Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ: “Kadınlar günün 24 saatinde güven içinde yürüyebileceklerini bilecekler”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ: “Kadınlar günün 24 saatinde güven içinde yürüyebileceklerini bilecekler”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Zonguldak’ta düzenlenen “Atatürk’ün Kızları Buluşuyor” programında Türkiye’nin güvenlik, ekonomi, göç, uyuşturucu, sanal kumar ve kadına yönelik şiddet sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özdağ, kadınların güvenliği, doğum oranlarının düşüşü ve annelik iznine ilişkin partisinin önerilerini açıklarken, önümüzdeki ay kadın, aile ve çocuk politikalarını kapsayan raporu kamuoyuyla paylaşacaklarını bildirdi.

Ağustos 31, 2026 - 11:25


Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Zonguldak’ta gerçekleştirilen “Atatürk’ün Kızları Buluşuyor” programında konuştu. Türkiye’nin siyasi, ekonomik ve toplumsal sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdağ, partisinin kadınların güvenliği, aile politikaları ve doğum oranlarının artırılmasına yönelik hazırlıklarını anlattı.

Programın üçüncü kez gerçekleştirildiğini belirten Özdağ, “Tekrar Zonguldak'ta sizlerle birlikte olmaktan dolayı çok mutluyum. Mutluluğumun bir nedeni de Atatürk'ün Kızları Zafer’de Buluşuyor toplantısının üçüncüsünü gerçekleştirmemiz ve şu ana kadar gerçekten Zonguldak İl Başkanlığımızın da değerli katkılarıyla mükemmel bir program akışını hep birlikte izledik.” dedi.

“Ülkemiz ağır çekim bir yıkım döneminden geçiyor”

Türkiye’nin ciddi tehditlerle karşı karşıya bulunduğunu savunan Özdağ, mevcut siyasi süreci “ağır çekim bir yıkım dönemi” olarak nitelendirdi.

Özdağ, “Ülkemiz çok ağır tehditler içeren bir dönemden geçiyor. Cumhuriyetimiz, kurulduğu günden bugüne değin hiç bu kadar ağır bir tehditle karşı karşıya kalmamıştı. Çok zor dönemlerden geçtik ama hiç bugün olduğu kadar ağır çekim bir yıkım dönemine Türkiye girmedi. İçinden geçtiğimiz süreçte ne yazık ki ülkemiz ağır çekim bir yıkım döneminden geçiyor.” ifadelerini kullandı.

Vatandaşların yaşanan gelişmelerin ağırlığını gördüğünü ancak sürecin boyutlarının henüz tam olarak anlaşılmadığını ileri süren Özdağ, iktidar ve muhalefetteki bazı siyasi partilerin politikalarını da eleştirdi.

Anayasa ve çözüm sürecine ilişkin eleştiriler

Özdağ, PKK ve yeni anayasa tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerinde, “Çerçeve yasa denilen PKK'ya af ve daha sonra anayasadaki değişiklikler ile Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti sonlandırılarak yerine yeni bir devlet kurulmak isteniyor.” iddiasında bulundu.

Millî, üniter ve laik devlet yapısının değiştirilmek istendiğini savunan Özdağ, iktidar ile muhalefetin önemli bölümünün süreç konusunda aynı çizgide hareket ettiğini öne sürdü.

Özdağ, “İşte devletimizin ağır çekim yıkılmaya sürüklenmesinin nedeni, bu sürecin iktidar ve muhalefetin iş birliğiyle gerçekleşmesidir.” dedi.

2016’daki anayasa referandumu sürecini de hatırlatan Özdağ, dönemin ana muhalefet yönetiminin tutumuna yönelik eleştirilerini dile getirdi.

Göç politikalarına tepki

Zafer Partisi’nin kuruluşundan bu yana düzensiz göç ve sığınmacılar konusunu gündemde tuttuğunu belirten Özdağ, Türkiye’deki yabancı nüfusuna ilişkin çeşitli rakamlar paylaştı.

Özdağ, “İkinci ana tehdit, Zafer Partisi'nin kurulduğu günden bu yana gündeme getirdiği ve ülkemiz için bir beka meselesi olarak gördüğü demografik işgalle bu ülkeye 13 milyondan fazla Suriyeli, Afgan, Iraklı, Pakistanlı, Libyalı, Mısırlı ve iki milyona yakın Afrikalının gelmiş olmasından kaynaklanmaktadır.” diye konuştu.

