbakan, anketlere ilişkin değerlendirmesinde, “Seçmenin yüzde otuzdan fazlasının kararsız durumda olduğunu… görüyoruz… Türkiye’de en büyük parti kararsızlar partisidir.” dedi. Erbakan, “Toplum… bir çıkış arıyor… bir üçüncü yol arıyor… bir alternatif ve umut arıyor.” ifadesini kullanarak, “Yeniden Refah Partisi olarak taşın altına elimizi koymaya hazır olduğumuzu ifade ettik.” dedi.
İttifak başlığında ise Erbakan, “Söylemleri birbirine yakın olan partilerin bir araya gelmesi… özellikle de milli görüş kökenli partilerin bir araya gelmesinin ciddi bir alternatif… oluşturacağını düşünüyoruz.” değerlendirmesini yaptı. Erbakan, “Seçime yakın dönemde… partilerle bir araya gelip… şekillendirmek mümkün olabilir.” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI