Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu: “Erdoğan Bu Krizi Çözmek İçin Hamle Yapmada Yetersiz Kalıyor”

Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu: “Erdoğan Bu Krizi Çözmek İçin Hamle Yapmada Yetersiz Kalıyor”

Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, haftalık basın toplantısında borsa ve fon işlemlerine ilişkin yolsuzluk iddialarını, ekonomi politikalarını, terör örgütü PKK ile yürütülen sürece yönelik eleştirilerini ve Türk dünyasıyla ilişkileri değerlendirdi. Karamahmutoğlu, fon işlemlerinde usulsüzlük yaptığı öne sürülen isimlerin açıklanmasını isteyerek Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti yönetimine yönelik sert eleştirilerde bulundu.

Kasım 2, 2026 - 15:18

Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, düzenlediği haftalık basın toplantısında Türkiye gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Borsa ve fon işlemlerindeki yolsuzluk iddialarından ekonomik gelişmelere, terör örgütü PKK ile yürütülen süreçten Azerbaycan ile ilişkilere kadar birçok konuya değinen Karamahmutoğlu, iktidarın finansal usulsüzlük iddiaları karşısında yeterli adımları atmadığını savundu.

Karamahmutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın krize müdahalede yetersiz kaldığını ileri sürerken, fon işlemlerinde usulsüzlük yaptığı iddia edilen kişilerin isimlerinin kamuoyuna açıklanması çağrısında bulundu.

“Bağımsız Medya Çok Sesliliğe Yer Vermeli”

Basın toplantısının başlangıcında medya kuruluşlarına yönelik eleştirilerde bulunan Karamahmutoğlu, hükümet medyasının tek sesli bir yayın anlayışı oluşturduğunu, bazı muhalif medya kuruluşlarının da benzer bir tutum sergilediğini öne sürdü.

Karamahmutoğlu, basın mensuplarına hitaben şunları söyledi:

“Bir yanda hükümet medyası bir tekelleşme ve tek seslilik oluştururken, onun dışında kalanlardan biz en azından çok seslilik ve bağımsız medya adına gayretler, iş ve işlemler beklerdik. Fakat görüyoruz ki hükümet medyasının dışında kalan bazı medya kuruluşları da gerek televizyon kanalları gerekse gazeteler, bunlar da çok seslilikten yana olmayıp adeta bir parti televizyon kanalı, bir partinin medya kuruluşu gibi tek sesli yayın yaptıklarını, muhalefetin tamamına yer vermediklerini üzülerek müşahede ediyoruz.”

Medyanın bütün muhalefet partilerine yer vermesi gerektiğini belirten Karamahmutoğlu, “Onları hem bağımsız medya anlayışına hizmet etmeye hem de ülkenin ihtiyacı olan çok sesliliğe yer vermeye davet ediyorum.” ifadelerini kullandı.

“Fon ve Borsa Yolsuzluğunun Boyutu 100 Milyar Doları Aştı”

Borsa ve fon işlemlerine ilişkin yolsuzluk iddialarını gündeme taşıyan Karamahmutoğlu, söz konusu olayın Cumhuriyet tarihinin en büyük finansal usulsüzlüklerinden biri olduğunu savundu.

Karamahmutoğlu, iddia edilen zararın başlangıçta 20 milyar dolar olarak açıklandığını, ancak ekonomi çevrelerindeki değerlendirmelerde çok daha yüksek rakamların konuşulduğunu ileri sürdü.

“Altıncı haftasına girdiğimiz, 1,5 ayı doldurmuş olduğumuz Cumhuriyet tarihinin en büyük fon ve borsa yolsuzluğuna, manipülasyonuna ilişkin olarak hükümetin çözümden yana bir eylem içine girmesi gerekirken bunu yapmayıp aksine bu krizin, bu suç örgütünün ve işlenen bu organize suçun üstünü örtmeye gittiğini görüyoruz.”

İddia edilen mali boyuta ilişkin de konuşan Karamahmutoğlu, “Cumhuriyet tarihinin bu en büyük yolsuzluğu, vurgunculuğu olan borsa fon manipülasyonunda ilk başta açıklanan kayıp rakamı 20 milyar dolardı. Fakat altı haftanın sonunda yapılan değerlendirmede bu rakamın 100 milyar doları geçtiği, 150 milyar dolara doğru gittiği ekonomi çevrelerinde konuşuluyor.” dedi.

Karamahmutoğlu'nun dile getirdiği zarar rakamları ve usulsüzlük iddialarına ilişkin bağımsız biçimde doğrulanmış bir tespit toplantıda sunulmadı.

“Erdoğan Bu Krizi Çözmek İçin Hamle Yapmada Yetersiz Kalıyor”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın finansal usulsüzlük iddiaları karşısındaki tutumunu eleştiren Karamahmutoğlu, kamuoyunun haftalardır somut bir müdahale beklediğini ifade etti.

“AKP hükümeti ve hükümetin başı olan AKP Genel Başkanı Sayın Tayyip Erdoğan'ın bu krizi çözmek için bir hamlede bulunacağı, bir ön alacağı, çok kızmış olduğu, çok kızgın olduğu, habersiz olduğu haberleriyle altı haftayı geçirdik ve umutla beklendi. Ama görüldü ki Sayın Erdoğan bu krizi çözmek için, müdahale etmek için, maliyetinin büyümesini önlemek için herhangi bir hamle yapmada yetersiz kalıyor.”

Sorumluların açıklanmadığını ve gerekli hukuki işlemlerin yapılmadığını öne süren Karamahmutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Fon borsa manipülasyonundaki vurguncular, parayı soyanlar, aradan altı ay geçtiği halde hala daha açıklanmış değil. Bu suç örgütünü oluşturan isimler kamuoyunun önüne atılmış değil. Sorumluların tamamı hala görevlerinden alınmış değil. Bu milyarlarca dolarlık dolandırıcılığın sorumluları yargının, adaletin, hukukun önüne atılmış, konulmuş değil.”

“AKP Kendini Ele Vermemek İçin Listeyi Açıklayamıyor”

Fon işlemlerinde usulsüzlük yaptığı iddia edilen kişilere ilişkin bir listenin kamuoyundan gizlendiğini savunan Karamahmutoğlu, AK Parti yönetimine yönelik suçlamalarda bulundu.

Karamahmutoğlu, “Borsa kriziyle birlikte orta yerde Cumhur İttifakı hükümeti, AKP Genel Merkezinin seçkin siyaset zümresi ve AKP hükümetinin bürokratları eliyle işlenmiş bir finansal cinayet vardır.” ifadelerini kullandı.

Yaşananları “finansal cinayet” olarak nitelendiren Karamahmutoğlu, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bu finansal cinayetteki maktulün cenazesini gömemediler. Ceset toprağın üstünde tutuluyor. Kokuşan cesetten kurtulmamızı istemiyorlar. Çünkü cenazenin toprağa gömülmesi için ilk kazmayı vururken vurguncuların adının yer aldığı listenin açıklanması gerekiyor. AKP, kendini ele vermemek için bu listeyi açıklayamıyor.”

AK Parti yönetiminin siyasi ve bürokratik bağlantıları bulunduğunu iddia ettiği kişileri koruduğunu öne süren Karamahmutoğlu, “Adalet ve Kalkınma Partisi, hükümetten bürokrasiye, oradan AKP Genel Merkezine kadar bu finansal cinayetteki failleri, suç ortaklarını gizliyor.” dedi.

“Liste Zafer Partisi'nin Elinde Olsaydı Bu İsimleri Açıklardık”

Zafer Partisi'nin yolsuzluk iddialarına ilişkin tutumunun açık olduğunu belirten Karamahmutoğlu, isimlerin kamuoyundan gizlenmesine karşı olduklarını ifade etti.

“Türk kamuoyuna biz Zafer Partisi olarak bütün bu olan bitenin ışığında, bütün samimiyetimizle Zafer Partisi olarak beyan ve taahhüt ediyoruz ki borsa fon yolsuzluğunda saklanan liste Zafer Partisi'nin elinde olsaydı sizi, Türk vatandaşlarını bilgilendirmek ve hızla sonuç almak için bu isimleri açıklardık.”

Karamahmutoğlu, listenin siyasi pazarlıklara konu edilmemesi gerektiğini savunarak şöyle konuştu:

“Bu liste Zafer Partisi'nin elinde olsaydı bunu Cumhur İttifakı hükümetiyle pazarlık konusu yapmazdık. Aksine bu vurgunculuğu ve faillerini kamuoyunun ve hukukun önüne atardık. Soyguncuların, vurguncuların isimlerini vatandaştan gizleyen iki adres var. Bunlardan biri soygun suçu işleyenler, diğeri de ele geçirdiği isim listesiyle soyguncularla pazarlık yapanlardır.”

“Zafer Partisi İktidar Payandası Bir Parti Değildir”

Partisinin siyasi çizgisine ilişkin açıklamalarda da bulunan Karamahmutoğlu, Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ ile birlikte kamuoyuna karşı şeffaf bir siyaset yürüttüklerini söyledi.

“Zafer Partisi Türk siyasetinde var olduğu günden beri Genel Başkanı Sayın Profesör Doktor Ümit Özdağ ile birlikte hep halkın gözü önünde olmuş ve hep doğruları söyleyerek hakkın, hukukun yanında yer almıştır.”

Karamahmutoğlu, partisinin muhalefet anlayışını şu sözlerle anlattı:

“İçi dışı bir, dürüst, dosdoğru bir politikamız var Zafer Partisi olarak. İktidar payandası bir parti değiliz. Merdiven altı siyaset üretmiyor, merdiven altı siyaset yapmıyoruz. Hakiki, sahici, gerçek ve bedel ödeyen bir muhalefet partisiyiz.”

“AKP Önce Milyonerler, Şimdi Milyarderler Yaratıyor”

Türkiye'deki gelir dağılımı ve ekonomik eşitsizliklere değinen Karamahmutoğlu, AK Parti'nin iktidarda bulunduğu süre boyunca kamu kaynaklarının belirli çevrelere aktarıldığını iddia etti.

“Adalet ve Kalkınma Partisi, bu güne değin iş başında bulunduğu 25 yıl boyunca, ilk geldiği günden itibaren kamu kaynakları marifetiyle Türkiye'de milyonerler yaratan bir hükümet partisiyken şimdi artık son yıllarında milyarderler yaratmaya başladı.”

Ekonomik eşitsizliğin arttığını savunan Karamahmutoğlu, “Yoksulluk ve açlık sınırının altında yaşayanların sayısı arttıkça AKP siyaset elitinden seçilen milyarderlerin sayısı da artıyor. Ve bu yeni türedi zenginler hep AKP mahallesindeki dar bir çevreden çıkıyor.” ifadelerini kullandı.

Sermaye birikiminin dar bir siyasi çevrede toplandığını öne süren Karamahmutoğlu, bu durumu “haksız zenginleşme” olarak nitelendirdi.

“Borsa Yolsuzluğunun Siyasi Ayağı Açıklanmıyor”

Finansal usulsüzlük iddialarının siyasi bağlantılarının ortaya çıkarılmasını isteyen Karamahmutoğlu, soruşturmalarda siyasi sorumlulukların yeterince araştırılmadığını savundu.

“Ortada suç örgütleri vardır. Suçtan elde edilen gelirle zenginleşmeler vardır, haksız zenginleşme vardır. Bu haksız zenginleşme, yeni türedi milyarderler, işin siyasal ayağıdır. Fakat biz vatandaşlar, saklanan isim listeleri sebebiyle fon borsa yolsuzluğundaki soruşturmalarda bu siyasi ayağı hala görebilmiş değiliz.”

FETÖ soruşturmalarına da değinen Karamahmutoğlu, iki süreç arasında benzerlik bulunduğunu ileri sürdü.

“Nasıl ki AKP, Fethullahçı casusluk örgütünün siyasal ayağını açığa çıkartamadı, üzerine giremedi, işte borsa vurgununda da siyasi ayaktaki soyguncuları açık edemiyor. İsimlerinin yazılı olduğu listeyi açıklamıyor.”

Karamahmutoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya'yı da örnek göstererek siyasi sorumluluk iddialarına yönelik eleştirilerini sürdürdü. Kaya hakkında dile getirilen iddialara ilişkin toplantıda doğrulanmış bir yargı kararı veya somut delil paylaşılmadı.

“Türkiye Sandıkta Küllerinden Yeniden Doğacak”

AK Parti'nin 2002 yılından itibaren uyguladığı politikaları eleştiren Karamahmutoğlu, kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin ağır suçlamalarda bulundu.

Cumhuriyet döneminde oluşturulan ekonomik birikimlerin tüketildiğini ileri süren Karamahmutoğlu, Türkiye'deki ekonomik dönüşümü Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından yaşanan özelleştirme ve servet transferleriyle karşılaştırdı.

Karamahmutoğlu, yaklaşan seçimlere ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Fakat çok uzun süre kalmadı, en geç 1,5 yıl sonra yapılacak olan genel seçimde Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin tasfiyesinin mümkün olmadığını, 25 yılda yangın yerine çevirdiğiniz Türkiye'nin sandıktan küllerinden yeniden doğacağını Adalet ve Kalkınma Partisi'ne ve onun altın çocuklarına bu fakirleştirdiğiniz halk gösterecektir.”

“Çalan, Soyan, Vurgunculuk Yapan Hesap Verecek”

Fon ve borsa işlemlerine ilişkin iddiaların yalnızca iktidar ile muhalefet arasında siyasi bir tartışma olmadığını belirten Karamahmutoğlu, meselenin doğrudan vatandaşları ilgilendirdiğini söyledi.

“Borsa fon krizi, hükümet partisi AKP ile muhalefet partileri arasındaki bir mesele değildir. Tarihin en büyük soygunu, yolsuzluğu olan fon borsa yolsuzluğu, hükümet partisi AKP ile doğrudan halk, vatandaş arasındaki bir sorundur, meseledir.”

Sorumluların yargı önüne çıkarılması gerektiğini savunan Karamahmutoğlu, şöyle devam etti:

“Dolayısıyla kenara çekilerek kaçamazsınız. Çalan, soyan, vurgunculuk yapan hesap verecek. Yetmez, soyguncuyu azmettirenler de hesap verecek. Soyguncuya yardım ve yataklık yapanlar da hesap verecek. Soyguncunun hamisi, abisi de hesap verecek.”

Zafer Partisi'nin bu iddiaların takipçisi olacağını belirten Karamahmutoğlu, “Zafer Partisi, vakfedilmiş vurgunculuğun hesabını sormak için sandıktan çıkacak.” dedi.

“PKK ile Kurulan Pazarlık Masası İkinci Yılını Doldurdu”

Basın toplantısında terör örgütü PKK ile yürütülen sürece ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Karamahmutoğlu, Cumhur İttifakı'nın izlediği politikayı eleştirdi.

“Ekim ayını bitirmişken dikkatinize sunmak istiyorum. Narko terör örgütü PKK ile kurulan pazarlık masası ikinci yılını doldurdu. İki yılın sonunda uyuşturulmuş dimağlar, uyuşturulmuş reflekslerle karşı karşıyayız.”

DEM Parti'nin İmralı heyetinde yer alan Mithat Sancar'ın açıklamalarına atıfta bulunan Karamahmutoğlu, Abdullah Öcalan'ın cezaevi koşullarının değiştirildiğini iddia etti.

“Çünkü dün narkoterör örgütü PKK'nın Meclisteki temsilcisi, siyasi partisi olan DEM Parti'nin İmralı heyetinde bulunan Mithat Sancar'ın açıklamasıyla teyiden öğreniyoruz ki tekrar narkoterör örgütünün başı olan hükümlü Abdullah Öcalan hücresinden çıkartılmış, yeni villasına yerleşmiş.”

Karamahmutoğlu'nun Öcalan'ın başka bir konuta yerleştirildiğine ilişkin iddiası, konuşmada bağımsız kanıtlarla desteklenmedi.

“Daha Fazla Taviz Verilmemeli”

Abdullah Öcalan'a Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesindeki bir komisyonda görev verildiğini de ileri süren Karamahmutoğlu, sürecin başlangıcından itibaren yürütülen görüşmelere karşı çıktıklarını hatırlattı.

“Yani şımartmaya başladığınızda bu şımarıklığın küstahlığa dönüşeceğini ve bu küstahlığın nerede duracağını kestiremezsiniz. Bu yüzden en başından itibaren narko terör örgütüyle kurulan pazarlık masasına, müzakereye itiraz etmiştik.”

Cumhur İttifakı'na çağrıda bulunan Karamahmutoğlu, “Şimdi daha iyi anlaşılacağı umuduyla en azından bundan sonra daha fazla taviz verilmemesi ve verilenlerin de geri alınması için bir siyaseti, hükümeti oluşturan Cumhur İttifakı'nı oluşturan partilere teklif ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Azerbaycan Başkonsolosluğu Önündeki Protestolar Kamuoyuna Yeterince Yansımıyor”

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilere de değinen Karamahmutoğlu, Azerbaycan'ın İstanbul Başkonsolosluğu önünde düzenlenen protestolara dikkat çekti.

“Bu arada Türk medyasında haberlere pek yansımayan İstanbul'daki bir başkonsolosluğun, kardeş ülke Azerbaycan'ın İstanbul Başkonsolosluğunun önünde adeta rutin hale gelen protestoların olduğunu kamuoyunun dikkatine sunmak istiyorum.”

Protestoların arkasındaki siyasi anlayışı eleştiren Karamahmutoğlu, Türk dünyasıyla ilişkilerin ideolojik yaklaşımlardan bağımsız biçimde yürütülmesi gerektiğini savundu.

“Zihin dünyalarında millet, milliyet ve milliyetçilik olmayan, milletüstü bir yapılanmaya kendilerini adamış siyasal ümmetçi, siyasal İslamcı kafaların kardeş Azerbaycan'ın İstanbul'daki başkonsolosluğunun önünde sürekli protestoları var. Fakat kamuoyunun gündemine pek getirilmiyor.”

“Türk Dünyasıyla İlişkileri Türk Milliyetçilerine Bırakın”

Türk milliyetçilerinin Türk dünyasıyla ilişkilerin gelişmesinde tarihsel rol üstlendiğini belirten Karamahmutoğlu, AK Parti yönetimine yönelik eleştirilerini sürdürdü.

“Biz Türk milliyetçileri, özellikle Türk'lüğün varlığını ve Türk coğrafyası tanımlamasını sadece Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasal sınırlarıyla çizili tutmayan Türk milliyetçileri, büyük emeklerle Türk dünyasını bugüne getirdik.”

Türk devletleri arasındaki ilişkilerin korunması gerektiğini vurgulayan Karamahmutoğlu, “Türk dünyasının şu günkü elimizde bulunan imkan ve fırsatlarını bir mirasyedi edasıyla bu siyasal ümmetçi zihniyete harcatmamalıyız.” dedi.

Azerbaycan üzerinden yaşanan tartışmaların gelecekte diğer Türk devletleriyle ilişkileri de etkileyebileceğini savunan Karamahmutoğlu, şu çağrıda bulundu:

“Yarın aynı hareketin Türk birliğini dinamitlemek için başka Türk toplulukları veya devletleriyle de yaşanabileceğini, yaşatılabileceğini gözeterek söylemek istiyoruz ki Türk dünyasıyla ilişkileri Türk milliyetçilerine bırakın.”

“Zafer Partisi Türkiye'yi Yönetmeye Talip”

Konuşmasının sonunda seçmenlere seslenen Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, partisinin gelecek genel seçimlerde iktidar hedefiyle hareket ettiğini açıkladı.

Karamahmutoğlu, Türk dünyasıyla ilişkilerin geliştirilmesi ve ülke yönetiminde milliyetçi politikaların uygulanması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bu ilişkileri en iyi yürütebilmenin yolu da Türk milliyetçilerini iktidar yapmaktan geçer. Türk milliyetçilerini hükümete taşımaktan geçer. Bu sebeple sevgili Türk halkına, Türk seçmenine önümüzdeki seçimlerde beş yıllığına Zafer Partisi olarak Türkiye'nin hükümeti olmaya talip olduğumuzu söylüyorum.”