Suriyelilerin Türkiye’deki sayısına ilişkin resmî açıklamaları eleştiren Özdağ, Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz’ın açıklamalarına atıfta bulunarak Suriyelilerin geri dönüşü konusunda kamuoyuna daha önce verilen mesajların değiştiğini savundu.

Özdağ, Türkiye’de eğitim gören Suriyeli öğrenci sayısı üzerinden de nüfus tahmininde bulunarak açıklanan rakamların gerçeği yansıtmadığı iddiasını dile getirdi.

“En zor yıl geçen sene ve bu sene”

Ekonomik krizin toplumun geniş kesimlerini etkilediğini belirten Özdağ, Zonguldak’taki esnaf ziyaretlerinden örnekler verdi. Uzun yıllardır ticaret yapan esnafa hangi dönemin en zor dönem olduğunu sorduğunu aktaran Özdağ, “Geçen sene ve bu sene.” yanıtını aldığını söyledi.

Özdağ, “Hiçbirimiz ekonomik buhranın bu kadar ağır olduğu ve fakirleşmenin bu kadar derin olduğu bir dönemi hatırlamıyoruz. Krizlerin 2001 krizi gibi bir sene, bir buçuk sene sürdüğü dönemleri yaşadık ama yıllarca fakirleşme, yıllarca kriz, yıllarca süren enflasyon bu coğrafyada yaşanmadı.” ifadelerini kullandı.

Emekliler, dul ve yetimlerin gelirlerine de değinen Özdağ, Ankara Ulus’ta karşılaştığını söylediği bir kadının kendisine, “Ümit Bey, iki yıllık evliyim. İki sene önce eşimi kaybettim. Kanser hastasıyım, hastaneden tedaviden geliyorum. 16 bin lira maaş alıyorum. Bana bu parayla nasıl geçineceğimi söyler misiniz?” dediğini aktardı.

Uyuşturucu ve sanal kumar uyarısı

Uyuşturucu ve sanal kumarı Türkiye’nin önemli toplumsal sorunları arasında gösteren Özdağ, “Türkiye'de 4 milyon uyuşturucu bağımlısı, 2 milyon sanal kumar bağımlısı var. Toplam 6 milyon.” iddiasında bulundu.

Sorunun aileleri de doğrudan etkilediğini ifade eden Özdağ, bağımlılıkla mücadelede gerçekleştirilen operasyonların yeterli olmadığını savundu.

Şehit aileleri ve gazilerin yaşadığı sorunlara da değinen Özdağ, terörle mücadelede yakınlarını kaybeden ailelerin ve gazilerin taleplerinin karşılanması gerektiğini söyledi.

Kadınların ve çocukların güvenliği

Özdağ, kadınların çocuklarını sokağa gönderirken güvenlik kaygısı yaşadığını belirterek sokak çeteleri, organize suç yapıları ve düzensiz göç üzerinden değerlendirmelerde bulundu.

Gebze’de öldürülen Ayşegül’ü örnek gösteren Özdağ, “Anneler, çocuklarını sokağa yollarken Gebze’de başı bir Afgan tarafından taşla ezilerek öldürülen Ayşegül'ün annesi gibi çocuklarının güven içerisinde eve gelip gelemeyeceğinden ötürü merak ediyorlar.” dedi.

Üniversite mezunu gençlerin istihdamında liyakat sorunu bulunduğunu savunan Özdağ, işsizliğin aileler ve özellikle anneler üzerinde ekonomik ve psikolojik yük oluşturduğunu ifade etti.

“Günde bir buçuk kadın öldürülüyor Türkiye'de”

Kadına yönelik şiddete geniş yer ayıran Özdağ, kadınların çoğunlukla yakın çevrelerindeki erkeklerin saldırısına uğradığını belirtti.

Özdağ, “Günde bir buçuk kadın öldürülüyor Türkiye'de. Çoğu eşi tarafından veya nişanlısı, erkek arkadaşı, babası, erkek kardeşi tarafından. Ve kadına yönelik şiddet o kadar olağan hâle gelmiş ki, bunların büyük bir bölümü manşet dahi olmuyor.” ifadelerini kullandı.

Kadına yönelik şiddetin sıradanlaşmasının ciddi bir toplumsal sorun olduğunu belirten Özdağ, İstanbul’daki İstiklal Caddesi üzerinden güvenlik örneği verdi. Sınır güvenliği ile şehirlerdeki güvenliğin birbiriyle bağlantılı olduğunu savunan Özdağ, organize suç ve uyuşturucu örgütlerinin faaliyetlerinin engellenmesi gerektiğini söyledi.

“Türk milletine Türk devletini geri vereceğiz”

Zafer Partisi’nin güvenlik politikasına ilişkin vaatlerini açıklayan Özdağ, “Kadın ve erkek bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına bir söz veriyoruz: Türk milletine Türk devletini geri vereceğiz. Sınırlarda devlet tekrar hâkim olacak ve sınırlarımızdan ne terörist grupları ne mafya grupları Türkiye Cumhuriyeti Devleti istemeden bir sivrisinek bile giremeyecek.” dedi.

Organize suç örgütleri ve terör örgütleriyle mücadelede devlet otoritesinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Özdağ, sınırlar, sokaklar ve meydanlarda güvenliğin yeniden sağlanacağını söyledi.

Kadına yönelik şiddette eğitim ve hukuk vurgusu

Güvenlik tedbirlerinin kadınların karşılaştığı bütün sorunları tek başına çözemeyeceğini belirten Özdağ, eğitim, istihdam ve hukuk alanlarında da düzenlemeler yapılması gerektiğini kaydetti.

Özdağ, “Öfkeli kocaları eşlerini öldürmekten vazgeçirmek sadece cezaları artırma tehdidiyle olmuyor. Evet, cezaları artırmalıyız ama eğitimi de yeniden yapılandırmalıyız.” diye konuştu.

Eğitimin yalnızca okul dersleriyle sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Özdağ, sosyal medya, sinema ve televizyon dizilerinin de toplumsal bilinç üzerindeki etkisine dikkati çekti.

Ekonomik şartların aile içi çatışmalar üzerinde etkili olduğunu savunan Özdağ, “Ekonomideki düzelme ve yükseliş, eğitimdeki düzelme ve yükseliş, kültür hayatının yeniden yapılandırılması ve hukuki düzenlemelerin de daha güzel hâle getirilmesi, kadının güvenliğini sağlayıcı önemli bir faktör olacaktır.” ifadelerini kullandı.

Doğum oranları için annelik izni önerisi

Türkiye’de doğum oranlarının 1,4 seviyesine kadar gerilediğini belirten Özdağ, mevcut eğilimin devam etmesi durumunda nüfus açısından ciddi sorunlar yaşanacağını söyledi.

Kadınların hem çalışma hayatında yer almasını hem de çocuk sahibi olmasını destekleyecek sosyal politikaların geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Özdağ, mevcut annelik iznini yeterli bulmadığını kaydetti.

Özdağ, “Arkadaşlar, biz bunu bir seneye çıkaracağız. Ama anne isterse, eğer ikinci yıl maaşında yüzde yirmi düşüş olması kaydıyla iki sene olacak. Yani bir anne çocuğu doğduktan sonra iki sene çocuğuna bakacak ve maaşını Türkiye Cumhuriyeti Devleti ödeyecek.” dedi.

Doğum oranlarının yalnızca çocuk sahibi olma çağrılarıyla artırılamayacağını belirten Özdağ, ekonomik ve sosyal teşviklerin devreye alınması gerektiğini vurguladı.

Kadın raporu önümüzdeki ay açıklanacak

Zafer Partisi Kadın, Aile ve Çocuk Başkanlığı tarafından hazırlanan raporun önümüzdeki ay kamuoyuna açıklanacağını bildiren Özdağ, kadınların eğitim, üretim ve toplumsal hayatta eşit bireyler olarak yer almasına ilişkin politika önerilerinin raporda bulunacağını söyledi.

Özdağ, “Önümüzdeki ay içerisinde Zafer Partisi Kadın, Aile ve Çocuk Başkanlığı'nın hazırlamış olduğu kadın raporunu toplumla paylaşacağız ve bu raporda bu ve diğer konularda alacağımız, uygulayacağımız karar ve politikaları bütün Türkiye ile paylaşacağız.” ifadelerini kullandı.

Kadınların ve çocukların güvenliğinin partisinin temel vaatlerinden biri olduğunu kaydeden Özdağ, “Zafer Partisi'nin yönettiği Türkiye'de kadınlar kendi illerinde, kendi ülkelerinde, kendi mahallelerinde, kendi sokaklarında günün 24 saatinde kendilerinin ve çocuklarının güven içinde yürüyebileceklerini bilecekler.” dedi.

Özdağ, organize suç örgütleri ve çetelerle mücadele edileceğini belirterek, “Bu ülke bütün yurttaşlar için ve tabii bu ülkenin kadın yurttaşları için güvenli bir ülke hâline gelecek. Sınırlarında güven, şehirlerinde güven ve sokaklarında devlet ve güven hâkim olacak.” ifadelerini kullandı.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI