Yerli ve Milli Parti Genel Merkezi’nde 8 Mart buluşması: Kadın emeği, eşitlik ve Cumhuriyet vurgusu öne çıktı

CUMHA Cumhur Haber Ajansı, Yerli ve Milli Parti Ankara İl Başkanlığının Yerli ve Milli Parti Genel Merkezi’nde düzenlediği 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliğini sahadan takip etti. Programda kürsü konuşmaları ile CUMHA Ankara Temsilcisi Serdar Nalcı’nın gerçekleştirdiği özel röportajlar öne çıkarken, kadın emeği, kadına yönelik şiddetle mücadele, siyasal temsil, hukuk kazanımları ve Cumhuriyet değerleri başlıkları gün boyunca yapılan açıklamalarda dikkat çekti.

Mart 9, 2026 - 22:55
Yerli ve Milli Parti Genel Merkezi’nde 8 Mart buluşması: Kadın emeği, eşitlik ve Cumhuriyet vurgusu öne çıktı

Ankara’da, Yerli ve Milli Parti Genel Merkezi’nde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen programda, parti yöneticileri, akademisyenler ve davetliler bir araya geldi. CUMHA Cumhur Haber Ajansı’nın yerinde takip ettiği etkinlikte, kürsüden yapılan konuşmalarda kadın emeği, eşit yurttaşlık, hukuk devrimi, şiddetle mücadele ve kadınların siyasal hayattaki temsili öne çıktı. Program kapsamında CUMHA Ankara Temsilcisi Serdar Nalcı da özel röportajlarla günün mesajlarını kayıt altına aldı.

Programın açılışında Ankara’dan kadınların sesi yükseldi
Etkinliğin ev sahipliğini yapan Yerli ve Milli Parti Ankara İl Başkanı İfakat Pınarbaşı, 8 Mart’ın yalnızca bir anma ya da kutlama günü değil, kadınların taleplerini daha güçlü dile getirdiği tarihsel bir gün olduğunu söyledi. Pınarbaşı, “Kadın güçlü toplum demektir” ifadesiyle kadınların toplumsal ve siyasal hayattaki yerine dikkat çekti.

Pınarbaşı, CUMHA’ya yaptığı özel değerlendirmede de 8 Mart’ın bu yıl buruk bir atmosferde karşılandığını belirterek, “Kadınların hakkını savunmak ve kadınlara her konuda öncü olmak siyasetle uğraşan insanların birinci görevi” dedi. Ankara’da saha çalışmalarında önceliklerinin “ilk önce kadının sesini duyurmak” olduğunu kaydeden Pınarbaşı, kadınların yer aldığı her yapının daha olumlu ilerlediğini ifade etti.

“Kadın varsa umut vardır” mesajı programın ana hatlarından biri oldu
Yerli ve Milli Parti Kadından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Fatma Atıcı, konuşmasında 8 Mart’ı “mücadelenin, direnişin, emeğin ve umudun adı” olarak tanımladı. Atıcı, “Kadınlarımızın güven içerisinde yaşadığı, emeğinin karşılığını aldığı, söz sahibi olduğu bir Türkiye bizim önceliğimizdir” sözleriyle kadın istihdamı, eşit temsil ve şiddetle mücadele başlıklarını partinin sorumluluk alanı olarak sıraladı.

Atıcı, CUMHA’ya verdiği özel röportajda ise günün hem anlamlı hem de buruk geçtiğini belirterek, “Kadınlarımızın güven içerisinde yaşadığı, emeğinin karşılığını aldığı ve şiddetten uzak olduğu bir gelecek için mücadele edeceğiz” dedi.

Denizli’den gelen mesaj: “Kadın kenarda değil, tam merkezde durur”
Yerli ve Milli Parti Denizli İl Başkanı Gülsen Tok, kürsüde yaptığı konuşmada, kadın emeğinin ve kadın iradesinin bir takvim gününe sığdırılamayacağını vurguladı. Tok, “Cumhuriyeti kuran irade kadını yok saymamış, onu güçlendirerek yol almıştır” derken, kadınların sahada ve siyasette merkeze alınması gerektiğini söyledi. Tok ayrıca, kadınların hayatına dokunacak “uyumlu, güçlü ve liyakatli bir ekip” kurduklarını ifade etti.

Tok, CUMHA’ya yaptığı özel açıklamada da, “Bizim partimizde kadın kenarda değil, her zaman tam ortadadır” dedi. 8 Mart kapsamında kadın kurultayı yapan tek parti olduklarını savunan Tok, şiddet gören ve hayatını kaybeden kadınlar için başsağlığı mesajı verdi.

Tarımda görünmeyen kadın emeği de kürsüde öne çıktı
Yerli ve Milli Parti Genel Başkan Yardımcısı Nuray Polat, konuşmasında özellikle kırsalda üretimin görünmeyen taşıyıcısı olan kadınların emeğine dikkat çekti. Polat, “Kadının emeği görünmez değildir, kadının emeği bu ülkenin geleceğidir” ifadelerini kullanırken, kadın çiftçilerin yalnızca üretimde değil, toplumsal dayanıklılıkta da belirleyici rol oynadığını söyledi.

Genç kadınlardan yüzleşme çağrısı geldi
Yerli ve Milli Parti MKYK Üyesi Asena Sultan Kayaalp, konuşmasında 8 Mart’ın yalnızca kutlama mesajlarıyla geçiştirilemeyeceğini belirtti. Kayaalp, “Hayatlarından koparılan, hakları ellerinden alınan kadınlarımız varken mutlu olarak nasıl bir kutlama olabilir” derken, kadın cinayetleri ve eşitsizlik karşısında toplumsal yüzleşme çağrısı yaptı. Kayaalp, “Bu acıya alışmak istemiyorum” sözleriyle salona seslendi.

Girişimcilik ve dayanışma vurgusu salona taşındı
Kimya Yüksek Mühendisi Gülistan Öksüz, konuşmasında kadınların hem iş hayatında hem aile yaşamında aynı anda birçok yükü omuzladığını belirterek, “Özellikle çevremizdeki kadınlara bir umut olmalıyız, birbirimize ilham kaynağı olacağız, cesur olacağız” dedi. Öksüz, devletin ve Avrupa Birliği’nin kadın girişimcilere yönelik destek programlarının bulunduğunu, kendi işini kurmak isteyen kadınlara rehberlik etmeye hazır olduklarını anlattı.

Öksüz, CUMHA’ya yaptığı özel röportajda da kadınların bilimde, teknolojide ve sanatta daha görünür olması gerektiğini belirterek, “Ülkemizi çağdaş uygarlık seviyesine taşıyacak olan yine kadınlardır” ifadelerini kullandı.

Hatay’dan Ankara’ya gelen mesaj: “Kadınların her yerde olması gerekiyor”
Yerli ve Milli Parti Hatay İl Başkanı Gönül Mücahitoğlu, CUMHA’ya verdiği özel röportajda, kadınların bir yerlere gelebilmek için hâlâ kendilerini ispatlama ihtiyacı duymasının düşündürücü olduğunu söyledi. Mücahitoğlu, “Kadınlar olarak bir şeyleri başarmak ve bir yerlere gelebilmek için kendimizi ispatlayabilmemiz için bugüne ihtiyacımız var” derken, kadınların hayatın her alanında görünür olması gerektiğini vurguladı.

Hukuk devrimi ve kadın hakları başlığı akademik çerçevede ele alındı
Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Süheyla Suzan Gökalp, etkinlikte yaptığı kapsamlı değerlendirmede Türk Medeni Kanunu’nun kadın hakları açısından tarihsel önemini anlattı. Gökalp, “Türk Medeni Kanunu hukuk devriminin gerçekten temelidir” derken, laik hukuk düzeniyle birlikte kadın erkek eşitliğinin de bu zeminde güç kazandığını ifade etti.

Gökalp, konuşmasının devamında resmi nikâh zorunluluğu, tek eşli evlilik, kadınların çalışma hakkı, miras ve boşanma alanındaki düzenlemeler ile seçme ve seçilme hakkının tarihsel önemine işaret etti. Gökalp, “Kadınlara seçme ve seçilme hakkı pek çok ülkeden önce tanındı” sözleriyle Cumhuriyet reformlarının kadınları yurttaşlık temelinde güçlendirdiğini anlattı.

2001 reformuyla aile içinde kadın ve erkek eşitliğini daha güçlü biçimde tesis eden yeni düzenlemelere de değinen Gökalp, “Aile içinde kadın ve erkek eşitliğini tesis eden yeni bir Medeni Kanun” vurgusuyla edinilmiş mallara eşit katılım, eşit temsil ve aileyi eşler arasında eşitliğe dayalı birlik olarak tanımlayan yaklaşımın altını çizdi.

Konuşmasının son bölümünde ise mevcut kazanımların korunmasının önemine işaret eden Gökalp, kadına yönelik erkek şiddetindeki artışa dikkat çekti. Gökalp, “Umarım bu kazanımlardan geri gitmez” sözleriyle hem hukuk kazanımlarının hem de laik eğitim sisteminin korunması gerektiğini kaydetti.

Teoman Mutlu’dan 8 Mart için çok yönlü mesajlar
Yerli ve Milli Parti Genel Başkanı Teoman Mutlu, kürsü konuşmasının ilk bölümünde 8 Mart’ın “yalnızca bir çiçek alıp verme günü değil, bir hatırlama, bir yüzleşme ve bir söz verme günü” olduğunu söyledi. Mutlu, kadınların bir gün değil her gün değer görmek istediğini belirterek, “Kadınların hak ettiği saygıyı, güvenliği ve eşitliği tam anlamıyla bulabildiği bir Türkiye” vurgusu yaptı.

Mutlu, konuşmasının devamında kadınların özgürlüğü ile toplumun geleceği arasında doğrudan bağ kurdu. “Bir toplumun gerçek yüzü kadınlarının ne kadar özgür ve güvenli olduğuyla ölçülür” diyen Mutlu, kadınların güçlenmesinin toplumun güçlenmesi anlamına geldiğini ifade etti. Bu bölümde Atatürk’ün kadınlara verdiği tarihsel rol ile Diyarbakır annelerinin fedakârlığına da atıf yapıldı.

Mutlu, kadına yönelik şiddet konusunda ise en net çıkışlardan birini yaptı. “Kadına şiddet uygulayanlara çok ağır cezalar verilmelidir” diyen Mutlu, en küçük şiddet vakasında dahi tutuklamanın esas olması gerektiğini, af ve tahliye düzenlemelerinin bu suçlarda uygulanmaması gerektiğini söyledi. Mutlu, parti hukuk komisyonunun bu konuda çalışma yürüttüğünü de belirtti.

Konuşmasının final bölümünde ise Cumhuriyet ve Atatürk vurgusu öne çıktı. Mutlu, “Mustafa Kemal Atatürk demekten de Cumhuriyet demekten de asla korkmayalım” ifadesini kullanırken, “Cumhuriyet korkakların değil cesurların rejimidir” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

CUMHA’ya özel değerlendirmede bulunan Mutlu ise, 8 Mart’ın teşkilatlarla birlikte kutlandığını, kadınların daha özgür ve daha güçlü konuşabildiği bir ülke hedeflediklerini söyledi. Mutlu, “Kadınlarımızın böyle özel gününü her gün kutlayalım” derken, partinin seçim hazırlıkları hakkında da bilgi verdi.

Program boyunca yapılan konuşmalar ve özel röportajlar, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün yalnızca sembolik bir takvim günü olarak değil; kadın emeğinin görünür kılındığı, hukuk kazanımlarının hatırlatıldığı, şiddete karşı daha güçlü mücadele çağrısının yapıldığı ve siyasal temsilde kadın iradesinin öne çıkarıldığı bir başlık olarak ele alındığını ortaya koydu. CUMHA’nın sahadan aktardığı etkinlikte, kadınların toplumsal yaşamın her alanında daha güçlü yer alması gerektiğine ilişkin ortak vurgu dikkat çekti.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI